Vemi ve Nola’nın İki Ayrı Oyunu
Bir Top, Bir Sepet · 1/3

Bir varmış, bir yokmuş. Vemi adında küçük bir tavşan varmış. O sabah mavi topunu kolunun altına almış. Kedi arkadaşı Nola ile bahçede buluşacakmış. Vemi, topun çimenlerde nasıl yuvarlanacağını düşünerek yürümüş. Aklında şimdiden güzel bir oyun varmış. Bahçenin yanındaki düz çimenliğe geldiğinde Nola’yı görmüş. Nola alçak bir sepet taşıyormuş. İçinde büyük keçe parçaları varmış. Sarı bir güneş, yeşil bir yaprak ve beyaz bir bulut görünüyormuş. Vemi topunu kaldırmış. “Hazır mısın?” diye sormuş. Nola sepetini yere bırakmış. “Ben bugün bunlarla resim kurmak istiyorum,” demiş. Vemi bir an durmuş. Arkadaşının topa doğru koşacağını sanmış. Oysa Nola, keçe bulutunu dikkatle çıkarıyormuş. Vemi topunu kucağına almış. Aklındaki oyun biraz değişmiş gibi gelmiş. “Ama ben top getirdim,” demiş. Nola başını kaldırmış. “Gördüm. Mavisi çok güzel.” Sonra kendi sepetine bakmış. “Benim de aklımda bir resim var.” İkisi bir süre çimenliğin yanında durmuş. Sabah kuşları ağaçların içinde küçük seslerle ötüyormuş.
Arkadaşımın başka bir oyun seçmesi, benimle arkadaş olmak istemediği anlamına gelmez.
Vemi’nin kulakları hafifçe yana açılmış. “Benimle oynamak istemiyor musun?” diye sormuş. Nola hemen yanına oturmuş. “Seninle buluşmak istedim,” demiş. “Ama bugün top yerine keçe seçiyorum.” Vemi arkadaşının yüzüne bakmış. Nola ona kızgın görünmüyormuş. Tavşan topun üstündeki küçük ışığa bakmış. Arkadaş olmakla aynı oyunu seçmenin hep birlikte olduğunu sanıyormuş. Şimdi ikisinin isteği farklıymış. Vemi bunu düşünürken Nola çimenliğin yanındaki verandayı göstermiş. Verandada alçak bir masa ve geniş bir gölgelik varmış. “Sen çimenlikte topunu yuvarlayabilirsin,” demiş Nola. “Ben de burada şekillerimi kurabilirim.” Vemi verandaya bakmış. Oradan çimenlik rahatça görünüyormuş. İkisi uzaklaşmadan farklı şeyler yapabilirmiş. Vemi hemen cevap vermemiş. Önce bu yeni fikri biraz aklında çevirmiş.