Masal hakkında · konular ve bölümler
6-8 yaş
Yaklaşık 5 dakika
5 bölüm
Prensesler
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.

Prenses Nehir, sarayın boş bahçesini çocuklar için oyun alanına dönüştürürken adil bir bahçenin herkese aynı şeyi sunmak değil, farklı ihtiyaçlara yer vermek olduğunu öğrenir.
6-8 yaş
Yaklaşık 5 dakika
5 bölüm
Prensesler
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Prenses Nehir, sarayın arkasındaki boş bahçeyi çocuklar için büyük bir oyun alanına dönüştürmek ister. Kendi sevdiği yüksek kuleleri, hızlı kaydırakları ve hareketli oyunları plana ekler. Bahçe açıldığında bazı çocukların oyunlara katılamadığını fark eder. Küçük çocuklar yüksek basamaklara çıkamaz, tekerlekli sandalye kullanan Aras kumlu yollarda ilerleyemez ve sessiz oyunları seven Ela kalabalıkta kendine uygun bir alan bulamaz. Nehir çocukları toplantıya çağırarak onların fikirlerini dinler. Birlikte geniş ve düz yollar, farklı yüksekliklerde oyun araçları, görme engelliler için kabartmalı çizgiler ve sakin bir resim köşesi tasarlarlar. Yenilenen bahçe açıldığında artık her çocuk eşit şekilde eğlenmektedir. Nehir, en güzel oyunun herkesin katılabildiği oyun olduğunu anlar.
Adalet, herkese tamamen aynı imkânları sunmak değildir. Gerçek adalet ve kapsayıcılık, herkesin katılım sağlayabilmesi için farklı ihtiyaçları fark etmek, dinlemek ve onlara göre uygun çözümler üretmektir.

Güneşli Vadi Sarayı'nın arkasında, uzun süredir kullanılmayan çok geniş bir çimenlik varmış.
Bu sarayda yaşayan meraklı Prenses Nehir, bir gün pencereden bahçeye bakarken harika bir fikir bulmuş.
"Burayı çocuklar için büyük bir oyun bahçesine dönüştürebiliriz!" demiş.
Nehir hemen masasının başına geçmiş ve kendi sevdiği oyunların çizimlerini yapmaya başlamış.
Hızlı kaydıraklar, çok yüksek tırmanma kuleleri ve hareketli oyun alanları planlamış.
Kendisi çok hareketli olduğu için bütün çocukların da bu oyunları çok seveceğini düşünüyormuş.
Kendi isteklerimiz, başkalarının ihtiyaçlarını anlamak için her zaman yeterli olmayabilir.
Nehir, hazırladığı planı sarayın ustalarına vererek bahçenin yapımını başlatmış.

Birkaç hafta sonra oyun bahçesi tamamlanmış ve çevredeki bütün çocuklar davet edilmiş.
Nehir neşeyle çocukları izlemeye başlamış.
Ancak bir süre sonra bazı çocukların oyunlara katılamadığını fark etmiş.
Küçük bacaklı yavrular yüksek kulelerin dik basamaklarını tırmanamıyormuş.
Tekerlekli sandalye kullanan Aras, oyun aletlerine giden kumlu yollarda tekerlekleri sıkıştığı için ilerleyemiyormuş.
Sessizliği ve resim yapmayı seven Ela ise kalabalık oyun alanının kenarında tek başına duruyormuş.
Kalabalık sesler onu yoruyormuş, fakat bahçede sessizce resim yapabileceği bir yer bulunmuyormuş.
Görmekte zorlanan Can ise merdivenlerin başlangıcını ve dik kenarları fark etmekte zorlandığı için korkup geri çekilmiş.
Herkes için açık görünen bir kapı, bazıları için görünmez engellerle dolu olabilir.
Nehir, herkesin eğlenmediğini görünce şaşırmış ve üzülmüş.

Nehir ertesi gün çocukları sarayın büyük salonuna davet etmiş.
Salonun ortasına bahçenin büyük çizimini koymuş ve herkesin fikrini sırayla dinleyeceğini söylemiş.
Aras, tekerlekli sandalyenin kolayca ilerleyebileceği düz ve sert zeminli yolların yapılmasını önermiş.
Can, adımların başladığı yerlerin ve tehlikeli kenarların sarı renkli, kabartmalı taşlarla belirlenmesini istemiş.
Küçük çocuklar için merdivenlerin yanına alçak tutamaklar ve eğimli rampalar eklenmesini konuşmuşlar.
Ela da çiçeklerin arasında sakin kalabileceği, gölgelikli bir Sessiz Yaprak Köşesi yapılmasını istemiş.
Gerçek adalet, herkese aynı şeyi sunmak değil; herkesin ihtiyacına göre yer açmaktır.
Nehir çocukların önerilerini tek tek not almış.

Ertesi sabah ustalar ve çocuklar bahçede buluşmuş.
Kumlu yolların bir bölümü kaldırılmış. Yerlerine geniş ve kaymayan yollar yapılmış.
Böylece Aras, hiç kimseden yardım almadan tekerlekli sandalyesiyle salıncaklara kadar gidebilmiş.
Tırmanma kulelerinin yanına rampalar eklenmiş ve basamaklar alçaltılmış.
Görme engeli olan Can için geçiş yollarına kabartmalı dokunma panoları ve sarı renkli uyarı çizgileri yerleştirilmiş.
Salıncaklardan birine sırt desteği ve emniyet kemeri takılarak oturmakta zorlanan çocuklar için güvenli hâle getirilmiş.
İş birliği yapmak, zorlukları hafifletir ve ortak alanı güzelleştirir.
Bahçenin sakin bir köşesine de ahşap masaların olduğu Sessiz Yaprak Köşesi kurulmuş.

Çalışmalar bittiğinde bahçenin kapıları yeniden açılmış.
Bahçenin girişine “Herkese Açık Oyun Bahçesi” yazılı yeni bir tabela asılmış.
Artık bahçenin içinde hiçbir çocuk kenarda beklemiyormuş.
Aras, düz yollarda hızla ilerleyip arkadaşlarıyla yarışmış.
Can, sarı çizgileri takip ederek kaydırağa güvenle ulaşmış.
Ela, yaprakların altındaki sakin köşesinde çiçek resimleri çizmiş.
Küçük çocuklar da rampalardan neşeyle kaymış.
Nehir, çocukların neşesini izlerken içi gururla dolmuş.
Çünkü iyi bir oyun bahçesinin onu kullananların fikirleriyle gelişmeye devam ettiğini öğrenmiş.
Paylaştığımız alanlar, herkesi kapsadığında gerçek birer yuvaya dönüşür.
Nehir artık en güzel oyunun, herkesin eşit katılabildiği ve birlikte oynayabildiği oyun olduğunu biliyormuş.
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Masalın ardından çocuğunuza "Nehir başlangıçta parkı tasarlarken neden hata yaptı?", "Aras, Can ve Ela'nın parka katılabilmesi için ne gibi değişiklikler yapıldı?" ve "Herkes için adil bir alan yaratmak neden önemlidir?" sorularını sorabilirsiniz.
Evde çocuğunuzla birlikte sevdiği bir kutu oyununun kurallarını, daha küçük bir çocuğun veya başka bir aile üyesinin de kolayca oynayabileceği şekilde yeniden düzenleme çalışması yapabilirsiniz.
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfet
Prenses Masalları
Prenses Sarya'nın yaşadığı sarayda herkes çok meşguldür. Biri su ister, biri kitap ister, biri kapının açılmasını ister, biri sofranın hazırlanmasını bekler. Fakat zamanla sarayda önemli bir şey eksilir: teşekkür. Sarya da başta bunu fark etmez. İstediği şeyler yapıldığında hemen başka bir işe geçer. Bir gün küçük yardımcı Novi, bütün sabah herkese yardım ettiği halde kimsenin ona teşekkür etmediği için üzülür. Sarya, Novi'nin sessizce köşeye çekildiğini görünce onunla konuşur ve görünmeyen emeğin de değerli olduğunu anlar. Sarayda herkesin yaptığı işin, küçük bile görünse, hayatı kolaylaştırdığını fark eder. Sarya önce kendisi teşekkür etmeye başlar, sonra sarayda küçük bir nezaket günü düzenler. Herkes, yardım istemenin yanında teşekkür etmeyi de hatırlar. Sarya, nazik sözlerin yalnızca güzel kelimeler olmadığını, insanların emeğini görünür kılan sıcak bir davranış olduğunu öğrenir.

Paylaşma Masalları
Küçük Tilki Vira, okulun ilk haftasında yeni renkli kalemleriyle sınıfa gelir. Kalemleri çok güzel ve pırıl pırıldır. Vira kalemlerinin kaybolmasından, kırılmasından ya da tükenmesinden korktuğu için onları kimseyle paylaşmak istemez. Öğretmen Ferah sınıfta büyük bir ortak orman resmi yapılacağını söyler. Her çocuk resme kendi fikrini ve rengini ekleyecektir. Vira yalnızca kendi bölümünü boyamak ister ve kalemlerini kutusunda saklar. Ancak resmin bazı bölümleri renksiz kalır. Arkadaşları farklı renkler ekledikçe gökyüzü, çiçekler, ağaçlar ve hayvanlar daha canlı görünmeye başlar. Vira, arkadaşlarının da kalemlere özen gösterebileceğini ve paylaşmanın eşyayı kaybetmek değil, birlikte daha güzel bir şey ortaya çıkarmak olduğunu fark eder. Kalemlerini kurallı ve dikkatli biçimde paylaşır. Günün sonunda resim sınıfın en güzel köşesine asılır ve Vira paylaşmanın hem arkadaşlığı hem de üretmenin sevincini büyüttüğünü öğrenir.

Okul Masalları
Küçük İlay, okula yeni başlayan tatlı ve dikkatli bir çocuktur. Beslenme saatinde çantasını açmaya çekinir çünkü evden getirdiği yiyeceklerin arkadaşlarına garip görüneceğini düşünür. Herkesin aynı şeyleri yediğini sanır ve kendi yemeğiyle alay edilmesinden korkar. Bir gün sınıfta beslenme saati geldiğinde İlay çantasını açmak istemez. Öğretmeni Yelda, onu zorlamadan yanında oturur ve her evin farklı kokuları, tatları ve alışkanlıkları olabileceğini anlatır. Sınıftaki çocuklar çantalarını açınca kimi peynirli sandviç, kimi zeytin, kimi meyve, kimi poğaça, kimi de annesinin yaptığı küçük börekleri getirir. İlay, herkesin beslenmesinin farklı olduğunu ve bunun utanılacak değil, konuşulacak güzel bir çeşitlilik olduğunu fark eder. Sonunda kendi beslenme çantasını açar. Arkadaşları onun yemeğini merak eder ama nazik davranır. İlay, kendi alışkanlıklarından utanmadan sınıfa uyum sağlayabileceğini ve farklılıkların arkadaşlığı güzelleştirdiğini öğrenir.

Okul Masalları
Melisa, Çiçekli Anaokulu'nda herkese gülümseyen, iyi niyetli ve tatlı, küçük bir kızdır. Kıvırcık saçlarını renkli tokalarla toplar ve en sevdiği oyun, oyuncak mikrofonuyla arkadaşlarına kısa sorular sormaktır. Bir gün sınıfa yeni gelen Eren, annesinden ayrıldığı için üzülür ve bahçede tek başına ağlar. Diğer çocuklar onunla nasıl konuşacaklarını bilemez. Melisa oyuncak mikrofonunu alıp Eren'in yanına gider. Onu acele ettirmeden, yumuşak bir sesle sorular sorar. Eren önce çok kısık sesle cevap verir. Sonra mavi rengi sevdiğini, bloklarla kule yapmayı istediğini ve yeni sınıfa alışmakta zorlandığını anlatır. Melisa aynı soruları diğer çocuklara da sorunca sınıfta Eren ile aynı oyunları seven arkadaşlar olduğunu fark eder. Çocuklar birlikte büyük bir mavi blok şehri kurmaya başlar. Eren ağlamayı bırakır ve oyuna katılır. Melisa, bir arkadaşın kalbine yaklaşmanın en güzel yollarından birinin onu dikkatle dinlemek ve kendini güvende hissettirmek olduğunu öğrenir.