Masal hakkında · konular ve bölümler
6-8 yaş
Yaklaşık 6 dakika
5 bölüm
Cesaret

Küçük Panda Roli, harfleri düzgün olmaz diye defterini karalar. Öğretmeni sayesinde ilk denemelerin öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu keşfeder.
6-8 yaş
Yaklaşık 6 dakika
5 bölüm
Cesaret
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Küçük Panda Roli, Orman Okulu'nda yazı yazmayı öğrenmeye başlar. Harflerin çizgilerini takip etmeye çalışır ama yazdığı bazı harfler eğri olur, bazıları da çizginin dışına taşar. Roli, defterinin kusursuz görünmesini ister. Bu yüzden beğenmediği sayfaları karalamaya başlar. Yazısı güzel olmadığında üzülür ve artık denemek istemez. Öğretmeni Işıl, Roli'ye ilk denemelerin öğrenmenin bir parçası olduğunu anlatır. Eski bir çalışma defteri göstererek herkesin zamanla geliştiğini, defterlerin yalnızca güzel görünen sayfalar için değil, ilerlemeyi görmek için de var olduğunu söyler. Roli yeni bir sayfada küçük adımlarla tekrar dener. Harfleri hemen kusursuz olmaz, fakat her denemede biraz daha rahat yazdığını fark eder. Günün sonunda defterindeki karalanmış sayfalara kızmak yerine onların öğrenme yolculuğunun başlangıcı olduğunu anlar.
Öğrenirken hata yapmak doğaldır. İlk denemeler kusursuz olmak zorunda değildir; sabırla tekrar etmek gelişmenin en önemli yoludur.

Orman Okulu'nda yeni bir sabah başlamıştı.
Küçük Panda Roli, çantasından yeni defterini dikkatle çıkardı.
Defterin kapağı tertemizdi. Sayfaları beyaz ve düzgündü.
Roli defterine bakınca hem sevindi hem de biraz heyecanlandı.
Çünkü o gün sınıfta harf yazma çalışması yapılacaktı.
Öğretmen Işıl tahtaya büyük ve sade bir harf çizdi.
"Bugün bu harfi yavaşça deneyeceğiz," dedi.
"İlk denemede herkesin harfi farklı görünebilir. Bu çok normal."
Roli kalemini tuttu ve dikkatle yazmaya başladı.
Ama ilk harfi biraz eğri oldu.
İkinci harf çizginin dışına taştı.
Yeni bir şeyi öğrenirken elimiz, gözümüz ve aklımız birlikte alışmaya çalışır.
Roli defterine baktı ve içinden, "Ben güzel yazamıyorum," diye geçirdi.

Roli yan sıradaki defterlere baktı.
Bazı arkadaşlarının harfleri ona daha düzgün görünüyordu.
Kendi sayfasındaki eğri çizgileri görünce yüzü düştü.
"Defterim kötü görünüyor," diye düşündü.
Sonra kalemini alıp beğenmediği harflerin üstünü karaladı.
Bir harfi karaladı, sonra bir başkasını daha karaladı.
Kısa süre sonra sayfanın ortasında büyük bir karalama oluştu.
Roli bu kez daha da üzüldü.
Sayfa artık yalnızca eğri harflerle değil, koyu çizgilerle de dolmuştu.
Roli defterini kapattı ve yazmayı bırakmak istedi.
Hataları saklamaya çalışmak, bazen bizi denemekten daha çok uzaklaştırır.
Öğretmen Işıl, Roli'nin sessizleştiğini fark etti ve yanına geldi.

Öğretmen Işıl, Roli'nin yanına oturdu.
"Defterini kapatmak istemenin bir nedeni var mı?" diye sordu.
Roli başını eğdi.
"Harflerim düzgün olmadı," dedi. "Ben güzel yazamıyorum."
Öğretmen Işıl ona kızmadı.
Çantasından eski bir çalışma defteri çıkardı.
Defterin ilk sayfalarında eğri çizgiler, taşan harfler ve silinmiş yerler vardı.
Roli şaşkınlıkla baktı.
"Bu defter kimin?" diye sordu.
Öğretmen Işıl gülümsedi.
"Benim eski çalışma defterim," dedi. "Ben de yazmayı böyle deneye deneye öğrendim."
Kimse bir şeyi ilk denemede kusursuz yapmak zorunda değildir.
Roli ilk kez, düzgün yazan büyüklerin de bir zamanlar zorlandığını düşündü.

Öğretmen Işıl eski defterin ilerleyen sayfalarını açtı.
Sayfalar ilerledikçe harfler biraz daha düzenli görünüyordu.
En baştaki çizgilerle sonraki harfler arasında fark vardı.
"Defter yalnızca güzel sayfaları saklamak için değildir," dedi öğretmen Işıl.
"Defter, nasıl geliştiğimizi görmemize de yardım eder."
Roli kendi defterine yeniden baktı.
Karalanmış sayfa hâlâ oradaydı.
Ama artık ona yalnızca kötü bir sayfa gibi görünmüyordu.
O sayfa, Roli'nin yazı yazmayı öğrenmeye başladığı ilk günden kalmıştı.
Öğretmen Işıl yeni bir sayfa açmasını istedi.
Gelişmek için eski denemeleri yok etmek değil, onlardan öğrenmek gerekir.
Roli derin bir nefes aldı ve kalemini yeniden eline tuttu.

Roli bu kez bütün sayfayı bir anda doldurmaya çalışmadı.
Önce yalnızca bir çizgi çizdi.
Sonra çizginin yanına küçük bir yuvarlak ekledi.
Öğretmen Işıl, "Acele etmeden dene," dedi.
Roli harfi tekrar yazdı.
Bu harf de tam istediği gibi olmadı ama önceki harften biraz daha düzgündü.
Roli bu kez onu karalamadı.
Yanına küçük bir yıldız işareti koydu.
"Bu benim yeni denemem," dedi.
Biraz sonra birkaç harf daha yazdı.
Bazıları eğri oldu, bazıları daha düzgün oldu.
Öğrenirken amaç hemen kusursuz olmak değil, her denemede biraz daha ilerlemektir.
Günün sonunda Roli defterini kapatmadan önce ilk karalanmış sayfaya baktı.
Sonra yeni sayfasındaki harflere baktı.
Arada küçük bir fark vardı.
Bu fark Roli'yi mutlu etti.
Artık defterinin kusursuz görünmek için değil, öğrenme yolunu göstermek için var olduğunu biliyordu.
O günden sonra Roli hata yaptığında sayfayı karalamak yerine durdu, nefes aldı ve yeniden denedi.
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Masalın ardından çocuğunuza "Roli defterini neden karaladı?", "Öğretmeni ona ilk denemeler hakkında ne anlattı?" ve "Sen yeni bir şey öğrenirken zorlandığında ne yapabilirsin?" sorularını yöneltebilirsiniz.
Birlikte eski ve yeni denemeleri karşılaştırarak gelişimi fark etme oyunu oynayabilirsiniz.
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfet
Okul Masalları
Küçük Baykuş Dali, Orman Okulu'na dikkatli dinleyen, sessiz ve meraklı bir öğrencidir. Fakat anlamadığı bir şey olduğunda öğretmenine soru sormaya utanır. Herkesin konuyu anladığını, yalnızca kendisinin anlamadığını düşünür. Bir gün sınıfta tohumların nasıl büyüdüğü anlatılır. Dali, tohumların neden hem suya hem de havaya ihtiyaç duyduğunu tam anlayamaz ama elini kaldırmaz. Bahçede ekim çalışması yapılırken bazı arkadaşlarının da aynı konuyu merak ettiğini fark eder. Öğretmeni Arel, soru sormanın bilmemek değil, öğrenmek istemek olduğunu anlatır. Dali derin bir nefes alır ve aklındaki soruyu açıkça sorar. Öğretmenin cevabı yalnızca Dali'ye değil, bütün sınıfa yardımcı olur. Dali, soru sormanın utanılacak bir şey olmadığını, öğrenmenin cesur ve değerli bir adımı olduğunu keşfeder.

Cesaret Masalları
Renkli Orman'da yaşayan Küçük Papağan Nira, eskiden neşeyle konuşan ve duyduğu güzel sözleri tekrar etmeyi seven bir papağandır. Bir gün orman okulunda yanlış bir kelime söyleyince bazı arkadaşlarının güldüğünü görür ve çok utanır. O günden sonra yanlış konuşmamak için hiç konuşmamaya karar verir. Öğretmeni Baykuş Talu, hata yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu anlatır ama Nira yine de sesini kullanmaktan çekinir. Bir sabah ormanda büyük bir piknik hazırlığı yapılırken, eski köprüdeki tahta levhanın gevşediğini ilk fark eden Nira olur. Köprüden geçecek arkadaşlarını uyarması gerekir. Önce sessiz kalmak ister, fakat konuşmazsa arkadaşlarının zorlanabileceğini anlar. Derin nefes alır, kısa ve açık bir cümleyle durumu anlatır. Yetişkinler köprüyü güvenli biçimde kapatır ve yeni yol hazırlanır. Nira, doğru zamanda söylenen bir sözün çok değerli olabileceğini, hata yapmaktan korksa bile kendini ifade etmeyi öğrenebileceğini keşfeder.

Okul Masalları
Küçük Tavşan Misu, Orman Okulu'na yeni başlamıştır. Okulun bahçesi, sınıfı ve oyuncak köşesi güzel görünse de okul kapısında annesinden ayrılmak ona çok zor gelir. Annesinin gün sonunda geri geleceğini bilse bile içi sıkılır ve kapıdan içeri girmek istemez. Öğretmeni Narin, Misu'yu acele ettirmez. Ona kısa bir vedalaşma rutini ve sınıfta güvenli bir başlangıç köşesi gösterir. Misu önce annesine sarılır, sonra birlikte seçtikleri kısa vedalaşma cümlesini söyler ve öğretmeniyle resim köşesine geçer. İlk gün biraz üzülür, ama gün içinde küçük oyunlara katılır ve annesinin gerçekten geri geldiğini görür. Birkaç gün sonra Misu, ayrılmanın sonsuza kadar gitmek olmadığını, okul günü bitince yeniden kavuşmak anlamına geldiğini öğrenir.

Cesaret Masalları
Sera adında küçük bir ateş böceği, gündüzleri çiçekler arasında neşeyle dolaşsa da gece olunca korkudan yaprakların altına saklanır. Karanlıkta gölgeler ona büyük ve ürkütücü görünür. Bu yüzden diğer ateş böcekleri gibi rahatça uçamaz ve kendi ışığını da çoğu zaman gizler. Bir akşam ormanda yolu karışan küçük kirpi Yumi'nin ağladığını duyar. Önce çok korkar, ama Yumi'yi yalnız bırakmak istemez. Kendi korkusunu fark edip yavaşça nefes alır ve ışığını biraz biraz açarak Yumi'ye yol göstermeye başlar. Yol boyunca karanlığın içindeki sesleri, ağaçları ve taşları daha dikkatli görmeyi öğrenir. Yumi yuvasına ulaştığında Sera, karanlığın onu yok eden bir şey değil, ışığını görünür kılan bir yer olduğunu anlar. O günden sonra Sera korkusunun hemen kaybolmadığını, ama korkarken de cesur davranabileceğini öğrenir.