Masal hakkında · konular ve bölümler
3-5 yaş
Yaklaşık 6 dakika
5 bölüm
Arkadaşlık
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.

Kıvırcık saçlı, iyi kalpli Melisa anaokulunda oyuncak mikrofonuyla arkadaşlarıyla röportaj yapar. Çekingen bir çocuğun oyuna katılmasına yardım eder.
3-5 yaş
Yaklaşık 6 dakika
5 bölüm
Arkadaşlık
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Melisa, Çiçekli Anaokulu'nda herkese gülümseyen, iyi niyetli ve tatlı, küçük bir kızdır. Kıvırcık saçlarını renkli tokalarla toplar ve en sevdiği oyun, oyuncak mikrofonuyla arkadaşlarına kısa sorular sormaktır. Bir gün sınıfa yeni gelen Eren, annesinden ayrıldığı için üzülür ve bahçede tek başına ağlar. Diğer çocuklar onunla nasıl konuşacaklarını bilemez. Melisa oyuncak mikrofonunu alıp Eren'in yanına gider. Onu acele ettirmeden, yumuşak bir sesle sorular sorar. Eren önce çok kısık sesle cevap verir. Sonra mavi rengi sevdiğini, bloklarla kule yapmayı istediğini ve yeni sınıfa alışmakta zorlandığını anlatır. Melisa aynı soruları diğer çocuklara da sorunca sınıfta Eren ile aynı oyunları seven arkadaşlar olduğunu fark eder. Çocuklar birlikte büyük bir mavi blok şehri kurmaya başlar. Eren ağlamayı bırakır ve oyuna katılır. Melisa, bir arkadaşın kalbine yaklaşmanın en güzel yollarından birinin onu dikkatle dinlemek ve kendini güvende hissettirmek olduğunu öğrenir.
Bir arkadaşımızı oyuna katmak için onu zorlamadan dinlemek, nazik sorular sormak ve kendini güvende hissettirmek çok değerlidir.

Güneşli bir sabah, Çiçekli Anaokulu'nun sınıfı neşeli seslerle doluydu.
Bu sınıfta Melisa adında tatlı, küçük bir kız vardı.
Melisa'nın kıvırcık saçları vardı. Saçlarını çoğu zaman renkli tokalarla toplardı.
Melisa çok iyi niyetliydi. Bir arkadaşı üzülürse hemen fark ederdi.
Bir oyuncak yere düşse alıp yerine koyar, biri yalnız kalsa yanına gidip gülümserdi.
Melisa'nın en sevdiği oyun ise oyuncak mikrofonuyla röportaj yapmaktı.
Mikrofonu eline alır ve arkadaşlarına kısa, tatlı sorular sorardı.
"En sevdiğin renk ne?"
"Hangi oyunu oynamayı seversin?"
"Bugün seni en çok ne mutlu etti?"
Arkadaşları bu oyunu çok severdi. Çünkü Melisa soru sorarken herkesi dikkatle dinlerdi.
Birini dikkatle dinlemek, ona kendini değerli hissettirebilir.
Ama o gün Melisa'nın oyuncak mikrofonu, sadece oyun için değil, yeni bir arkadaşlık için de kullanılacaktı.

Bahçe saati gelince çocuklar sevinçle dışarı çıktı.
Kimi kaydırağa koştu, kimi top oynadı, kimi de kum havuzunun yanına oturdu.
Melisa bahçede dolaşırken bir köşede tek başına oturan bir çocuk gördü.
Bu çocuk sınıfa yeni gelen Eren'di.
Eren başını eğmiş, ellerini dizlerinin üstünde tutuyor ve sessizce ağlıyordu.
Bazen gözlerini siliyor, sonra yine yere bakıyordu.
Diğer çocuklar onu görüyordu ama ne söyleyeceklerini bilemiyordu.
Melisa'nın içi yumuşadı.
Eren'in hemen oyuna koşmasını beklemedi. Önce onun nasıl hissettiğini anlamak istedi.
Oyuncak mikrofonunu eline aldı ve yavaş adımlarla Eren'in yanına gitti.
Üzgün bir arkadaşın yanına sakin ve nazik gitmek, ona güven verebilir.
Melisa yumuşak bir sesle, "Yanına oturabilir miyim?" diye sordu.

Eren önce cevap vermedi.
Sonra yavaşça başını salladı.
Melisa onun yanına oturdu ve mikrofonunu gösterdi.
"Bu benim oyuncak mikrofonum," dedi. "İstersen sana çok kısa sorular sorabilirim."
Eren mikrofonu merakla izledi.
Melisa ilk sorusunu sordu.
"En sevdiğin renk ne?"
Eren çok kısık bir sesle, "Mavi," dedi.
Melisa gülümsedi.
"Peki en sevdiğin oyun ne?" diye sordu.
Eren gözlerini sildi ve "Bloklarla kule yapmak," dedi.
Melisa bu kez daha yavaş konuştu.
"Şu an biraz üzgün müsün?"
Eren başını salladı.
"Annemi özledim. Bir de burası bana yeni geliyor," dedi.
Duygularımızı söylemek, kalbimizi biraz hafifletebilir.
Melisa dikkatle dinledi ve "Böyle hissetmen normal. İstersen birlikte bir yol bulabiliriz," dedi.

Melisa ayağa kalktı ve oyuncak mikrofonuyla diğer çocukların yanına gitti.
"Kısa bir röportaj oyunu yapalım mı?" diye sordu.
Çocuklar merakla toplandı.
Melisa ilk çocuğa, "En sevdiğin renk ne?" diye sordu.
"Mavi," dedi çocuklardan biri.
Başka bir çocuk bloklarla yol yapmayı sevdiğini söyledi.
Bir diğeri büyük kuleler kurmanın çok eğlenceli olduğunu anlattı.
Melisa gülümseyerek, "Eren de mavi rengi ve blok oyununu seviyor," dedi.
Çocuklar şaşırdı.
"O zaman birlikte oynayabiliriz," dediler.
Melisa geri dönüp Eren'in yanına geldi.
"Bak," dedi. "Senin sevdiğin şeyleri seven arkadaşlar da var."
Arkadaşlık bazen ortak sevdiğimiz küçük şeyleri fark etmekle başlar.
Eren'in ağlaması yavaş yavaş dindi.

Melisa, Eren'i blok masasının yanına götürdü.
Masada mavi, sarı, yeşil ve kırmızı bloklar vardı.
Çocuklar birlikte büyük bir mavi blok şehri kurmaya karar verdi.
Biri kule yaptı, biri kapı kurdu, biri uzun bir yol ekledi.
Eren de mavi blokları dikkatle üst üste koydu.
Bir süre sonra yüzünde küçük bir gülümseme belirdi.
Melisa oyuncak mikrofonunu tekrar uzattı.
"Şu an nasıl hissediyorsun?" diye sordu.
Eren bu kez daha net bir sesle, "Daha iyi. Çünkü artık yalnız değilim," dedi.
Öğretmen Selin çocuklara bakıp gülümsedi.
"Melisa, arkadaşını çok güzel dinledin," dedi. "Hepiniz de onu oyuna çok nazikçe dahil ettiniz."
Bir çocuğu oyuna katmanın güzel yollarından biri, onu önce gerçekten dinlemektir.
O günden sonra Melisa'nın oyuncak mikrofonu sadece eğlenceli bir oyuncak olmadı.
Bazen bir merhaba, bazen bir soru, bazen de yeni bir arkadaşlığa açılan küçük bir köprü oldu.
Melisa, Eren ve bütün çocuklar o gün birlikte oynamaya başladılar.
Çiçekli Anaokulu'nda sıcak bir konuşma, güzel bir dostluğa dönüştü.
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Masalın ardından çocuğunuza "Melisa Eren'e nasıl yardım etti?", "Eren neden ağlıyordu?" ve "Yeni bir arkadaş gördüğümüzde ona hangi nazik soruları sorabiliriz?" sorularını yöneltebilirsiniz.
Birlikte oyuncak mikrofon oyunu oynayarak "En sevdiğin renk ne?", "Hangi oyunu seversin?" ve "Bugün kendini nasıl hissediyorsun?" gibi kısa sorularla iletişim kurma çalışması yapabilirsiniz.
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfet
Eğitici Masallar
Tavşan Vemi topunu, kedi Nola ise keçe şekillerini getirir. Aynı oyunu seçmeyince arkadaşlıklarının bozulduğunu sanan Vemi, yan yana farklı şeyler yapmanın da güzel olabileceğini görür.

Okul Masalları
Küçük İlay, okula yeni başlayan tatlı ve dikkatli bir çocuktur. Beslenme saatinde çantasını açmaya çekinir çünkü evden getirdiği yiyeceklerin arkadaşlarına garip görüneceğini düşünür. Herkesin aynı şeyleri yediğini sanır ve kendi yemeğiyle alay edilmesinden korkar. Bir gün sınıfta beslenme saati geldiğinde İlay çantasını açmak istemez. Öğretmeni Yelda, onu zorlamadan yanında oturur ve her evin farklı kokuları, tatları ve alışkanlıkları olabileceğini anlatır. Sınıftaki çocuklar çantalarını açınca kimi peynirli sandviç, kimi zeytin, kimi meyve, kimi poğaça, kimi de annesinin yaptığı küçük börekleri getirir. İlay, herkesin beslenmesinin farklı olduğunu ve bunun utanılacak değil, konuşulacak güzel bir çeşitlilik olduğunu fark eder. Sonunda kendi beslenme çantasını açar. Arkadaşları onun yemeğini merak eder ama nazik davranır. İlay, kendi alışkanlıklarından utanmadan sınıfa uyum sağlayabileceğini ve farklılıkların arkadaşlığı güzelleştirdiğini öğrenir.

Arkadaşlık Masalları
Küçük Sincap Varo, Orman Parkı'nda arkadaşlarıyla oyun oynamayı çok sever. Özellikle kozalak yarışı ve yaprak toplama oyunlarında birinci olmak ister. Kazandığında sevinir, zıplar ve herkese gülümser. Fakat kaybettiğinde hemen üzülür, gözleri dolar ve oyunu bırakmak ister. Bir gün arkadaşlarıyla yapılan kozalak yuvarlama oyununda Varo'nun kozalağı hedefe ulaşamaz. Varo çok üzülür ve ağlayarak kenara çekilir. Öğretmeni Lina, ona kaybetmenin kötü biri olmak anlamına gelmediğini, oyunların sadece kazanmak için değil, birlikte eğlenmek ve denemek için de oynandığını anlatır. Varo önce zorlanır, sonra arkadaşlarının da bazen kaybettiğini ve yine oyuna devam ettiğini görür. Derin nefes almayı, arkadaşını tebrik etmeyi ve yeniden denemeyi öğrenir. Günün sonunda Varo, kazanmanın güzel olduğunu ama arkadaşlarla neşeyle oynamanın daha kalıcı bir mutluluk verdiğini fark eder.

Arkadaşlık Masalları
Küçük Kirpi Pona, orman parkında oynayan hayvanları izlemeyi çok sever. Tavşanlar top oynar, sincaplar kaydıraktan kayar, minik kuşlar kum havuzunun yanında şarkı söyler. Pona da onların yanına gitmek ister ancak merhaba dediğinde kimsenin cevap vermeyeceğinden korkar. Bu yüzden oyunlara katılmak yerine bankın arkasında bekler. Bir gün yuvarlanan bir top Pona'nın yanına gelir. Topun sahibi olan küçük kaplumbağa Meli de arkasından yaklaşır. Pona önce saklanmak ister. Sonra annesinin öğrettiği gibi derin bir nefes alır ve kısık bir sesle merhaba der. Meli gülümseyerek karşılık verir ve Pona'yı yavaş yuvarlama oyununa davet eder. Pona, yeni bir arkadaş edinmek için hemen uzun uzun konuşmak veya büyük oyunlara katılmak gerekmediğini keşfeder. Bazen küçük bir selam, güzel bir arkadaşlığın ilk adımı olabilir.