Prenses İduna ve Eğri Taç
Minderin Altındaki Sarı Taç · 1/3
Masal Gemisi Editoryal Kütüphanesi

Bir varmış, bir yokmuş. Pembe pencereli bir sarayda Prenses İduna yaşarmış. Sabahları pencereden avludaki gölgeleri izlermiş. Bir gün annesi Boran, dolaptan küçük bir kutu indirmiş. Kutunun içinden hardal sarısı, yumuşacık bir taç çıkmış. Tacın ortasında mavi bir yuvarlak varmış. İduna parmağıyla kumaşa dokunmuş. Bu taç sert metalden yapılmamış. Yumuşak keçeden dikilmiş. Tepesinde üç geniş çıkıntısı varmış. Uçları da yuvarlakmış. Annesi, küçükken bu tacı taktığını anlatmış. İduna şaşırmış. Annesinin de bir zamanlar küçük olduğunu düşünmek hoşuna gitmiş. “Bugün takabilir miyim?” diye sormuş. Boran gülümseyip başını sallamış. Tacı İduna'nın saçına yerleştirmiş. Aynada yan yana durmuşlar. İduna kendisine bakmış. Mavi yuvarlak tam alnının üzerindeymiş. Başını hafifçe çevirince taç da onunla dönmüş. Küçük prenses gülümsemiş. Annesi kutuyu alçak bir rafın üzerine koymuş. “Çıkardığında burada dinlenebilir,” demiş. İduna kutunun içindeki açık renkli kumaşı düzeltmiş. Ona göre bu kumaş, tacın küçük yatağıymış. Taç için bir dinlenme yeri hazırlamak eğlenceli gelmiş. Sonra annesine teşekkür etmiş.
Oyun bittiğinde tacım kendi kutusunda dinlenebilir.
O gün mavi odada bir saray oyunu kuracaklarmış. İduna geniş minderleri yere dizmiş. Bir minder ada, diğeri liman olmuş. Yastıklardan alçak bir sıra yapmış. Sıranın sonunda oyuncak bir tekne bekliyormuş. Prenses, limanına gelen hayali yolcuları karşılayacakmış. Biraz oynayınca tacını çıkarmış. Kutusu öbür odadaymış. İduna tacı yakındaki minderin üzerine bırakmış. “Birazdan götürürüm,” demiş. Sonra teknesi için yumuşak bir yelken aramaya başlamış. Oyuna kapılınca minderin üzerindeki tacı bir süre düşünmemiş. Hayali yolcular limana varıyormuş. İduna mavi bir yastığı kaldırıp minderin üzerine koymuş. Tekne için güzel bir kıyı olmuş. Tam yerleşirken alttan sarı bir parça görünmüş. Prenses yastığı kaldırmış. Tacın bir çıkıntısı yana doğru katlanmış. İduna durup bakmış. Emanet aldığı taç artık biraz eğriymiş.