3-5 yaş
6 dakika
5 bölüm
Cesaret
Masal Hakkında
Küçük Geyik Sira, Orman Okulu'nda beslenme saatini sever ama yalnızca bildiği yiyecekleri yemek ister. Çantasında hep aynı sandviç, aynı elma dilimleri ve aynı küçük krakerler olur. Yeni bir yiyecek gördüğünde hemen başını sallar ve tadına bakmak istemez. Bir gün sınıfta renkli beslenme günü yapılır. Arkadaşları havuç, salatalık, peynir, zeytin, mandalina ve renkli sebzeler getirir. Öğretmen Ayla, kimsenin zorla bir şey yemek zorunda olmadığını, fakat yeni tatları küçük bir lokmayla denemenin cesur bir davranış olabileceğini anlatır. Sira önce çekinir. Sonra küçük bir havuç parçasını koklar, minicik bir lokma alır ve tadını düşünür. Her şeyi sevmek zorunda olmadığını, ama denemeden karar vermenin zor olduğunu fark eder. Günün sonunda Sira, sağlıklı beslenmenin farklı renkleri tanımakla başladığını ve yeni tatlara açık olmanın küçük bir cesaret gerektirdiğini öğrenir.
Yeni bir yiyeceği sevmek zorunda değiliz, fakat küçük bir lokmayla denemek cesur bir adımdır. Sağlıklı beslenme, farklı tatları tanımak ve bedenimize özen göstermekle başlar.
Bölümler
Yemekte Yeni Tatları Denemeyen Küçük Geyik Sira Masalı
1. Bölüm: Sira'nın Hep Aynı Beslenmesi
Bildik Tatlar

Orman Okulu'nda Sira adında küçük bir geyik yaşarmış.
Sira oyun oynamayı, resim yapmayı ve okul bahçesinde yaprak toplamayı çok severmiş.
Beslenme saatini de severmiş ama yalnızca bildiği yiyecekleri yemek istermiş.
Çantasında çoğu gün aynı sandviç, aynı elma dilimleri ve aynı küçük krakerler olurmuş.
Annesi bazen yanına farklı bir meyve koymak istermiş.
Sira hemen başını sallarmış.
“Bunu bilmiyorum,” dermiş. “Ya tadı hoşuma gitmezse?”
Yeni yiyecekleri görünce burnunu hafifçe çeker, tabağını kendinden uzaklaştırırmış.
Oysa tadına hiç bakmadığı şeyler hakkında karar vermiş olurmuş.
Bazen bilmediğimiz bir şey bize olduğundan daha zor görünebilir.
Sira yeni tatları denemekten çekindiği için hep aynı yiyeceklerle yetinirmiş.
2. Bölüm: Renkli Beslenme Günü
Sınıfta Renkli Tabaklar

Bir sabah Öğretmen Ayla sınıfa küçük bir duyuru yaptı.
“Bugün renkli beslenme günü yapacağız,” dedi.
“Herkes tabağındaki yiyeceklerin renklerini fark edecek.”
Beslenme saati gelince çocuklar çantalarını açtı.
Küçük tavşanın tabağında turuncu havuç dilimleri vardı.
Minik sincabın yanında yeşil salatalık parçaları duruyordu.
Küçük kuş mandalina getirmişti.
Başka bir arkadaşının tabağında beyaz peynir ve siyah zeytin vardı.
Sınıftaki masalar renk renk görünüyordu.
Sira kendi sandviçine baktı. Onu seviyordu ama diğer tabakları da merak etmişti.
Renkli yiyecekler, bedenimize farklı güçler veren küçük yardımcılar gibidir.
Yine de Sira yeni bir lokma denemeye cesaret edemedi.
3. Bölüm: Zorla Değil, Küçük Bir Deneme
Öğretmen Ayla'nın Açıklaması

Öğretmen Ayla, Sira'nın tabağına dikkatle baktığını fark etti.
Yanına gelip sakin bir sesle konuştu.
“Yeni bir yiyecek denemek ister misin?” diye sordu.
Sira kulaklarını hafifçe indirdi.
“Ya sevmezsem?” dedi.
Öğretmen Ayla gülümsedi.
“Sevmek zorunda değilsin,” dedi. “Yeni tatları önce koklayabilir, sonra minicik bir lokma deneyebilirsin.”
“Beğenirsen devam edersin. Beğenmezsen bunu sakin bir şekilde söyleyebilirsin.”
Sira bu fikri sevdi.
Çünkü kimse onu kocaman bir lokma yemeye zorlamıyordu.
Yeni bir şeyi denemek, onu hemen sevmek zorunda olduğumuz anlamına gelmez.
Sira önce küçük bir havuç parçasını seçti.
4. Bölüm: Minicik Bir Lokma
Sira Cesaret Ediyor

Sira havuç parçasını eline aldı.
Önce rengine baktı. Havuç parlak turuncuydu.
Sonra kokladı.
Kokusu ona biraz farklı geldi ama kötü değildi.
Sira derin bir nefes aldı.
Sonra çok küçük bir lokma aldı.
Havuç ağzında çıtır çıtır oldu.
Sira hemen karar vermedi. Biraz düşündü.
“Farklıymış,” dedi. “Ama biraz sevdim galiba.”
Arkadaşları ona gülümsedi.
Öğretmen Ayla, “Küçük bir deneme yaptın. Bu cesur bir adım,” dedi.
Cesaret bazen büyük işler yapmak değil, minicik bir lokmayla yeni bir şeyi tanımaktır.
Sira o gün yalnızca havucu denedi. Bu onun için yeterliydi.
5. Bölüm: Renkli Tabağın Sırrı
Yeni Tatlara Açık Olmak

Ertesi gün Sira beslenme çantasını açınca yanında küçük bir mandalina dilimi gördü.
Eskiden olsa hemen geri koyardı.
Bu kez önce baktı, sonra kokladı.
Minicik bir lokma denedi.
Mandalina ona tatlı ve sulu geldi.
Sira gülümsedi.
Her yeni yiyeceği sevmek zorunda olmadığını artık biliyordu.
Ama denemeden önce kesin karar vermemesi gerektiğini de öğrenmişti.
Öğretmen Ayla sınıfta küçük bir renk tablosu hazırladı.
Çocuklar hafta boyunca denedikleri farklı renkleri tabloya işaretledi.
Sağlıklı beslenmek, tabağımızdaki farklı renkleri tanımakla başlar.
Sira artık beslenme saatinden korkmuyordu.
Sevdiği yiyecekleri yemeye devam ediyor, bazen de yanına yeni ve küçük bir tat ekliyordu.
Çünkü yeni tatları denemek, bedenine iyi bakmanın ve merakını büyütmenin küçük ama güzel bir yoluydu.
Aileler İçin Bilgi
Ebeveyn Soruları
Masalın ardından çocuğunuza “Sira neden yeni yiyecekleri denemek istemedi?”, “Öğretmeni yeni tatları nasıl anlattı?” ve “Sen hangi yeni yiyeceği küçük bir lokmayla denemek istersin?” sorularını yöneltebilirsiniz.
Evde Yapılabilecek Etkinlik
Birlikte renkli bir tabak hazırlayıp her renkten küçük bir yiyecek seçme oyunu oynayabilirsiniz.
Benzer Masallara Göz Atın
Benzer Masallar

Ellerini Yıkamayı Unutan Küçük Rakun Pavi
Küçük Rakun Pavi, Orman Okulu'nda oyun oynamayı çok sever. Bahçede toprakla oynar, yaprak toplar ve küçük taşlardan yollar yapar. Ancak oyun bitince ellerini yıkamayı sık sık unutur. Bir gün atıştırmalık saatinde elindeki çamur izlerini fark eder. Öğretmeni İpek, Pavi'yi korkutmadan ellerimizde bazen gözle göremediğimiz küçük kirler ve mikroplar olabileceğini anlatır. Ellerimizi yıkamanın yalnızca temiz görünmek için değil, kendimize ve arkadaşlarımıza özen göstermek için de önemli olduğunu söyler. Pavi, su ve sabunla ellerini yıkamayı küçük bir şarkıyla eğlenceli hale getirir. O günden sonra oyunlardan, tuvaletten ve yemekten önce ellerini yıkamayı hatırlamak için sınıftaki el yıkama yapraklarını takip eder.

Annesinden Ayrılmak İstemeyen Küçük Tavşan Misu
Küçük Tavşan Misu, Orman Okulu'na yeni başlamıştır. Okulun bahçesi, sınıfı and oyuncak köşesi güzel görünse de okul kapısında annesinden ayrılmak ona çok zor gelir. Annesinin gün sonunda geri geleceğini bilse bile içi sıkılır and kapıdan içeri girmek istemez. Öğretmeni Narin, Misu'yu acele ettirmez. Ona kısa bir vedalaşma rutini and sınıfta güvenli bir başlangıç köşesi gösterir. Misu önce annesine sarılır, sonra birlikte seçtikleri kısa vedalaşma cümlesini söyler and öğretmeniyle resim köşesine geçer. İlk gün biraz üzülür, ama gün içinde küçük oyunlara katılır and annesinin gerçekten geri geldiğini görür. Birkaç gün sonra Misu, ayrılmanın sonsuza kadar gitmek olmadığını, okul günü bitince yeniden kavuşmak anlamına geldiğini öğrenir.

Okula Başlamaktan Çekinen Küçük Ceylan
Küçük Ceylan Tali, Orman Okulu'na başlayacağı günü beklerken hem heyecanlanır hem de çekinir. Yeni arkadaşlarının onu sevip sevmeyeceğini, sınıfta ne yapacağını ve annesinden ayrılınca nasıl hissedeceğini düşünür. İlk sabah okula gitmek istemez ve karnında küçük bir düğüm varmış gibi hisseder. Annesi ona çekinmenin doğal olduğunu, yeni yerlerin zamanla tanıdık hâle geldiğini anlatır. Okulda öğretmeni Suna, çocuklara sınıfı tanıtan sakin bir oyun hazırlar. Tali önce konuşmak istemez, fakat resim köşesinde kendisi gibi çekinen küçük tavşan Lemu ile tanışır. Birlikte yaprak resmi yaparlar ve bahçede kısa bir keşif turuna katılırlar. Günün sonunda Tali, okulun bir anda kolay gelmek zorunda olmadığını ve her yeni şeyin küçük adımlarla öğrenilebileceğini fark eder.

Defterini Karalayan Küçük Panda Roli
Küçük Panda Roli, Orman Okulu'na yazı yazmayı öğrenmeye başlar. Harflerin çizgilerini takip etmeye çalışır ama bazı harfleri eğri olur, bazıları çizginin dışına taşar. Roli, defterinin kusursuz görünmesini ister. Bu yüzden beğenmediği sayfaları karalamaya başlar. Yazısı güzel olmadığında üzülür ve artık denemek istemez. Öğretmeni Işıl, Roli'ye ilk denemelerin öğrenmenin bir parçası olduğunu anlatır. Eski bir çalışma defteri göstererek herkesin zamanla geliştiğini, defterlerin yalnızca güzel görünen sayfalar için değil, ilerlemeyi görmek için de var olduğunu söyler. Roli yeni bir sayfada küçük adımlarla tekrar dener. Harfleri hemen kusursuz olmaz, fakat her denemede biraz daha rahat yazdığını fark eder. Günün sonunda defterindeki karalanmış sayfalara kızmak yerine onların öğrenme yolculuğunun başlangıcı olduğunu anlar.
