Peri Vela ve Bulutun Selamı
Çiçekli Yoldaki Merhaba · 1/3
Masal Gemisi Editoryal Kütüphanesi

Bir varmış, bir yokmuş. Masallar ülkesinde Vela adında küçük bir peri yaşarmış. Bakır renkli saçları, yaprağa benzeyen iki kanadı varmış. O sabah kanatlarını açıp kapamış. Sonra çiçekli yola çıkmış. Bulut arkadaşı Nuvin ile buluşacakmış. Yolun yanında büyük sarı çiçekler duruyormuş. Yaprakların üzerinde sabah ışığı parlıyormuş. Vela sarı çizmeleriyle yavaşça yürümüş. Bir köşeyi dönünce Nuvin'i görmüş. Küçük bulut, çiçeklerin üzerinde usulca süzülüyormuş. Alt tarafı açık mor, yüzü yumuşacıkmış. Vela arkadaşını gördüğüne çok sevinmiş. Kollarını açmak istemiş. Ama yaklaşmadan önce durmuş. ‘Merhaba Nuvin! Sana sarılabilir miyim?’ diye sormuş. Nuvin ona bakmış. Biraz düşünmüş. ‘Bugün sarılmak istemiyorum,’ demiş. Sesi küçük ama açıkmış. Vela kollarını yanına indirmiş. Arkadaşını özlemiş. Bu yüzden önce şaşırmış. ‘Ben seni gördüğüme sevindim,’ demiş. Nuvin gülümsemiş. ‘Ben de seni gördüğüme sevindim,’ diye cevap vermiş. ‘Bugün sarılmak yerine uzaktan bir selam hoşuma gider.’ Vela bir adım geride durmuş. ‘Peki, nasıl selamlaşalım?’ diye sormuş. Nuvin bir kenarını hafifçe kaldırmış. Sanki pamuktan bir parça el sallıyormuş. Vela da kendi elini sallamış. Bir sağa, bir sola. İkisi dokunmadan sıcak bir merhaba söylemiş.
Sana sarılabilir miyim? İstersen başka bir selam da bulabiliriz.
Çiçeklerin arasından ince bir rüzgâr geçmiş. Vela'nın elbisesinin ucu kıpırdamış. Nuvin de hafifçe dönmüş. Vela gülümseyerek arkadaşının yüzüne bakmış. Nuvin hâlâ yanındaymış. Sarılmamışlar ama buluşmaları güzel başlamış. ‘Birlikte yürümek ister misin?’ diye sormuş Vela. ‘İsterim,’ demiş Nuvin. Rüzgâr Köşkü'ne gitmeye karar vermişler. Orada uzun kumaşlar, esen rüzgârla yavaşça sallanırmış. Vela, kumaşların altında yumuşak bir dans oyunu hayal etmiş. Nuvin de kumaşların dalga gibi kıpırdamasını görmek istemiş. Vela geniş yolda yürümüş. Nuvin onun yanında süzülmüş. Aralarında rahat bir boşluk varmış. Yoldaki sarı çiçekler arkada kalmış. İleride su yeşili kemerler görünmüş. Vela elini yeniden kaldırmış. ‘Merhabamız yanımızda geliyor,’ demiş neşeyle.