
Eğitici Masallar
İven ve Gıdıklanan Köprü
İven ile Maren, Kelebek Çayırı’na giderken kıkırdayan bir köprüyle karşılaşır. Geçmeye çalışmak yerine onunla konuşurlar; küçücük bir tüy, yolculuklarını komik bir karşılaşmaya dönüştürür.
Dinlemek, paylaşmak, teşekkür etmek ve günlük alışkanlıklar üzerine sohbet başlatan eğitici masallar. Hikâyelerdeki olaylar ve karakterlerin kararları, birlikte düşünmek için somut örnekler sunar.

Küçük Horoz Rafi, Orman Okulu'nda konuşmayı çok seven neşeli bir öğrencidir. Aklına gelen her şeyi hemen anlatmak ister. Arkadaşları bir şey söylerken araya girer, öğretmeni soru sorduğunda başkasının cevabını beklemeden konuşur. Rafi kötü niyetli değildir; sadece heyecanını tutmakta zorlanır. Fakat bir gün sınıfta herkesin sevdiği oyunu anlatma etkinliği yapılır. Rafi söz sırasını beklemeden konuşunca arkadaşları kendi düşüncelerini tamamlayamaz. Kuzu Pima üzülür, ördek Cino söyleyeceğini unutur. Öğretmen Yonca, konuşmanın güzel olduğunu ama dinlemenin de arkadaşlara saygı göstermek olduğunu anlatır. Sınıfta küçük bir söz sırası taşı kullanılmaya başlanır. Taş kimdeyse o konuşur, diğerleri dinler. Rafi önce beklemekte zorlanır ama arkadaşlarını dinleyince onların da çok güzel fikirleri olduğunu fark eder. Günün sonunda Rafi, söz kesmeden dinlemenin sınıfı daha huzurlu yaptığını ve herkesin kendini değerli hissetmesine yardım ettiğini öğrenir.
Masalı Oku
Eğitici Masallar
İven ile Maren, Kelebek Çayırı’na giderken kıkırdayan bir köprüyle karşılaşır. Geçmeye çalışmak yerine onunla konuşurlar; küçücük bir tüy, yolculuklarını komik bir karşılaşmaya dönüştürür.

Eğitici Masallar
Narev, masal ağacının büyük yaprağını yeşile boyamak ister. Elinde sarı ve mavi boya vardır. Leris ile küçük bir karışım dener; ortaya çıkan yeşille kendi hayal ormanını kurar.

Eğitici Masallar
Vodi, başka bir kasabada çalışan babasını uyku öncesinde özler. Annesiyle kısa bir sesli selam yollar; yanıt beklemek için uyanık kalması gerekmediğini görerek geceye hazırlanır.

Eğitici Masallar
Aven, üzerinde güneş resmi olan eski bir paket kâğıdını dolu sanır. Annesiyle öteki yüzünü keşfeder; boş tarafa bir tekne çizerek aynı kâğıtta iki sahneli bir masal kurar.

Eğitici Masallar
İmra yağmur yüzünden bahçedeki oyununu erteleyince üzülür. Babasıyla damlaları dinler; metal bir kâse ve yumuşak bir havluyla aynı suyun farklı seslerini keşfeder.

Eğitici Masallar
Savi dönerken kuyruğuyla Moku’nun kumdan limanını bozar. Arkadaşının üzüntüsünü dinler, özür diler ve nasıl yardım edebileceğini sorar; limanı birlikte yeniden kurarlar.

Eğitici Masallar
Vanu ve babası Dore, ay biçimli büyük bir yastığı masalsı okuma köşesine götürür. Dar kapıdan geçmeyen yastığı itmek yerine durur, yönünü değiştirerek birlikte bir yol bulurlar.

Eğitici Masallar
Neris, fırıncı Tülin ile küçük ekmekler hazırlamak ister. Hamur hemen kabarmayınca başında bekler; sonra ona zaman verir, kendi oyununu kurar ve değişimi birlikte gözlemlerler.

Eğitici Masallar
Tefi, arkadaşı Radu için neşeli bir doğum günü hazırlamak ister. Radu gürültülü bir sürpriz yerine sakin bir kutlama seçince, birlikte ikisine de iyi gelen bir gün kurarlar.

Eğitici Masallar
Beren, babasıyla dökülmüş iki yaprağı inceler. Bir yaprağın ince çizgilerini kâğıtta görmek isteyince mum boyayı yan tutmayı dener; geniş ve uzun yaprakların farklı izlerini keşfeder.

Eğitici Masallar
Avra, pikniğe bütün oyuncaklarını götürmek isteyince sepeti ağırlaşır. Kaplumbağa Sodu ile gerçekten ne kullanacaklarını seçer; evde kalan eşyalar olmadan da güzel bir gün geçirirler.

Eğitici Masallar
Tavşan Vemi topunu, kedi Nola ise keçe şekillerini getirir. Aynı oyunu seçmeyince arkadaşlıklarının bozulduğunu sanan Vemi, yan yana farklı şeyler yapmanın da güzel olabileceğini görür.

Eğitici Masallar
Nomi, tramvay durağında kırmızı bir eldiven bulur. Onu kendine ayırmak yerine, tanıdığı kütüphaneci Beki ile sahibinin arayabileceği güvenli bir yere bırakır.

Eğitici Masallar
Feray, ninesi Necla’da ilk kez yatıya kalır. Yeni odadaki saatin tıkırtısı onu oyalayınca bunu söyler; birlikte küçük bir değişiklik yapıp odayı tanıdık bir uyku köşesine dönüştürürler.

Eğitici Masallar
Umu, annesi Muna ile gezintideyken merhabasının geri geldiğini duyar. Saklı bir arkadaş aramak yerine durup dinler; yankıyı keşfedince bu keşfi neşeli bir oyuna dönüştürür.

Doğa Masalları
Ilgın, ninesi Güzin ile karahindibanın tüylü tohumlarını izler. Rüzgârla yol alan tohumların hepsi aynı yere konmaz; biri toprağa düşünce onu günler boyunca gözlemlerler.

Uyku Masalları
Oya, tahta bloklardan yaptığı şehri uyku vakti yarım bırakmak istemez. Annesi Sezin ile oyunu koruyacak bir yer seçer; sabah aynı şehirden devam eder.

Macera Masalları
Yaren ve dedesi Seyfi, resimli bir haritayla masalsı bir parkı gezer. Harita çevreyle uyuşmayınca onu çevirir, işaretleri karşılaştırır ve yollarını birlikte bulurlar.

Prenses Masalları
Prenses İduna, annesinden aldığı yumuşak tören tacını oyun sırasında ezer. Tacı saklamak yerine olanı anlatır; annesiyle birlikte bakımını yapar.

Hayvan Masalları
Dumi adlı porsuk sevdiği resimli kitabı tavşan Lepo’ya bir akşam için ödünç verir. Lepo kitabı özenle korur ve sözleştikleri sabah geri getirir.

Eğitici Masallar
Peri Vela, bulut arkadaşı Nuvin'e sarılmak ister. Nuvin bugün el sallamayı seçer. İki arkadaş, farklı selamlarla ve birbirlerini dinleyerek masalsı bir gün geçirir.

Eğitici Masallar
Eylül, babasıyla kâğıttan bir ay hazırlar. Ayın gölgesi küçük kalınca ışığa yaklaşmayı ve uzaklaşmayı dener. Akşam, bahçede büyüyüp küçülen bir ayın masalını oynarlar.

Eğitici Masallar
Meri ve Sümbül Nine, bulut trenine binerek gökyüzünde gezmeye çıkar. Meri bir süre sonra mola ister. Mor bulut vadisindeki küçük durak, yolculuğun güzel bir parçasına dönüşür.

Eğitici Masallar
Prenses Belin'in resmine düşen mavi boya, kocaman bir leke bırakır. Belin bu lekeyi silmek yerine masalsı bir göle dönüştürür ve kâğıttan bir vadide kendi öyküsünü kurar.

Hayvan Masalları
Ördek Nelu, yerde bulduğu büyük yaprakla oyun kurmak ister. Yaprağın altında salyangoz Veni'yi görünce bahçedeki küçük canlıların sığınaklarını keşfeder.

Hayvan Masalları
Kirpi Zeli ile fare Folu, yumuşak yastıklarla yerde küçük bir hayal bahçesi kurar. Yuvarlak, kare ve üçgen şekiller oyunlarının farklı parçalarına dönüşür.

Hayvan Masalları
Minik tavşan Lila, bahçeye konan renkli bulutlarla bir keşif oyununa çıkar. Sarıyı, maviyi ve kırmızıyı tanırken arkadaşına da oyununda yer açar.

Okul Masalları
Küçük İlay, okula yeni başlayan tatlı ve dikkatli bir çocuktur. Beslenme saatinde çantasını açmaya çekinir çünkü evden getirdiği yiyeceklerin arkadaşlarına garip görüneceğini düşünür. Herkesin aynı şeyleri yediğini sanır ve kendi yemeğiyle alay edilmesinden korkar. Bir gün sınıfta beslenme saati geldiğinde İlay çantasını açmak istemez. Öğretmeni Yelda, onu zorlamadan yanında oturur ve her evin farklı kokuları, tatları ve alışkanlıkları olabileceğini anlatır. Sınıftaki çocuklar çantalarını açınca kimi peynirli sandviç, kimi zeytin, kimi meyve, kimi poğaça, kimi de annesinin yaptığı küçük börekleri getirir. İlay, herkesin beslenmesinin farklı olduğunu ve bunun utanılacak değil, konuşulacak güzel bir çeşitlilik olduğunu fark eder. Sonunda kendi beslenme çantasını açar. Arkadaşları onun yemeğini merak eder ama nazik davranır. İlay, kendi alışkanlıklarından utanmadan sınıfa uyum sağlayabileceğini ve farklılıkların arkadaşlığı güzelleştirdiğini öğrenir.

Okul Masalları
Küçük Horoz Rafi, Orman Okulu'nda konuşmayı çok seven neşeli bir öğrencidir. Aklına gelen her şeyi hemen anlatmak ister. Arkadaşları bir şey söylerken araya girer, öğretmeni soru sorduğunda başkasının cevabını beklemeden konuşur. Rafi kötü niyetli değildir; sadece heyecanını tutmakta zorlanır. Fakat bir gün sınıfta herkesin sevdiği oyunu anlatma etkinliği yapılır. Rafi söz sırasını beklemeden konuşunca arkadaşları kendi düşüncelerini tamamlayamaz. Kuzu Pima üzülür, ördek Cino söyleyeceğini unutur. Öğretmen Yonca, konuşmanın güzel olduğunu ama dinlemenin de arkadaşlara saygı göstermek olduğunu anlatır. Sınıfta küçük bir söz sırası taşı kullanılmaya başlanır. Taş kimdeyse o konuşur, diğerleri dinler. Rafi önce beklemekte zorlanır ama arkadaşlarını dinleyince onların da çok güzel fikirleri olduğunu fark eder. Günün sonunda Rafi, söz kesmeden dinlemenin sınıfı daha huzurlu yaptığını ve herkesin kendini değerli hissetmesine yardım ettiğini öğrenir.

Arkadaşlık Masalları
Küçük Sincap Varo, Orman Parkı'nda arkadaşlarıyla oyun oynamayı çok sever. Özellikle kozalak yarışı ve yaprak toplama oyunlarında birinci olmak ister. Kazandığında sevinir, zıplar ve herkese gülümser. Fakat kaybettiğinde hemen üzülür, gözleri dolar ve oyunu bırakmak ister. Bir gün arkadaşlarıyla yapılan kozalak yuvarlama oyununda Varo'nun kozalağı hedefe ulaşamaz. Varo çok üzülür ve ağlayarak kenara çekilir. Öğretmeni Lina, ona kaybetmenin kötü biri olmak anlamına gelmediğini, oyunların sadece kazanmak için değil, birlikte eğlenmek ve denemek için de oynandığını anlatır. Varo önce zorlanır, sonra arkadaşlarının da bazen kaybettiğini ve yine oyuna devam ettiğini görür. Derin nefes almayı, arkadaşını tebrik etmeyi ve yeniden denemeyi öğrenir. Günün sonunda Varo, kazanmanın güzel olduğunu ama arkadaşlarla neşeyle oynamanın daha kalıcı bir mutluluk verdiğini fark eder.

Okul Masalları
Melisa, Çiçekli Anaokulu'nda herkese gülümseyen, iyi niyetli ve tatlı, küçük bir kızdır. Kıvırcık saçlarını renkli tokalarla toplar ve en sevdiği oyun, oyuncak mikrofonuyla arkadaşlarına kısa sorular sormaktır. Bir gün sınıfa yeni gelen Eren, annesinden ayrıldığı için üzülür ve bahçede tek başına ağlar. Diğer çocuklar onunla nasıl konuşacaklarını bilemez. Melisa oyuncak mikrofonunu alıp Eren'in yanına gider. Onu acele ettirmeden, yumuşak bir sesle sorular sorar. Eren önce çok kısık sesle cevap verir. Sonra mavi rengi sevdiğini, bloklarla kule yapmayı istediğini ve yeni sınıfa alışmakta zorlandığını anlatır. Melisa aynı soruları diğer çocuklara da sorunca sınıfta Eren ile aynı oyunları seven arkadaşlar olduğunu fark eder. Çocuklar birlikte büyük bir mavi blok şehri kurmaya başlar. Eren ağlamayı bırakır ve oyuna katılır. Melisa, bir arkadaşın kalbine yaklaşmanın en güzel yollarından birinin onu dikkatle dinlemek ve kendini güvende hissettirmek olduğunu öğrenir.

Prenses Masalları
Prenses Sarya'nın yaşadığı sarayda herkes çok meşguldür. Biri su ister, biri kitap ister, biri kapının açılmasını ister, biri sofranın hazırlanmasını bekler. Fakat zamanla sarayda önemli bir şey eksilir: teşekkür. Sarya da başta bunu fark etmez. İstediği şeyler yapıldığında hemen başka bir işe geçer. Bir gün küçük yardımcı Novi, bütün sabah herkese yardım ettiği halde kimsenin ona teşekkür etmediği için üzülür. Sarya, Novi'nin sessizce köşeye çekildiğini görünce onunla konuşur ve görünmeyen emeğin de değerli olduğunu anlar. Sarayda herkesin yaptığı işin, küçük bile görünse, hayatı kolaylaştırdığını fark eder. Sarya önce kendisi teşekkür etmeye başlar, sonra sarayda küçük bir nezaket günü düzenler. Herkes, yardım istemenin yanında teşekkür etmeyi de hatırlar. Sarya, nazik sözlerin yalnızca güzel kelimeler olmadığını, insanların emeğini görünür kılan sıcak bir davranış olduğunu öğrenir.

Sağlık Masalları
Küçük Geyik Sira, Orman Okulu'nda beslenme saatini sever ama yalnızca bildiği yiyecekleri yemek ister. Çantasında hep aynı sandviç, aynı elma dilimleri ve aynı küçük krakerler olur. Yeni bir yiyecek gördüğünde hemen başını sallar ve tadına bakmak istemez. Bir gün sınıfta renkli beslenme günü yapılır. Arkadaşları havuç, salatalık, peynir, zeytin, mandalina ve renkli sebzeler getirir. Öğretmen Ayla, kimsenin zorla bir şey yemek zorunda olmadığını, fakat yeni tatları küçük bir lokmayla denemenin cesur bir davranış olabileceğini anlatır. Sira önce çekinir. Sonra küçük bir havuç parçasını koklar, minicik bir lokma alır ve tadını düşünür. Her şeyi sevmek zorunda olmadığını, ama denemeden karar vermenin zor olduğunu fark eder. Günün sonunda Sira, sağlıklı beslenmenin farklı renkleri tanımakla başladığını ve yeni tatlara açık olmanın küçük bir cesaret gerektirdiğini öğrenir.

Okul Masalları
Küçük Sincap Sumi, Orman Okulu'nun ilk haftasında çok heyecanlıdır. Fakat çantasını hazırlamayı hep sabaha bırakır. Bir gün boya kalemlerini, başka bir gün suluk kabını, başka bir sabah da ödev yaprağını evde unutur. Sumi her defasında üzülür ve okulda zorlanır. Öğretmeni Melda, ona kızmadan çanta hazırlamanın büyük bir iş gibi görünse de küçük adımlara bölününce kolaylaşacağını anlatır. Birlikte basit bir akşam hazırlık listesi yaparlar. Listeye defter, kalem kutusu, suluk, beslenme kabı ve ödev yaprağı eklenir. Sumi akşamları bu listeye bakarak çantasını hazırlar. Sabahları daha sakin çıkar, okulda eşyalarını rahatça bulur ve sorumluluk almanın korkutucu değil, günü kolaylaştıran bir alışkanlık olduğunu öğrenir.

Okul Masalları
Küçük Panda Roli, Orman Okulu'nda yazı yazmayı öğrenmeye başlar. Harflerin çizgilerini takip etmeye çalışır ama yazdığı bazı harfler eğri olur, bazıları da çizginin dışına taşar. Roli, defterinin kusursuz görünmesini ister. Bu yüzden beğenmediği sayfaları karalamaya başlar. Yazısı güzel olmadığında üzülür ve artık denemek istemez. Öğretmeni Işıl, Roli'ye ilk denemelerin öğrenmenin bir parçası olduğunu anlatır. Eski bir çalışma defteri göstererek herkesin zamanla geliştiğini, defterlerin yalnızca güzel görünen sayfalar için değil, ilerlemeyi görmek için de var olduğunu söyler. Roli yeni bir sayfada küçük adımlarla tekrar dener. Harfleri hemen kusursuz olmaz, fakat her denemede biraz daha rahat yazdığını fark eder. Günün sonunda defterindeki karalanmış sayfalara kızmak yerine onların öğrenme yolculuğunun başlangıcı olduğunu anlar.

Okul Masalları
Küçük Baykuş Dali, Orman Okulu'na dikkatli dinleyen, sessiz ve meraklı bir öğrencidir. Fakat anlamadığı bir şey olduğunda öğretmenine soru sormaya utanır. Herkesin konuyu anladığını, yalnızca kendisinin anlamadığını düşünür. Bir gün sınıfta tohumların nasıl büyüdüğü anlatılır. Dali, tohumların neden hem suya hem de havaya ihtiyaç duyduğunu tam anlayamaz ama elini kaldırmaz. Bahçede ekim çalışması yapılırken bazı arkadaşlarının da aynı konuyu merak ettiğini fark eder. Öğretmeni Arel, soru sormanın bilmemek değil, öğrenmek istemek olduğunu anlatır. Dali derin bir nefes alır ve aklındaki soruyu açıkça sorar. Öğretmenin cevabı yalnızca Dali'ye değil, bütün sınıfa yardımcı olur. Dali, soru sormanın utanılacak bir şey olmadığını, öğrenmenin cesur ve değerli bir adımı olduğunu keşfeder.

Okul Masalları
Küçük Maymun Runo, Orman Okulu'na servisle gitmeye başlar. Servise binmek ona çok heyecanlı gelir. Camdan dışarı bakmak, arkadaşlarına el sallamak ve koltuğundan kalkıp etrafı görmek ister. Ancak servis hareket halindeyken ayağa kalkmak, kemeri açmak ve camdan dışarı uzanmak güvenli değildir. Öğretmeni Beril ve servis sürücüsü Nadir, kuralların ceza vermek için değil, herkesin güvenli yolculuk yapması için olduğunu anlatır. Runo bunu önce sıkıcı bulur. Bir gün servis yavaşça dönerken Runo'nun açık bıraktığı çantası yere düşer ve içindeki defterler dağılır. Kimseye zarar gelmez, fakat Runo hareket halindeki serviste eşyaların ve yolcuların neden yerinde durması gerektiğini fark eder. O günden sonra kemerini takar, çantasını ayaklarının önüne güvenli biçimde koyar ve camdan dışarı uzanmak yerine pencereden sakince bakar. Runo, güvenlik kurallarının herkes için konmuş yardım çizgileri olduğunu öğrenir.

Sağlık Masalları
Küçük Rakun Pavi, Orman Okulu'nda oyun oynamayı çok sever. Bahçede toprakla oynar, yaprak toplar ve küçük taşlardan yollar yapar. Ancak oyun bitince ellerini yıkamayı sık sık unutur. Bir gün atıştırmalık saatinde elindeki çamur izlerini fark eder. Öğretmeni İpek, Pavi'yi korkutmadan ellerimizde bazen gözle göremediğimiz küçük kirler ve mikroplar olabileceğini anlatır. Ellerimizi yıkamanın yalnızca temiz görünmek için değil, kendimize ve arkadaşlarımıza özen göstermek için de önemli olduğunu söyler. Pavi, su ve sabunla ellerini yıkamayı küçük bir şarkıyla eğlenceli hale getirir. O günden sonra oyunlardan ve tuvaletten sonra, yemekten önce ellerini yıkamayı hatırlamak için sınıftaki el yıkama yapraklarını takip eder.

Paylaşma Masalları
Küçük Tilki Vira, okulun ilk haftasında yeni renkli kalemleriyle sınıfa gelir. Kalemleri çok güzel ve pırıl pırıldır. Vira kalemlerinin kaybolmasından, kırılmasından ya da tükenmesinden korktuğu için onları kimseyle paylaşmak istemez. Öğretmen Ferah sınıfta büyük bir ortak orman resmi yapılacağını söyler. Her çocuk resme kendi fikrini ve rengini ekleyecektir. Vira yalnızca kendi bölümünü boyamak ister ve kalemlerini kutusunda saklar. Ancak resmin bazı bölümleri renksiz kalır. Arkadaşları farklı renkler ekledikçe gökyüzü, çiçekler, ağaçlar ve hayvanlar daha canlı görünmeye başlar. Vira, arkadaşlarının da kalemlere özen gösterebileceğini ve paylaşmanın eşyayı kaybetmek değil, birlikte daha güzel bir şey ortaya çıkarmak olduğunu fark eder. Kalemlerini kurallı ve dikkatli biçimde paylaşır. Günün sonunda resim sınıfın en güzel köşesine asılır ve Vira paylaşmanın hem arkadaşlığı hem de üretmenin sevincini büyüttüğünü öğrenir.

Sağlık Masalları
Küçük Timsah Mako, geniş gülümsemesiyle tanınan neşeli bir timsahtır. Ancak diş fırçalama zamanı geldiğinde banyodan uzaklaşır. Fırçalamanın uzun sürdüğünü ve bazen ağzını rahatsız ettiğini düşünür. Bir sabah diş fırçasını oyuncak sepetinin altına saklar. Kahvaltıdan sonra dişlerinin arasında kalan yiyecek parçaları onu rahatsız edince fırçasını saklamanın sorunu çözmediğini fark eder. Annesi Mako'ya kızmak yerine onu dinler. Birlikte yumuşak bir diş fırçası seçer, küçük bir kum saati kullanır ve kısa bir fırçalama şarkısı söylerler. Mako, zorlandığında saklanmak yerine duygusunu söyleyebileceğini öğrenir. Dişlerini küçük ve yumuşak hareketlerle fırçaladığında ağzının daha temiz ve rahat olduğunu hisseder. Böylece diş fırçalamanın sıkıcı bir görev değil, kendisine iyi bakmanın günlük bir yolu olduğunu anlar.

Hayvan Masalları
Renkli Yaprak Ormanı'nda yaşayan Bukalemun Rima, çevresine uyum sağlama konusunda çok başarılıdır. Yeşil yaprağın üstünde yeşile, kahverengi dalın yanında kahverengiye, çiçeklerin arasında pembeye döner. Başta bu yeteneğiyle gurur duyar, fakat zamanla herkesin beklentisine göre renk değiştirmeye başlar. Bir gün arkadaşları ona hangi rengin daha güzel olduğunu söyleyince Rima kendi renginin ne olduğunu hatırlayamaz. Ormanda karşılaştığı hayvanlar ona farklı renkler önerir. Kelebek Misa parlak renkleri, Kaplumbağa Rofu sakin tonları, Maymun Zadi ise en dikkat çekici rengi seçmesini ister. Rima hepsini denedikçe daha çok yorulur. Sonunda göl kıyısında kendi yansımasına bakar ve renginin tek bir renkten ibaret olmadığını anlar. Rima, çevresine uyum sağlamanın değerli bir yetenek olduğunu ama her zaman başkalarının istediği gibi görünmek zorunda olmadığını keşfeder.

Cesaret Masalları
Renkli Orman'da yaşayan Küçük Papağan Nira, eskiden neşeyle konuşan ve duyduğu güzel sözleri tekrar etmeyi seven bir papağandır. Bir gün orman okulunda yanlış bir kelime söyleyince bazı arkadaşlarının güldüğünü görür ve çok utanır. O günden sonra yanlış konuşmamak için hiç konuşmamaya karar verir. Öğretmeni Baykuş Talu, hata yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu anlatır ama Nira yine de sesini kullanmaktan çekinir. Bir sabah ormanda büyük bir piknik hazırlığı yapılırken, eski köprüdeki tahta levhanın gevşediğini ilk fark eden Nira olur. Köprüden geçecek arkadaşlarını uyarması gerekir. Önce sessiz kalmak ister, fakat konuşmazsa arkadaşlarının zorlanabileceğini anlar. Derin nefes alır, kısa ve açık bir cümleyle durumu anlatır. Yetişkinler köprüyü güvenli biçimde kapatır ve yeni yol hazırlanır. Nira, doğru zamanda söylenen bir sözün çok değerli olabileceğini, hata yapmaktan korksa bile kendini ifade etmeyi öğrenebileceğini keşfeder.

Cesaret Masalları
Sera adında küçük bir ateş böceği, gündüzleri çiçekler arasında neşeyle dolaşsa da gece olunca korkudan yaprakların altına saklanır. Karanlıkta gölgeler ona büyük ve ürkütücü görünür. Bu yüzden diğer ateş böcekleri gibi rahatça uçamaz ve kendi ışığını da çoğu zaman gizler. Bir akşam ormanda yolu karışan küçük kirpi Yumi'nin ağladığını duyar. Önce çok korkar, ama Yumi'yi yalnız bırakmak istemez. Kendi korkusunu fark edip yavaşça nefes alır ve ışığını biraz biraz açarak Yumi'ye yol göstermeye başlar. Yol boyunca karanlığın içindeki sesleri, ağaçları ve taşları daha dikkatli görmeyi öğrenir. Yumi yuvasına ulaştığında Sera, karanlığın onu yok eden bir şey değil, ışığını görünür kılan bir yer olduğunu anlar. O günden sonra Sera korkusunun hemen kaybolmadığını, ama korkarken de cesur davranabileceğini öğrenir.

Deniz Masalları
Mercan Koyu'nda yaşayan küçük inci Lina, çevresindeki incilerin daha parlak ve daha göz alıcı olduğunu düşünür. Bu yüzden kabuğunun içinde saklanır ve kendisini göstermemeye çalışır. Bir gün meraklı denizatı Miro onun sessizliğini fark eder ve neden hep saklandığını sorar. Lina, diğer inciler kadar güzel olmadığını söyler. Miro ona deniz dibindeki pek çok canlının farklı özellikleriyle değerli olduğunu anlatır ve eski bir inci koleksiyoncusunun bıraktığı küçük kutuda her incinin ayrı bir hikâye taşıdığını gösterir. Lina da zamanla kendi yüzeyindeki küçük izlerin ve yumuşak ışığının onu özel yaptığını anlar. Festival gecesi kabuğundan çıkıp sakince parladığında, en çok dikkat çeken şeyin yalnızca ışığı değil, kendisi olmasıdır. Lina, başkalarıyla kıyaslanmak yerine kendi değerini görmeyi öğrenir.

Hayvan Masalları
Buz Kıyısı'nda yaşayan Penguen Lupi, yakında bir kardeşi olacağını öğrenince çok sevinir. Onunla oyun oynayacağı günleri hayal eder. Ancak annesi ve babası yumurtayı sıcak tutmak, güvenliğini kontrol etmek ve hazırlık yapmakla meşgul olunca Lupi kendisine eskisi kadar zaman ayrılmadığını düşünür. Önce yumurtaya karşı kıskançlık hisseder ve bu duygusunu saklar. Bir gün babası Lupi'yi yumurtayı koruma nöbetine davet eder. Lupi, soğuk rüzgâr sırasında yumurtanın ne kadar dikkatli korunması gerektiğini görür. Kardeşi Pini yumurtadan çıktığında hemen oyun oynayamayacak kadar küçük ve güçsüzdür. Lupi hayal kırıklığı yaşasa da ona sıcaklık sağlamak, sessizce şarkı söylemek ve küçük görevlerde ailesine yardım etmekten mutluluk duymaya başlar. Lupi, kardeşliğin yalnızca birlikte oynamak değil, sabretmek, ilgilenmek ve sevgiyi paylaşmak olduğunu keşfeder.

Hayvan Masalları
Pembe Göl'de her yıl düzenlenen Işık Festivali yaklaşırken Flamingo Fina dans gösterisine katılmak ister. Fina, usta dansçı Lora'nın hızlı adımlarını ve yüksek sıçrayışlarını çok beğenir. Kendi gösterisini hazırlamak yerine Lora'nın bütün hareketlerini taklit etmeye başlar. Ancak Fina'nın bedeni bu hızlı dansa uygun değildir. Provalarda dengesini kaybeder, adımları karıştırır ve kendisini yeteneksiz sanır. Arkadaşları Fina'nın suyun üzerinde yaptığı yavaş dönüşlerin ve kanat hareketlerinin çok güzel olduğunu fark eder. Fina, sevdiği dansçılardan ilham alabileceğini ama kendi özelliklerini unutmaması gerektiğini anlar. Yavaş dönüşlerini, uzun adımlarını ve suya yansıyan kanat hareketlerini birleştirerek kendine ait bir dans hazırlar. Festival gecesi sahnede hata yapmaktan korkmak yerine müziği dinler ve kendi ritmiyle hareket eder. Fina, öz güvenin başkasına benzemekten değil, kendi güçlü yönlerini tanımaktan geldiğini öğrenir.

Prenses Masalları
Prenses Nehir, sarayın arkasındaki boş bahçeyi çocuklar için büyük bir oyun alanına dönüştürmek ister. Kendi sevdiği yüksek kuleleri, hızlı kaydırakları ve hareketli oyunları plana ekler. Bahçe açıldığında bazı çocukların oyunlara katılamadığını fark eder. Küçük çocuklar yüksek basamaklara çıkamaz, tekerlekli sandalye kullanan Aras kumlu yollarda ilerleyemez ve sessiz oyunları seven Ela kalabalıkta kendine uygun bir alan bulamaz. Nehir çocukları toplantıya çağırarak onların fikirlerini dinler. Birlikte geniş ve düz yollar, farklı yüksekliklerde oyun araçları, görme engelliler için kabartmalı çizgiler ve sakin bir resim köşesi tasarlarlar. Yenilenen bahçe açıldığında artık her çocuk eşit şekilde eğlenmektedir. Nehir, en güzel oyunun herkesin katılabildiği oyun olduğunu anlar.

Peri Masalları
Peri Köyü'nde yaşayan periler konuşmayı çok sever, ancak kimse karşısındaki kişinin sözünü sonuna kadar dinlemez. Pembe Peri Ela, Mor Peri Lale ve diğer periler yaklaşan Bahçe Günü için hazırlık yaparken herkes kendi fikrini anlatmaya çalışır. Görevler yanlış anlaşılır, aynı işler birkaç kez yapılır ve önemli işler unutulur. Az konuşan ama dikkatle dinleyen Peri Nisa, sorunun kimsenin fikrinin kötü olması değil, herkesin aynı anda konuşması olduğunu fark eder. Nisa'nın önerisiyle köyde Dinleme Günü düzenlenir. Periler sırayla konuşmayı, soru sormayı ve duyduklarını doğru anlamayı öğrenir. Bahçe Günü sonunda büyük bir başarıyla tamamlanır.

Prenses Masalları
Güneşli Vadi Krallığı'nda yaşayan Prenses Duru, saraydaki işlerin kolay olduğunu düşünür. Kraliçe, yaklaşan Bahar Şenliği'nin hazırlıklarını ona bırakınca Duru herkese görev verir ama kimsenin fikrini dinlemez. Yemekler gecikir, çiçekler solar ve çocuklar ağır kıyafetlerle rahat edemez. Duru önce çalışanları suçlar. Daha sonra sarayın yaşlı kütüphanecisi Ada Nine ile mutfağı, bahçeyi ve terzihaneyi gezer. Her işin bilgi, sabır ve emek istediğini görür. Duru özür diler, şenliği yeniden planlar ve bu kez herkesin fikrini dinler. Şenlik başarıyla tamamlanır. Duru da iyi bir yönetici olmanın her şeyi bilmek değil, insanlara güvenmek ve emeğe saygı göstermek olduğunu öğrenir.

Hayvan Masalları
Neşeli Orman'da yaşayan hayvanlar, kimin sesinin daha güçlü olduğunu göstermek için büyük bir ses yarışması düzenler. Aslan, fil, kurbağa, ağaçkakan ve diğer hayvanlar kendi seslerini duyurmak için yarışınca ormanda büyük bir karışıklık çıkar. Kimse kimseyi dinlemez ve hazırlıklar kötü gider. Sessiz ve dikkatli kaplumbağa Mino, yarışmayı kazanmak yerine bütün sesleri bir araya getirerek güzel bir orman müziği hazırlamayı önerir. Başta onun fikrini önemsemeyen hayvanlar, daha sonra birbirlerini dinleyince seslerinin gürültü olmaktan çıkıp güzel bir şarkıya dönüştüğünü görürler.

Adalet Masalları
Yeşil Orman'ın yöneticisi Kral Aslan Arda, gücünü korkutmak için değil, adaleti korumak için kullanır. Bir gün tavşanlar ile kunduzlar arasında su yüzünden büyük bir anlaşmazlık çıkar. Ardından sincapların kış için topladığı yiyecekler kaybolur ve suçsuz bir karga hırsızlıkla suçlanır. Kral Arda hiçbir söylentiye hemen inanmaz. Herkesi sırayla dinler, olay yerlerini inceler ve gerçekleri bulur. Orman halkı, adaletin güçlü olanı korumak değil, haklı olanı bulmak olduğunu öğrenir.

Arkadaşlık Masalları
Neşeli Orman'da yaşayan sincap Fıstık, işler istediği gibi gitmediğinde hemen öfkelenir ve kimseyi dinlemeden karar verir. Orman sakinleri büyük bahar sofrasına hazırlanırken Fıstık, kendisine yardım etmeye çalışan arkadaşlarını yanlış anlar ve hazırlıkların karışmasına neden olur. Akıllı ve sakin tavşan Pamuk ise suçlamak yerine herkesi dinler, sorunların gerçek nedenlerini bulur ve birlikte çözüm üretir. Fıstık, öfkelenmenin doğal bir duygu olduğunu fakat bağırmanın, kırıcı davranmanın ve başkalarını anlamadan yargılamanın hem kendisine hem de çevresindekilere zarar verdiğini öğrenir.
Aynı anda birçok ders çıkarmak yerine tek bir olayı konuşun. Masalı çocuğa nasihat vermek veya davranışını sınamak için kullanmadan kendi yorumunu dinleyin.
Okuma süreleri dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır. Resimleri incelemek, yavaş seslendirmek ve sohbet etmek süreyi uzatabilir.
Kahramanın kararı başka birini nasıl etkiledi?
Masal seçimi rehberini okuyun