Prenses Aven ve Kâğıdın Öteki Yüzü
Güneşli Kâğıt Dolu mu? · 1/3

Bir varmış, bir yokmuş. Yuvarlak pencereli bir sarayda Aven adlı küçük bir prenses yaşarmış. Aven o sabah bir tekne resmi yapmak istiyormuş. Teknesinin mercan renkli bir gövdesi olacakmış. Mavi çizgiler de deniziymiş. Kâğıttaki bu küçük tekneyle uzun bir masal anlatmayı düşünüyormuş. Annesi Sedef ile sarayın malzeme odasına gitmişler. Odada renkli kumaşlar, boş kutular ve kâğıtlar varmış. Yeniden kullanılabilecek temiz malzemeler alçak raflarda duruyormuş. Aven, elindeki kalın mum boyalara bakmış. Onlarla çizmek hoşuna gidiyormuş. Şimdi teknesi için uygun bir kâğıt arıyormuş. Sedef, geniş bir kutuyu önlerine koymuş. İçinden krem renkli, kalınca bir paket kâğıdı çıkmış. Köşelerinde hafif kat izleri varmış. Ortasında da kocaman sarı bir güneş resmi duruyormuş. Bu kâğıt daha önce bir hediye paketini sarmış. Sedef temiz kaldığı için onu ayırmış. Aven kâğıda bakmış. “Bunda zaten bir resim var,” demiş. Güneşi silmek istemiyormuş. Teknesini güneşin üstüne çizse ikisi birbirine karışacakmış. Kâğıdı kutuya geri bırakmaya hazırlanmış. Sedef kâğıda gülümseyerek bakmış. Yalnızca, “Öteki yüzüne de baktık mı?” diye sormuş.
Bu tarafta bir resim var. Kâğıdı yavaşça çevirip öteki tarafına da bakabilirim.
Aven kâğıdı kenarlarından tutmuş. Yavaşça çevirmiş. Öbür tarafında güneş yokmuş. Krem renkli yüz bomboş duruyormuş. Aven gözlerini büyütmüş. Aynı kâğıdın bir tarafı resimli, bir tarafı boşmuş. Onu yalnızca güneşli yüzünden tanımış. Arkasına bakmayı hiç düşünmemiş. Şimdi bu boşluk teknesi için yeterli görünüyormuş. “Buraya çizebilir miyim?” diye sormuş. Sedef bunun yeniden kullanmaları için ayrılmış bir kâğıt olduğunu söylemiş. Aven’in kullanmasında sakınca yokmuş. Bazı kâğıtları ise sahiplerine sormadan alamazlarmış. Aven başını sallamış. Sonra güneşli tarafı bir daha çevirmiş. Güneş hâlâ oradaymış. Hiç silinmemiş. Aven kâğıdı iki eliyle düz tutmuş. Bir yüzünde eski bir resim, ötekinde yeni bir yer varmış. Onu annesiyle birlikte resim yapacakları kış bahçesine taşımış. Kalemlerini de sığ ahşap tepsiye koymuş. Yeni bir paket açmaları gerekmemiş. Önce ellerindekinin arkasına bakmaları yetmiş.