Peri Avra ve Hafifleyen Sepet
Sepete Sığan Kocaman Plan · 1/3

Bir varmış, bir yokmuş. Çan çiçeklerinin arasında Avra adında küçük bir peri yaşarmış. O sabah arkadaşı kaplumbağa Sodu ile pikniğe gidecekmiş. Evindeki yuvarlak pencereyi açmış. Çayırdan tatlı bir ot kokusu gelmiş. Avra hasır sepetini alçak masaya koymuş. Önce mavi örtüyü katlamış. Sonra iki sade bardak ve kapalı su matarasını yerleştirmiş. Birlikte bakacakları resimli kitabı da yanlarına alacaklarmış. Avra kitabın sayfasındaki yelkenliyi görünce gülümsemiş. Çayırda okuyacak güzel bir öyküleri varmış. Tam sepeti kapatacakken oyuncak rafına bakmış. Tahta tren orada duruyormuş. “Belki tren oynarız,” demiş. Treni sepete koymuş. Yanındaki yumuşak topu da beğenmiş. Sonra küçük oyuncak evini görmüş. Onu da götürmek istemiş. Sepet yavaşça dolmuş. Avra, evin önüne koymak için büyük bir yastık seçmiş. Yastık sepetin üstünde kocaman bir tepe gibi duruyormuş. Altındaki kitabı artık göremiyormuş. “Her şey burada,” demiş neşeyle. Ama sepetin saplarını tuttuğunda bir an durmuş. Sepet beklediğinden ağırmış.
Sevdiğim her şeyi aynı anda taşımam gerekmeyebilir. Önce bugün ne yapacağımızı düşünebilirim.
Onu alçak masadan biraz kaldırıp hemen geri bırakmış. Zorlamamış. Kanatlarını daha hızlı çırparsa her şeyi taşıyabileceğini düşünmüş, sonra durmuş. “Böyle rahat değil,” demiş. Ellerini sepetin saplarından çekmiş. Kapının yanında yavaş adımlar duyulmuş. Sodu geliyormuş. Sodu, mor atkısını düzelterek içeri bakmış. “Hazır mısın?” diye sormuş. Avra önce sepete, sonra arkadaşına bakmış. “Hazırlandım ama taşıyamıyorum,” demiş. Sodu sepeti hemen sırtına almaya çalışmamış. Birlikte içindekilere bakmayı önermiş. Avra başını sallamış. Önce büyük yastığı masanın yanına koymuşlar. Altından oyuncak ev görünmüş. Trenin bir vagonu örtünün kenarına takılmış. Avra onu dikkatle çıkarmış. Sodu gülümsemiş. “Çayırda ne yapmak istiyoruz?” diye sormuş. Avra bu soruya cevap vermek için biraz düşünmüş.