Yaren ve Ters Duran Harita
Yerini Değiştiren Kâğıt · 1/3
Masal Gemisi Editoryal Kütüphanesi

Bir varmış, bir yokmuş. Yaren, dedesi Seyfi ile Resimli Park'a gitmiş. Parkın girişinde kocaman kırmızı bir mantara benzeyen gölgelik varmış. Altında yuvarlak bir masa duruyormuş. Masanın üzerindeki haritada yazılar yerine küçük resimler bulunuyormuş. Yaren hemen masaya yaklaşmış. Haritada kırmızı mantar, sarı kemer, mavi gölet ve yeşil çatılı bir köşe varmış. Seyfi parmağını mantarın resmine koymuş. “Şu anda buradayız,” demiş. Yaren önce resme, sonra üzerlerindeki kırmızı gölgeliğe bakmış. Büyük mantarın küçücük hâli kâğıdın üzerinde duruyormuş. Yeşil çatının altında kitaplar çiziliymiş. Yaren oraya gitmek istemiş. Dedesinin yanında yürürken bir keşif kaptanı olduğunu hayal etmiş. Parkın yolları masalsı ülkesinin yollarıymış. Ağaçlar kocaman, gölgeler uzunmuş. Ama Seyfi hep yanındaymış. Birlikte, geniş yürüyüş yolundan ilerleyeceklermiş. Dede haritayı masadan alıp Yaren'e vermiş. Kâğıt çocuğun iki eline de değiyormuş. Yaren onu dikkatle tutmuş. Önce sarı kemeri bulacaklarmış. Kemerin ardından göleti göreceklermiş. Sonra yeşil okuma köşesine varacaklarmış. Küçük resimler, yürüyüşün duraklarını gösteriyormuş.
Park yerinde duruyor; gördüklerime uyması için haritamı çevirebilirim.
Birkaç adım sonra Yaren durmuş. Sarı kemer sağ tarafta görünüyormuş. Ama elindeki resimde öbür yandaymış. Çocuk haritaya kaşlarını çatarak bakmış. “Kemer yerini değiştirmiş,” demiş. Seyfi yanına eğilmiş. İkisi geniş yolun kenarında, başkalarının geçebileceği bir yerde durmuş. Seyfi önce çevreye bakmalarını önermiş. Kırmızı mantar arkalarında duruyormuş. Sarı kemer ise ilerideymiş. Haritanın üzerindeki mantar Yaren'den uzak tarafta kalmış. Çocuk kâğıdı biraz çevirmiş. Mantar resmi kendisine yaklaşmış. Sarı kemerin resmi de gördüğü tarafa dönmeye başlamış. “Park dönmedi, kâğıt döndü!” demiş Yaren. Dedesi gülümsemiş. Haritayı çevirmeyi birlikte tamamlamışlar. Şimdi resimdeki sıra çevreye daha çok benziyormuş. Yaren yeniden ileriyi göstermiş. Keşifleri bitmemiş. İlk buldukları şey, durup baktıklarında bir resmin daha anlaşılır olabildiğiymiş.