6-8 yaş
9 dakika
5 bölüm
Sorumluluk

Küçük Maymun Runo, okul servisinde sürekli ayağa kalkmak ister. Çantasının düşmesiyle güvenli oturmanın neden önemli olduğunu öğrenir.
6-8 yaş
9 dakika
5 bölüm
Sorumluluk
Küçük Maymun Runo, Orman Okulu'na servisle gitmeye başlar. Servise binmek ona çok heyecanlı gelir. Camdan dışarı bakmak, arkadaşlarına el sallamak ve koltuğundan kalkıp etrafı görmek ister. Ancak servis hareket halindeyken ayağa kalkmak, kemeri açmak ve camdan dışarı uzanmak güvenli değildir. Öğretmeni Beril ve servis sürücüsü Nadir, kuralların ceza vermek için değil, herkesin güvenli yolculuk yapması için olduğunu anlatır. Runo bunu önce sıkıcı bulur. Bir gün servis yavaşça dönerken Runo'nun açık bıraktığı çantası yere düşer ve içindeki defterler dağılır. Kimseye zarar gelmez, fakat Runo hareket halindeki serviste eşyaların ve yolcuların neden yerinde durması gerektiğini fark eder. O günden sonra kemerini takar, çantasını ayaklarının önüne güvenli biçimde koyar ve camdan dışarı uzanmak yerine pencereden sakince bakar. Runo, güvenlik kurallarının herkes için konmuş yardım çizgileri olduğunu öğrenir.
Güvenlik kuralları bizi kısıtlamak için değil, yolculuk sırasında herkesi korumak için vardır. Sorumlu davranmak, hem kendimizi hem de yanımızdaki arkadaşlarımızı düşünmektir.

Orman Okulu'nda yeni dönem başlamıştı.
Küçük Maymun Runo artık okula servisle gidecekti.
Servis sabahları büyük ceviz ağacının yanında duruyor, çocukları sırayla alıp okula götürüyordu.
Runo ilk gün çantasını taktı ve kapının önünde zıplayarak bekledi.
Servis gelince pencerelerden bakan arkadaşlarını gördü.
İçeri biner binmez en güzel manzarayı görmek istedi.
Bir koltuğa oturdu ama hemen ayağa kalkıp diğer pencereye bakmaya çalıştı.
Servis sürücüsü Nadir, Runo'ya nazikçe seslendi.
"Runo, servis hareket etmeden önce koltuğuna oturmalı ve kemerini takmalısın," dedi.
Yolculuk başlamadan önce güvenli oturmak, yolun en önemli hazırlığıdır.
Runo koltuğuna oturdu ama içindeki heyecan hâlâ yerinde durmuyordu.

Servis yavaşça yola çıktı.
Runo pencereden ağaçları, yol kenarındaki çiçekleri ve okula yürüyen hayvanları izliyordu.
Bir süre sonra yan koltuktaki arkadaşına daha yakından bir şey göstermek istedi.
Kemerini gevşetmeye ve ayağa kalkmaya çalıştı.
Serviste görevli öğretmen Beril hemen yanına geldi.
"Runo, servis hareket ederken ayağa kalkmıyoruz," dedi.
Runo biraz sıkıldı.
"Ama ben sadece bakmak istiyorum," diye cevap verdi.
Öğretmen Beril, güvenlik kurallarının çocukları üzmek için konmadığını anlattı.
"Servis bazen durur, bazen döner, bazen de yavaşlar. Biz koltuğumuzda oturursak bedenimiz güvende kalır," dedi.
Kurallar bazen görünmeyen bir koruma çizgisi gibidir.
Runo bu kelimeleri dinledi ama kurallar ona hâlâ biraz fazla sıkıcı geliyordu.

Ertesi sabah Runo servise yine heyecanla bindi.
Çantasını koltuğun kenarına bıraktı ve fermuarını tam kapatmadı.
Kemerini taktı ama pencereden dışarı bakarken çantasını unuttu.
Servis okul yolundaki geniş virajdan çok yavaş geçti.
O sırada Runo'nun çantası koltuğun kenarından kaydı ve yere düştü.
İçinden defteri, kalem kutusu ve küçük suluk kabı çıktı.
Kimseye zarar gelmedi. Servis sürücüsü Nadir zaten yavaş gidiyordu.
Ama Runo çantasının nasıl kolayca düştüğünü görünce şaşırdı.
Öğretmen Beril, servis güvenli biçimde durduktan sonra eşyaları toplamasına yardım etti.
Hareket eden bir araçta hem biz hem de eşyalarımız güvenli yerde durmalıdır.
Runo, eğer kendisi de ayağa kalkmış olsaydı dengesini kaybedebileceğini düşündü.

Okula geldiklerinde öğretmen Beril sınıfta kısa bir güvenli yolculuk oyunu hazırladı.
Tahtaya bir servis resmi çizdi.
Sonra çocuklara, "Serviste bizi güvende tutan davranışlar neler olabilir?" diye sordu.
Bir çocuk, "Kemerimizi takmak," dedi.
Başka biri, "Hareket ederken ayağa kalkmamak," diye ekledi.
Runo da elini kaldırdı.
"Çantamızı güvenli yere koymak ve fermuarını kapatmak," dedi.
Öğretmen Beril gülümsedi.
Listeye camdan dışarı uzanmamak, yüksek sesle sürücüyü rahatsız etmemek ve iniş binişlerde sırayı beklemek de eklendi.
Güvenli yolculuk, herkesin küçük sorumlulukları birlikte yerine getirmesiyle olur.
Runo artık kuralları yalnızca yasaklar gibi görmüyordu. Onlar herkesin güvenliği için hazırlanmış yardım çizgileriydi.

Bir sonraki sabah Runo servise binmeden önce çantasının fermuarını kapattı.
Servise bindiğinde öğretmen Beril'e günaydın dedi ve koltuğuna geçti.
Çantasını ayaklarının önünde güvenli bir yere koydu.
Kemerini taktı ve pencereden dışarı sakince bakmaya başladı.
Yol kenarında gördüğü kırmızı çiçekleri arkadaşına göstermek istedi.
Bu kez ayağa kalkmadı.
"Bak, sağ tarafta kırmızı çiçekler var," dedi.
Arkadaşı başını çevirip çiçekleri gördü.
Runo gülümsedi. Yerinde otururken de gördüklerini paylaşabileceğini anlamıştı.
Servis okula vardığında çocuklar sırayla indi.
Sorumlu davranmak, eğlenmeyi bırakmak değil, güvenli yolu seçerek eğlenmektir.
Runo artık servis yolculuklarını seviyordu.
Camdan dışarı uzanmadan manzarayı izliyor, kemerini takıyor ve çantasını güvenli yere koyuyordu.
Çünkü güvenli bir yolculukta herkesin okula daha huzurlu ve neşeli ulaştığını öğrenmişti.
Küçük kaptan! Yarın akşamın masalını sen belirle. En çok oy alan masalı yarın 20:30'da yayına alalım!
Masalın ardından çocuğunuza "Runo serviste neden yerinde durmakta zorlandı?", "Çantası düşünce ne fark etti?" ve "Serviste güvenli oturmak için hangi kurallara dikkat etmeliyiz?" sorularını yöneltebilirsiniz.
Birlikte servis veya araba yolculuğu için kısa bir güvenlik listesi hazırlayabilirsiniz.

Küçük Sincap Sumi, Orman Okulu'nun ilk haftasında çok heyecanlıdır. Fakat çantasını hazırlamayı hep sabaha bırakır. Bir gün boya kalemlerini, başka bir gün suluk kabını, başka bir sabah da ödev yaprağını evde unutur. Sumi her defasında üzülür ve okulda zorlanır. Öğretmeni Melda, ona kızmadan çanta hazırlamanın büyük bir iş gibi görünse de küçük adımlara bölününce kolaylaşacağını anlatır. Birlikte basit bir akşam hazırlık listesi yaparlar. Listeye defter, kalem kutusu, suluk, beslenme kabı ve ödev yaprağı eklenir. Sumi akşamları bu listeye bakarak çantasını hazırlar. Sabahları daha sakin çıkar, okulda eşyalarını rahatça bulur ve sorumluluk almanın korkutucu değil, günü kolaylaştıran bir alışkanlık olduğunu öğrenir.

Yeşil Orman'ın yöneticisi Kral Aslan Arda, gücünü korkutmak için değil, adaleti korumak için kullanır. Bir gün tavşanlar ile kunduzlar arasında su yüzünden büyük bir anlaşmazlık çıkar. Ardından sincapların kış için topladığı yiyecekler kaybolur ve suçsuz bir karga hırsızlıkla suçlanır. Kral Arda hiçbir söylentiye hemen inanmaz. Herkesi sırayla dinler, olay yerlerini inceler ve gerçekleri bulur. Orman halkı, adaletin güçlü olanı korumak değil, haklı olanı bulmak olduğunu öğrenir.

Küçük İlay, okula yeni başlayan tatlı ve dikkatli bir çocuktur. Beslenme saatinde çantasını açmaya çekinir çünkü evden getirdiği yiyeceklerin arkadaşlarına garip görüneceğini düşünür. Herkesin aynı şeyleri yediğini sanır ve kendi yemeğiyle alay edilmesinden korkar. Bir gün sınıfta beslenme saati geldiğinde İlay çantasını açmak istemez. Öğretmeni Yelda, onu zorlamadan yanında oturur ve her evin farklı kokuları, tatları ve alışkanlıkları olabileceğini anlatır. Sınıftaki çocuklar çantalarını açınca kimi peynirli sandviç, kimi zeytin, kimi meyve, kimi poğaça, kimi de annesinin yaptığı küçük börekleri getirir. İlay, herkesin beslenmesinin farklı olduğunu ve bunun utanılacak değil, konuşulacak güzel bir çeşitlilik olduğunu fark eder. Sonunda kendi beslenme çantasını açar. Arkadaşları onun yemeğini merak eder ama nazik davranır. İlay, kendi alışkanlıklarından utanmadan sınıfa uyum sağlayabileceğini ve farklılıkların arkadaşlığı güzelleştirdiğini öğrenir.

Küçük Horoz Rafi, Orman Okulu'nda konuşmayı çok seven neşeli bir öğrencidir. Aklına gelen her şeyi hemen anlatmak ister. Arkadaşları bir şey söylerken araya girer, öğretmeni soru sorduğunda başkasının cevabını beklemeden konuşur. Rafi kötü niyetli değildir; sadece heyecanını tutmakta zorlanır. Fakat bir gün sınıfta herkesin sevdiği oyunu anlatma etkinliği yapılır. Rafi söz sırasını beklemeden konuşunca arkadaşları kendi düşüncelerini tamamlayamaz. Kuzu Pima üzülür, ördek Cino söyleyeceğini unutur. Öğretmen Yonca, konuşmanın güzel olduğunu ama dinlemenin de arkadaşlara saygı göstermek olduğunu anlatır. Sınıfta küçük bir söz sırası taşı kullanılmaya başlanır. Taş kimdeyse o konuşur, diğerleri dinler. Rafi önce beklemekte zorlanır ama arkadaşlarını dinleyince onların da çok güzel fikirleri olduğunu fark eder. Günün sonunda Rafi, söz kesmeden dinlemenin sınıfı daha huzurlu yaptığını ve herkesin kendini değerli hissetmesine yardım ettiğini öğrenir.