3-5 yaş
7 dakika
6 bölüm
Arkadaşlık
Masal Hakkında
Küçük Sincap Varo, Orman Parkı'nda arkadaşlarıyla oyun oynamayı çok sever. Özellikle kozalak yarışı ve yaprak toplama oyunlarında birinci olmak ister. Kazandığında sevinir, zıplar ve herkese gülümser. Fakat kaybettiğinde hemen üzülür, gözleri dolar ve oyunu bırakmak ister. Bir gün arkadaşlarıyla yapılan kozalak yuvarlama oyununda Varo'nun kozalağı hedefe ulaşamaz. Varo çok üzülür ve ağlayarak kenara çekilir. Öğretmeni Lina, ona kaybetmenin kötü biri olmak anlamına gelmediğini, oyunların sadece kazanmak için değil, birlikte eğlenmek ve denemek için de oynandığını anlatır. Varo önce zorlanır, sonra arkadaşlarının da bazen kaybettiğini ve yine oyuna devam ettiğini görür. Derin nefes almayı, arkadaşını tebrik etmeyi ve yeniden denemeyi öğrenir. Günün sonunda Varo, kazanmanın güzel olduğunu ama arkadaşlarla neşeyle oynamanın daha kalıcı bir mutluluk verdiğini fark eder.
Oyunlarda bazen kazanır, bazen kaybederiz. Kaybetmek kötü olduğumuz anlamına gelmez; arkadaşımızı tebrik edip yeniden denemek oyunu daha güzel hale getirir.
Bölümler
Oyunu Kaybedince Ağlayan Küçük Sincap Varo Masalı
1. Bölüm: Kazanmayı Çok Seven Varo
Orman Parkı'ndaki Oyunlar

Orman Parkı'nda Varo adında küçük bir sincap yaşarmış.
Varo koşmayı, zıplamayı, kozalak toplamayı ve arkadaşlarıyla oyun oynamayı çok severmiş.
Parkta her gün farklı bir oyun oynanırmış.
Bazen kozalak yuvarlama oyunu, bazen yaprak toplama yarışı, bazen de küçük taşlardan yol yapma oyunu olurmuş.
Varo oyun başlayınca çok heyecanlanırmış.
Kazanmak onu mutlu edermiş.
Birinci olduğunda kuyruğunu neşeyle sallar, zıplar ve gülermiş.
Ama kazanamadığında işler değişirmiş.
Varo'nun gözleri dolar, dudakları titrer ve hemen oyunu bırakmak istermiş.
Bir oyunu kazanmayı istemek doğaldır, ama her oyun yalnızca kazanmak için oynanmaz.
Varo bunu henüz tam bilmiyormuş.
2. Bölüm: Kozalak Hedefe Gitmiyor
Zor Bir An

Bir sabah çocuklar parkta kozalak yuvarlama oyunu oynamaya karar vermiş.
Oyunun kuralı basitmiş.
Her çocuk kozalağını çizilen küçük hedefe doğru yavaşça yuvarlayacakmış.
Hedefe en yakın kozalak oyunu kazanacakmış.
Varo hemen en düzgün kozalağı seçmiş.
Sıra ona gelince derin bir nefes almadan kozalağını hızlıca yuvarlamış.
Kozalak önce güzel gitmiş, sonra küçük bir taşa çarpıp yana dönmüş.
Hedeften uzak bir yerde durmuş.
Küçük tavşan Neri'nin kozalağı ise hedefe daha yakın durmuş.
Arkadaşları Neri'yi alkışlamış.
Bazen çok isteriz, çok deneriz ama sonuç yine de beklediğimiz gibi olmaz.
Varo'nun gözleri dolmuş. "Ben oynamıyorum," deyip kenara çekilmiş.
3. Bölüm: Ağlamak ve Anlatmak
Varo'nun Üzüntüsü

Varo parkın kenarındaki küçük ağacın altına oturmuş.
Gözlerinden yaşlar akmış.
Öğretmeni Lina, Varo'nun yanına gelmiş ve yere onunla aynı hizaya oturmuş.
"Çok üzülmüş görünüyorsun," demiş.
Varo burnunu çekmiş.
"Kazanamadım. O zaman oyun kötü," demiş.
Öğretmen Lina sakin bir sesle cevap vermiş.
"Kaybetmek üzücü gelebilir. Ama kaybetmek senin kötü oynadığın ya da kötü bir arkadaş olduğun anlamına gelmez."
Varo öğretmenine bakmış.
"Peki bu duygu geçer mi?" diye sormuş.
Üzüldüğümüzü söylemek, duygumuzla baş etmenin ilk adımıdır.
Öğretmen Lina, "Geçebilir. Önce nefes alırız, sonra ne yapacağımızı seçeriz," demiş.
4. Bölüm: Tebrik Etmeyi Öğrenmek
Oyuna Geri Dönmek

Öğretmen Lina, Varo'ya küçük bir yöntem öğretmiş.
"Önce derin nefes al," demiş.
Varo derin bir nefes almış.
"Sonra içinden, bu sadece bir oyun, diyebilirsin."
Varo kısık sesle, "Bu sadece bir oyun," demiş.
"Sonra kazanan arkadaşını tebrik edebilirsin," demiş öğretmeni.
Varo bunu yapmakta biraz zorlanmış.
Yine de Neri'nin yanına gitmiş.
"Tebrik ederim," demiş. "Kozalağın hedefe çok yakındı."
Neri gülümsemiş.
"Teşekkür ederim. İstersen bir sonraki turda birlikte deneyelim," demiş.
Bir arkadaşımızı tebrik etmek, kendi değerimizi azaltmaz. Arkadaşlığı güçlendirir.
Varo'nun içi biraz daha hafiflemiş.
5. Bölüm: Yeniden Denemek
Oyun Devam Ediyor

Çocuklar ikinci tur için yeniden sıraya girmiş.
Varo bu kez kozalağını seçerken acele etmemiş.
Hedefe bakmış, nefes almış ve kozalağını daha yavaş yuvarlamış.
Kozalak bu kez hedefe biraz daha yakın durmuş.
Ama yine de oyunu Varo kazanmamış.
Varo'nun içi bir an sıkılmış.
Fakat bu kez ağlayıp oyunu bırakmamış.
Derin nefes almış ve, "Biraz daha iyi oldu," demiş.
Arkadaşları onu alkışlamış.
Varo kazanmasa da önceki denemesinden daha iyi yaptığını fark etmiş.
Yeniden denemek, bazen kazanmaktan daha önemli bir başarıdır.
Oyun bitince Varo kendini daha güçlü hissetmiş.
6. Bölüm: Eğlenmenin Değeri
Kazanmak Güzel, Arkadaşlık Daha Güzel

Öğleden sonra çocuklar yaprak toplama oyunu oynadı.
Bu kez amaç en çok yaprağı toplamak değil, birlikte en renkli yaprak desenini yapmaktı.
Varo sarı yapraklar buldu.
Neri turuncu yapraklar getirdi.
Küçük kirpi Peku kahverengi yaprakları dizdi.
Hep birlikte yerde büyük bir güneş şekli yaptılar.
Bu oyunda tek bir kazanan yoktu.
Ama herkes gülüyordu.
Varo o an bir şey fark etti.
Kazanmak güzeldi. Fakat arkadaşlarıyla gülmek, denemek ve birlikte oyun kurmak da çok güzeldi.
Oyunların en güzel yanı, bazen sonuç değil, birlikte geçirilen zamandır.
O günden sonra Varo kaybedince hiç üzülmedi değil.
Ama üzülünce ne yapacağını biliyordu.
Nefes alıyor, arkadaşını tebrik ediyor ve isterse yeniden deniyordu.
Çünkü küçük sincap artık oyunların yalnızca kazanmak için değil, arkadaşlarla keyifli vakit geçirmek için de oynandığını öğrenmişti.
Aileler İçin Bilgi
Ebeveyn Soruları
Masalın ardından çocuğunuza "Varo kaybedince neden ağladı?", "Arkadaşları ona nasıl davrandı?" ve "Bir oyunu kaybettiğimizde hangi sakin cümleyi söyleyebiliriz?" sorularını yöneltebilirsiniz.
Evde Yapılabilecek Etkinlik
Birlikte küçük bir oyun oynayıp kazananı tebrik etme, kaybedince derin nefes alma ve yeniden deneme çalışması yapabilirsiniz.
Benzer Masallara Göz Atın
Benzer Masallar

Melisa ve Oyuncak Mikrofon
Melisa, Çiçekli Anaokulu'nda herkese gülümseyen, iyi niyetli ve tatlı bir küçük kızdır. Kıvırcık saçlarını renkli tokalarla toplar ve en sevdiği oyunu oyuncak mikrofonuyla arkadaşlarına kısa sorular sormaktır. Bir gün sınıfa yeni gelen Eren, annesinden ayrıldığı için üzülür ve bahçede tek başına ağlar. Diğer çocuklar onunla nasıl konuşacaklarını bilemez. Melisa oyuncak mikrofonunu alıp Eren'in yanına gider. Onu acele ettirmeden, yumuşak bir sesle sorular sorar. Eren önce çok kısık sesle cevap verir. Sonra mavi rengi sevdiğini, bloklarla kule yapmayı istediğini ve yeni sınıfa alışmakta zorlandığını anlatır. Melisa aynı soruları diğer çocuklara da sorunca sınıfta Eren ile aynı oyunları seven arkadaşlar olduğunu fark eder. Çocuklar birlikte büyük bir mavi blok şehri kurmaya başlar. Eren ağlamayı bırakır ve oyuna katılır. Melisa, bir arkadaşın kalbine yaklaşmanın en güzel yollarından birinin onu dikkatle dinlemek ve kendini güvende hissettirmek olduğunu öğrenir.

Parkta Merhaba Demeye Çekinen Kirpi Pona
Küçük Kirpi Pona, orman parkında oynayan hayvanları izlemeyi çok sever. Tavşanlar top oynar, sincaplar kaydıraktan kayar, minik kuşlar kum havuzunun yanında şarkı söyler. Pona da onların yanına gitmek ister ancak merhaba dediğinde kimsenin cevap vermeyeceğinden korkar. Bu yüzden oyunlara katılmak yerine bankın arkasında bekler. Bir gün yuvarlanan bir top Pona'nın yanına gelir. Topun sahibi olan küçük kaplumbağa Meli de arkasından yaklaşır. Pona önce saklanmak ister. Sonra annesinin öğrettiği gibi derin bir nefes alır ve kısık bir sesle merhaba der. Meli gülümseyerek karşılık verir ve Pona'yı yavaş yuvarlama oyununa davet eder. Pona, yeni bir arkadaş edinmek için hemen uzun uzun konuşmak veya büyük oyunlara katılmak gerekmediğini keşfeder. Bazen küçük bir selam, güzel bir arkadaşlığın ilk adımı olabilir.

Defterini Karalayan Küçük Panda Roli
Küçük Panda Roli, Orman Okulu'na yazı yazmayı öğrenmeye başlar. Harflerin çizgilerini takip etmeye çalışır ama bazı harfleri eğri olur, bazıları çizginin dışına taşar. Roli, defterinin kusursuz görünmesini ister. Bu yüzden beğenmediği sayfaları karalamaya başlar. Yazısı güzel olmadığında üzülür ve artık denemek istemez. Öğretmeni Işıl, Roli'ye ilk denemelerin öğrenmenin bir parçası olduğunu anlatır. Eski bir çalışma defteri göstererek herkesin zamanla geliştiğini, defterlerin yalnızca güzel görünen sayfalar için değil, ilerlemeyi görmek için de var olduğunu söyler. Roli yeni bir sayfada küçük adımlarla tekrar dener. Harfleri hemen kusursuz olmaz, fakat her denemede biraz daha rahat yazdığını fark eder. Günün sonunda defterindeki karalanmış sayfalara kızmak yerine onların öğrenme yolculuğunun başlangıcı olduğunu anlar.

Oyuncak Ayı Boni'nin Son Sarılması
Oyuncak Ayı Boni, Elif'in bebekliğinden beri en yakın uyku ve oyun arkadaşıdır. Elif küçükken Boni'yi her yere götürür, ona çay partileri hazırlar ve gece uyurken sıkıca sarılır. Yıllar geçtikçe Elif büyür. Okula başlar, kitaplar okur, yeni arkadaşlar edinir ve odasındaki oyuncaklarla daha az oynar. Boni önce unutulduğunu düşünür ve çok üzülür. Bir gün Elif odasını düzenlerken Boni'yi anı rafına koymaya karar verir. Boni bunun bir veda olduğunu sanır. Fakat Elif, Boni'nin artık yalnızca oyun arkadaşı değil, çocukluğunun en değerli hatırası olduğunu anlatır. Boni, görevinin değiştiğini fark eder. Artık her gün oyun oynamasa da Elif'in güzel anılarını saklayan özel bir dosttur. Elif son büyük sarılmasını verirken Boni, sevginin kaybolmadığını, yalnızca büyüdükçe yeni bir yere taşındığını anlar.
