3-5 yaş
9 dakika
5 bölüm
Cesaret
Masal Hakkında
Küçük Ceylan Tali, Orman Okulu'na başlayacağı günü beklerken hem heyecanlanır hem de çekinir. Yeni arkadaşlarının onu sevip sevmeyeceğini, sınıfta ne yapacağını ve annesinden ayrılınca nasıl hissedeceğini düşünür. İlk sabah okula gitmek istemez ve karnında küçük bir düğüm varmış gibi hisseder. Annesi ona çekinmenin doğal olduğunu, yeni yerlerin zamanla tanıdık hâle geldiğini anlatır. Okulda öğretmeni Suna, çocuklara sınıfı tanıtan sakin bir oyun hazırlar. Tali önce konuşmak istemez, fakat resim köşesinde kendisi gibi çekinen küçük tavşan Lemu ile tanışır. Birlikte yaprak resmi yaparlar ve bahçede kısa bir keşif turuna katılırlar. Günün sonunda Tali, okulun bir anda kolay gelmek zorunda olmadığını ve her yeni şeyin küçük adımlarla öğrenilebileceğini fark eder.
Yeni bir yere başlarken çekinmek doğaldır. Küçük adımlar atmak, yardım istemek ve kendimize zaman tanımak alışmayı kolaylaştırır.
Bölümler
Okula Başlamaktan Çekinen Küçük Ceylan Masalı
1. Bölüm: Okuldan Önceki Akşam
Tali'nin Karnındaki Düğüm

Geniş çayırların ve yüksek ağaçların arasında, Tali adında küçük bir ceylan yaşarmış. Tali hızlı koşmayı, çiçeklerin arasında gezinmeyi ve annesiyle orman yolunda yürümeyi çok severmiş.
Fakat o akşam Tali'nin aklı başka bir yerdeymiş. Çünkü ertesi sabah Orman Okulu'na başlayacakmış. Odada yeni çantası, küçük suluğu ve yaprak desenli defteri hazır duruyormuş.
Annesi hazırlanan eşyaları görünce gülümsemiş, ancak Tali'nin yüzü biraz düşünceliymiş. Tali usulca, “Ya kimse benimle konuşmazsa?” diye sormuş. Sonra, “Ya sınıfta ne yapacağımı bilemezsem?” diye eklemiş.
Annesi onun yanına oturmuş ve başını hafifçe okşamış. Tali, karnında küçük bir düğüm varmış gibi hissettiğini söylemiş. Annesi bunun çekinme ve kaygı duygusu olduğunu, yeni bir şeye başlarken böyle hissetmenin doğal olduğunu anlatmış.
Yeni bir şeye başlarken kalbimizin hızlı atması, o şeyin bizim için önemli olduğunu gösterebilir.
Tali derin bir nefes almış. Okul hâlâ biraz bilinmez görünüyormuş, ama duygusunun bir adı olduğunu öğrenmek ona iyi gelmiş. Annesi, ertesi sabah her şeyi birer küçük adımla yapacaklarına söz vermiş.
2. Bölüm: Okul Yolunda
Küçük Adımlar

Sabah olduğunda ormanda serin ve aydınlık bir hava varmış. Tali çantasını takmış, ancak kapının önünde durup geri bakmış. Evi ona her zamankinden daha güvenli görünüyormuş.
Annesi, “Bugün bütün günü bir anda düşünmek zorunda değilsin,” demiş. “Önce okul kapısına kadar yürüyeceğiz. Sonra öğretmeninle tanışacaksın. Her şeyi sırayla yapacağız.”
Tali bu fikri sevmiş. Bütün günü düşünmek yerine yalnızca ilk adımı düşünmek daha kolay gelmiş. Annesinin yanında, yavaş ama kararlı adımlarla okul yoluna çıkmış.
Orman Okulu büyük bir meşe ağacının yanında kurulmuş. Bahçesinde taşlardan yapılmış küçük yollar, renkli masalar ve gölgeli bir oyun alanı varmış. Kapıda Suna adında güler yüzlü bir öğretmen bekliyormuş.
Bazen cesaret, bütün yolu bilmek değil, ilk adımı atmaktır.
Tali annesinin yanında biraz daha durmak istemiş. Suna Öğretmen ona acele etmeyeceklerini söylemiş. Önce birlikte sınıfın kapısına kadar yürümeyi önermiş.
3. Bölüm: Sınıfı Tanıma Oyunu
Her Köşede Bir Keşif

Suna Öğretmen çocukları sınıfa davet etmiş. Sınıfta kitap köşesi, resim masası, küçük minderler ve yapraklardan yapılmış bir takvim panosu varmış.
Öğretmen, ilk gün uzun uzun konuşmak yerine sınıfı tanıma oyunu oynayacaklarını söylemiş. Her çocuk sevdiği bir köşeye gidip orada ne gördüğünü anlatabilecekmiş. Anlatmak istemeyenler ise önce yalnızca izleyebilecekmiş.
Bu söz Tali'yi rahatlatmış. Önce kitap köşesine bakmış, ancak orada kalabalık olduğunu görünce resim masasının yanına geçmiş. Masada kuru yapraklar, renkli kalemler ve küçük kâğıtlar duruyormuş.
Tali bir yaprağın çizgilerini dikkatle incelerken yanında Lemu adında küçük bir tavşan durmuş. Lemu da ilk gün konuşmaya çekindiğini söylemiş. Tali onun da benzer duygular yaşadığını anlayınca biraz gülümsemiş.
Yeni bir yerde herkes rahat görünse de bazıları içinden bizim gibi çekiniyor olabilir.
Tali ile Lemu bir süre konuşmadan yapraklara bakmışlar. Sessizlik bu kez Tali'yi rahatsız etmemiş. Çünkü yanında ne hissettiğini anlayan yeni biri varmış.
4. Bölüm: İlk Arkadaşlık
Yaprak Resmi

Tali ve Lemu resim masasında yan yana oturmuş. Suna Öğretmen onlara birer yaprak resmi yapabileceklerini söylemiş. Tali yaprağın ince çizgilerini kahverengi kalemle çizmiş, Lemu ise yaprağın çevresine küçük bulutlar eklemiş.
İkisi birbirlerinin resmine bakmış. Tali çok kısık bir sesle, “Bulutların güzel olmuş,” demiş. Bu onun o gün sınıfta söylediği ilk cümleymiş.
Lemu mutlu olmuş ve Tali'nin yaprak çizgilerini beğendiğini söylemiş. Sonra Suna Öğretmen çocukları bahçede kısa bir keşif turuna çıkarmış. Tali, Lemu'nun yanında yürüyünce kendisini daha rahat hissetmiş.
Arkadaşlık bazen büyük bir oyunla değil, küçük ve nazik bir cümleyle başlar.
Bahçede Tali bir an annesini özlemiş. Sonra yanında öğretmeni, yeni arkadaşı ve tanımaya başladığı güvenli bir okul olduğunu hatırlamış. Özlemi hemen geçmemiş, ama artık bu duyguyla ne yapabileceğini biraz daha iyi biliyormuş.
5. Bölüm: İlk Günün Sonunda
Okul Artık Biraz Tanıdık

Günün sonunda çocuklar minderlerin üzerine oturmuş. Suna Öğretmen herkese ilk günle ilgili bir şey söylemek isteyip istemediğini sormuş. Bazı çocuklar oyun alanını, bazıları ise resim masasını beğendiğini anlatmış.
Tali önce sessiz kalmış. Sonra yaprak resmini eline almış ve yavaşça, “Sabah çok çekinmiştim. Ama resim yapmak ve Lemu ile tanışmak bana iyi geldi,” demiş.
Suna Öğretmen gülümsemiş ve Tali'nin duygusunu anlatmasının çok değerli olduğunu söylemiş. Annesi okul kapısına geldiğinde Tali ona koşmuş. Bu kez yüzünde sabahki kadar büyük bir kaygı yokmuş.
Bir yer ilk gün yabancı gelebilir. Onu tanıdık yapan şey, içinde yaşadığımız küçük güzel anlardır.
Tali annesine okulun hâlâ biraz yeni ve heyecanlı geldiğini söylemiş. Ama yarın yeniden gelmeyi deneyebileceğini de eklemiş. Çünkü okula alışmak bir anda olmak zorunda değilmiş.
Küçük adımlar, tanıdık yüzler ve nazik sözler ilk okul gününü daha güvenli hâle getirebilirmiş. Tali eve dönerken artık okul yolunun yalnızca bilinmeyen bir yere değil, yeni arkadaşlıklara da çıktığını düşünmüş.
Yarın Akşam Hangi Masalı Okuyalım? 🌙
Küçük kaptan! Yarın akşamın masalını sen belirle. En çok oy alan masalı yarın 20:30'da yayına alalım!
Aileler İçin Bilgi
Ebeveyn Soruları
Masalın ardından çocuğunuza “Tali okula başlamadan önce neler düşündü?”, “İlk gün ona ne iyi geldi?” ve “Sen yeni bir yere giderken yanında ne olmasını istersin?” sorularını yöneltebilirsiniz.
Evde Yapılabilecek Etkinlik
Birlikte kısa bir vedalaşma cümlesi belirleyebilir veya okulun izin vermesi hâlinde çantasına koyabileceği küçük bir güven nesnesi seçebilirsiniz.
Benzer Masallara Göz Atın
Benzer Masallar

Yemekte Yeni Tatları Denemeyen Küçük Geyik Sira
Küçük Geyik Sira, Orman Okulu'nda beslenme saatini sever ama yalnızca bildiği yiyecekleri yemek ister. Çantasında hep aynı sandviç, aynı elma dilimleri ve aynı küçük krakerler olur. Yeni bir yiyecek gördüğünde hemen başını sallar ve tadına bakmak istemez. Bir gün sınıfta renkli beslenme günü yapılır. Arkadaşları havuç, salatalık, peynir, zeytin, mandalina ve renkli sebzeler getirir. Öğretmen Ayla, kimsenin zorla bir şey yemek zorunda olmadığını, fakat yeni tatları küçük bir lokmayla denemenin cesur bir davranış olabileceğini anlatır. Sira önce çekinir. Sonra küçük bir havuç parçasını koklar, minicik bir lokma alır ve tadını düşünür. Her şeyi sevmek zorunda olmadığını, ama denemeden karar vermenin zor olduğunu fark eder. Günün sonunda Sira, sağlıklı beslenmenin farklı renkleri tanımakla başladığını ve yeni tatlara açık olmanın küçük bir cesaret gerektirdiğini öğrenir.

Annesinden Ayrılmak İstemeyen Küçük Tavşan Misu
Küçük Tavşan Misu, Orman Okulu'na yeni başlamıştır. Okulun bahçesi, sınıfı and oyuncak köşesi güzel görünse de okul kapısında annesinden ayrılmak ona çok zor gelir. Annesinin gün sonunda geri geleceğini bilse bile içi sıkılır and kapıdan içeri girmek istemez. Öğretmeni Narin, Misu'yu acele ettirmez. Ona kısa bir vedalaşma rutini and sınıfta güvenli bir başlangıç köşesi gösterir. Misu önce annesine sarılır, sonra birlikte seçtikleri kısa vedalaşma cümlesini söyler and öğretmeniyle resim köşesine geçer. İlk gün biraz üzülür, ama gün içinde küçük oyunlara katılır and annesinin gerçekten geri geldiğini görür. Birkaç gün sonra Misu, ayrılmanın sonsuza kadar gitmek olmadığını, okul günü bitince yeniden kavuşmak anlamına geldiğini öğrenir.

Konuşmayı Unutan Küçük Papağan Nira
Renkli Orman'da yaşayan Küçük Papağan Nira, eskiden neşeyle konuşan ve duyduğu güzel sözleri tekrar etmeyi seven bir papağandır. Bir gün orman okulunda yanlış bir kelime söyleyince bazı arkadaşlarının güldüğünü görür ve çok utanır. O günden sonra yanlış konuşmamak için hiç konuşmamaya karar verir. Öğretmeni Baykuş Talu, hata yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu anlatır ama Nira yine de sesini kullanmaktan çekinir. Bir sabah ormanda büyük bir piknik hazırlığı yapılırken, eski köprüdeki tahta levhanın gevşediğini ilk fark eden Nira olur. Köprüden geçecek arkadaşlarını uyarması gerekir. Önce sessiz kalmak ister, fakat konuşmazsa arkadaşlarının zorlanabileceğini anlar. Derin nefes alır, kısa ve açık bir cümleyle durumu anlatır. Yetişkinler köprüyü güvenli biçimde kapatır ve yeni yol hazırlanır. Nira, doğru zamanda söylenen bir sözün çok değerli olabileceğini, hata yapmaktan korksa bile kendini ifade etmeyi öğrenebileceğini keşfeder.

Karanlıktan Korkan Ateş Böceği Sera
Sera adında küçük bir ateş böceği, gündüzleri çiçekler arasında neşeyle dolaşsa da gece olunca korkudan yaprakların altına saklanır. Karanlıkta gölgeler ona büyük ve ürkütücü görünür. Bu yüzden diğer ateş böcekleri gibi rahatça uçamaz ve kendi ışığını da çoğu zaman gizler. Bir akşam ormanda yolu karışan küçük kirpi Yumi'nin ağladığını duyar. Önce çok korkar, ama Yumi'yi yalnız bırakmak istemez. Kendi korkusunu fark edip yavaşça nefes alır ve ışığını biraz biraz açarak Yumi'ye yol göstermeye başlar. Yol boyunca karanlığın içindeki sesleri, ağaçları ve taşları daha dikkatli görmeyi öğrenir. Yumi yuvasına ulaştığında Sera, karanlığın onu yok eden bir şey değil, ışığını görünür kılan bir yer olduğunu anlar. O günden sonra Sera korkusunun hemen kaybolmadığını, ama korkarken de cesur davranabileceğini öğrenir.
