Masal hakkında · konular ve bölümler
3-5 yaş
Yaklaşık 7 dakika
7 bölüm
Sorumluluk

Küçük Horoz Rafi sınıfta anlatacak çok şeyi olduğu için arkadaşlarının sözünü keser. Dinlemenin de konuşmak kadar değerli olduğunu öğrenir.
3-5 yaş
Yaklaşık 7 dakika
7 bölüm
Sorumluluk
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Küçük Horoz Rafi, Orman Okulu'nda konuşmayı çok seven neşeli bir öğrencidir. Aklına gelen her şeyi hemen anlatmak ister. Arkadaşları bir şey söylerken araya girer, öğretmeni soru sorduğunda başkasının cevabını beklemeden konuşur. Rafi kötü niyetli değildir; sadece heyecanını tutmakta zorlanır. Fakat bir gün sınıfta herkesin sevdiği oyunu anlatma etkinliği yapılır. Rafi söz sırasını beklemeden konuşunca arkadaşları kendi düşüncelerini tamamlayamaz. Kuzu Pima üzülür, ördek Cino söyleyeceğini unutur. Öğretmen Yonca, konuşmanın güzel olduğunu ama dinlemenin de arkadaşlara saygı göstermek olduğunu anlatır. Sınıfta küçük bir söz sırası taşı kullanılmaya başlanır. Taş kimdeyse o konuşur, diğerleri dinler. Rafi önce beklemekte zorlanır ama arkadaşlarını dinleyince onların da çok güzel fikirleri olduğunu fark eder. Günün sonunda Rafi, söz kesmeden dinlemenin sınıfı daha huzurlu yaptığını ve herkesin kendini değerli hissetmesine yardım ettiğini öğrenir.
Konuşmak kadar dinlemek de önemlidir. Söz sırasını beklemek, arkadaşlarımızın düşüncelerine saygı duyduğumuzu gösterir.

Orman Okulu'na giden Rafi adında küçük bir horoz varmış.
Rafi çok neşeliymiş. Sabah okula gelir gelmez herkese anlatacak bir şey bulurmuş.
Bahçede gördüğü kelebeği, evde yediği kahvaltıyı ve yolda karşılaştığı karıncaları hemen paylaşmak istermiş.
Konuşmak Rafi'ye çok eğlenceli gelirmiş.
Fakat Rafi bazen arkadaşlarının hâlâ konuştuğunu fark etmiyormuş.
Kuzu Pima bir oyun anlatırken Rafi araya girip kendi oyununu söylemiş.
Ördek Cino sevdiği resmi göstermek isterken Rafi hemen başka bir şey anlatmaya başlamış.
Rafi kötü niyetli değilmiş.
Sadece aklına gelenleri bekletmekte zorlanıyormuş.
Heyecanlı olmak güzeldir, ama heyecanımız başkasının sözünü bitirmesine engel olmamalıdır.
Rafi henüz dinlemenin de konuşmak kadar önemli olduğunu bilmiyormuş.

Bir sabah Öğretmen Yonca sınıfa küçük minderler dizmiş.
Çocuklar minderlerin üzerine oturmuş.
Öğretmen Yonca, "Bugün herkes en sevdiği oyunu anlatacak," demiş.
"Bir arkadaşımız konuşurken onu dinleyeceğiz. Sonra sıra bize gelince biz anlatacağız."
İlk söz sırası Kuzu Pima'ya gelmiş.
Pima, "Ben yaprak dizme oyununu seviyorum çünkü..." diye başlamış.
Tam o anda Rafi heyecanla öne eğilmiş.
"Ben de top oyununu seviyorum. Hem de çok hızlı koşarım," demiş.
Pima cümlesini tamamlayamamış.
Biraz duraksamış ve başını eğmiş.
Birinin sözünü kesmek, onun düşüncesini yarım bırakabilir.
Rafi, Pima'nın üzüldüğünü hemen fark etmemiş.

Sonra söz sırası Ördek Cino'ya gelmiş.
Cino ellerini dizlerinin üzerine koymuş ve konuşmaya başlamış.
"Ben su kenarında taş sayma oyununu seviyorum çünkü..."
Rafi yine dayanamayınca araya girmiş.
"Taş sayma oyununda ben hep büyük taşları seçerim," demiş.
Cino birden sustu.
Ne söyleyeceğini unutmuştu.
Öğretmen Yonca bunu görünce sakin bir sesle konuşmuş.
"Rafi, anlatacak çok şeyin olduğunu görüyorum," demiş.
"Ama arkadaşların konuşurken araya girince onlar cümlelerini bitiremiyor."
Rafi şaşırmış.
"Ben sadece söylemek istemiştim," demiş.
İyi niyetli olsak bile davranışımız bazen arkadaşımızı üzebilir.
Rafi ilk kez, hızlı konuştuğu zaman arkadaşlarının nasıl hissettiğini düşünmüş.

Öğretmen Yonca küçük, pürüzsüz bir taş çıkarmış.
Taşın üzerine minik bir yıldız resmi çiziliymiş.
"Bu bizim söz sırası taşımız olsun," demiş.
"Taş kimdeyse o konuşacak. Diğerleri onun sözünü tamamlamasını bekleyecek."
Rafi taşı merakla izlemiş.
İlk taş yine Pima'ya verilmiş.
Pima bu kez cümlesini tamamlamış.
"Yaprak dizme oyununu seviyorum çünkü renkleri yan yana koymak hoşuma gidiyor," demiş.
Rafi konuşmak istemiş ama taşın Pima'da olduğunu hatırlamış.
Söylemek istediğini aklında tutmuş, derin bir nefes almış ve Pima'nın sözünü bitirmesini beklemiş.
Sıramızı beklemek, söyleyeceklerimizi unutmak değildir. Başkasına alan açmaktır.
Pima konuşmasını bitirince gülümsedi. Çünkü bu kez gerçekten dinlenmişti.

Söz sırası taşı bu kez Cino'ya geçti.
Cino taş sayma oyununu anlatmaya başladı.
Rafi yine araya girmek istedi.
Ama bu kez içinden, "Önce Cino bitirsin," dedi.
Cino oyunun sonunda taşlarla küçük şekiller yaptığını anlattı.
Rafi bunu duyunca çok şaşırdı.
Daha önce Cino'nun taşlarla şekil yaptığını hiç bilmiyordu.
Sonra başka bir arkadaşının yapraklardan gemi yaptığını öğrendi.
Bir başkası ise top oyununda hızlı koşmaktan çok pas vermeyi sevdiğini söyledi.
Rafi dinledikçe arkadaşlarının aklında ne kadar güzel fikirler olduğunu fark etti.
Dinlediğimizde, arkadaşlarımızın dünyasını daha iyi tanırız.
Rafi ilk kez sessiz kalmanın sıkıcı olmadığını düşündü.

Sonunda söz sırası taşı Rafi'ye geldi.
Rafi taşı iki kanadının arasında tuttu.
Öğretmen Yonca, "Şimdi seni dinliyoruz Rafi," dedi.
Rafi çok mutlu oldu.
Çünkü herkes ona bakıyor ve sözünü kesmeden bekliyordu.
"Ben top oyununu seviyorum," dedi.
"Ama bugün Pima'nın yaprak dizme oyununu ve Cino'nun taş şekillerini de merak ettim."
Arkadaşları gülümsedi.
Rafi konuşmasını bitirince taşı öğretmenine verdi.
Sonra Pima'ya döndü.
"Sözünü kestiğim için özür dilerim," dedi.
Cino'ya da, "Senden de özür dilerim. Söyleyeceğini unutmana neden oldum," diye ekledi.
Özür dilemek, hatamızı fark ettiğimizi ve arkadaşımızı önemsediğimizi gösterir.
Pima ve Cino, Rafi'nin özrünü kabul ettiler.

O günden sonra Orman Okulu'nda söz sırası taşı sık sık kullanıldı.
Çocuklar bir arkadaşları konuşurken beklemeyi öğrendiler.
Rafi bazen yine çok heyecanlandı.
Söylemek istediği şey aklına hemen geldiğinde kanatları kıpır kıpır oldu.
Ama artık ne yapacağını biliyordu.
Önce derin nefes alıyor, sonra arkadaşının cümlesini bitirmesini bekliyordu.
Sırası geldiğinde ise düşüncesini rahatça anlatıyordu.
Sınıfta herkes kendini daha huzurlu hissetmeye başladı.
Çünkü herkesin sözü duyuluyor, herkes düşüncesini tamamlayabiliyordu.
Saygılı bir sınıfta konuşmak da dinlemek de herkes için değerlidir.
Küçük Horoz Rafi artık anlatacak çok şeyi olsa bile arkadaşlarının söz hakkına dikkat ediyordu.
Çünkü dinlemenin, arkadaşlığı ve sınıf düzenini güzelleştiren önemli bir davranış olduğunu öğrenmişti.
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Masalın ardından çocuğunuza "Rafi neden arkadaşlarının sözünü kesiyordu?", "Arkadaşları sözleri kesilince nasıl hissetti?" ve "Konuşmak için sıranı beklerken ne yapabilirsin?" sorularını yöneltebilirsiniz.
Evde küçük bir söz sırası oyunu oynayarak elinde nesne olan kişinin konuştuğu, diğerlerinin dinlediği kısa bir etkinlik yapabilirsiniz.
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfet
Eğitici Masallar
Nomi, tramvay durağında kırmızı bir eldiven bulur. Onu kendine ayırmak yerine, tanıdığı kütüphaneci Beki ile sahibinin arayabileceği güvenli bir yere bırakır.

Sağlık Masalları
Küçük Rakun Pavi, Orman Okulu'nda oyun oynamayı çok sever. Bahçede toprakla oynar, yaprak toplar ve küçük taşlardan yollar yapar. Ancak oyun bitince ellerini yıkamayı sık sık unutur. Bir gün atıştırmalık saatinde elindeki çamur izlerini fark eder. Öğretmeni İpek, Pavi'yi korkutmadan ellerimizde bazen gözle göremediğimiz küçük kirler ve mikroplar olabileceğini anlatır. Ellerimizi yıkamanın yalnızca temiz görünmek için değil, kendimize ve arkadaşlarımıza özen göstermek için de önemli olduğunu söyler. Pavi, su ve sabunla ellerini yıkamayı küçük bir şarkıyla eğlenceli hale getirir. O günden sonra oyunlardan ve tuvaletten sonra, yemekten önce ellerini yıkamayı hatırlamak için sınıftaki el yıkama yapraklarını takip eder.

Sağlık Masalları
Küçük Timsah Mako, geniş gülümsemesiyle tanınan neşeli bir timsahtır. Ancak diş fırçalama zamanı geldiğinde banyodan uzaklaşır. Fırçalamanın uzun sürdüğünü ve bazen ağzını rahatsız ettiğini düşünür. Bir sabah diş fırçasını oyuncak sepetinin altına saklar. Kahvaltıdan sonra dişlerinin arasında kalan yiyecek parçaları onu rahatsız edince fırçasını saklamanın sorunu çözmediğini fark eder. Annesi Mako'ya kızmak yerine onu dinler. Birlikte yumuşak bir diş fırçası seçer, küçük bir kum saati kullanır ve kısa bir fırçalama şarkısı söylerler. Mako, zorlandığında saklanmak yerine duygusunu söyleyebileceğini öğrenir. Dişlerini küçük ve yumuşak hareketlerle fırçaladığında ağzının daha temiz ve rahat olduğunu hisseder. Böylece diş fırçalamanın sıkıcı bir görev değil, kendisine iyi bakmanın günlük bir yolu olduğunu anlar.

Sorumluluk Masalları
Deniz'in odasındaki oyuncaklar, her gece çocuk uyuduktan sonra sessizce canlanır. Bir akşam kırmızı oyuncak trenin tekerleği yerinden çıkar. Tren artık raylarda ilerleyemediği için kendisini değersiz hisseder ve oyuncak kutusunun en arkasına çekilir. Tahta bebek Ada, pelüş ayı Mert ve oyuncak kamyon Bora, onu atmak yerine tamir etmeye karar verir. Oyuncaklar odadaki güvenli malzemeleri kullanarak küçük bir tamirhane kurar. İlk denemeleri başarısız olur, ancak birlikte düşünüp sabırla çalışırlar. Tren yeniden hareket ettiğinde oyuncaklar, kırılan bir eşyanın hemen çöpe atılması gerekmediğini ve yardım istemenin utanılacak bir şey olmadığını öğrenir.