Ayıcık Umu ve Geri Gelen Merhaba
Değirmenin Yanındaki Merhaba · 1/3
Masal Gemisi Editoryal Kütüphanesi

Bir varmış, bir yokmuş. Umu adında küçük bir ayıcık varmış. Bir sabah annesi Muna ile çayıra gitmeye hazırlanmış. Annesi örtüyü sepete koymuş. Umu da kendi küçük peçetesini getirmiş. Yolda eski değirmenin önünden geçeceklermiş. Değirmenin kocaman tahta çarkı o gün dönmüyormuş. Kapının önünde un çuvalları duruyormuş. Umu çarka bakmış, sonra açık vadiye dönmüş. Karşı tarafta açık renkli yüksek bir kayalık varmış. Sabah ışığı taşların üstüne yumuşacık yayılmış. Umu, güzel manzarayı görünce neşeyle el sallamış. “Merhaba!” demiş. Çok geçmeden uzaktan ince bir merhaba duyulmuş. Ayıcık kulaklarını dikmiş. Annesinin eline hafifçe dokunmuş. “Biri bana cevap verdi,” demiş. Yüzünde kocaman, meraklı bir gülümseme varmış. Önce değirmenin kapısına bakmış. Kapıda kimse yokmuş. Sonra çarkın yanına göz gezdirmiş. Orada da bir arkadaş görünmüyormuş. Umu annesinin yanında kalmış. “Belki bir ayıcık bizi görüyordur,” demiş. Annesi hemen bir isim söylemek yerine dinlemiş.
Bir ses duydum. Önce durup dinleyeyim, sonra ne olduğunu birlikte araştırayım.
“Ne duyduğunu bir daha fark edelim mi?” diye sormuş Muna. Umu başını sallamış. Bu kez yalnızca “Hop!” demiş. Uzaktan yine kısa bir hop gelmiş. Annesi konuşmamış. Umu da sessizce beklemiş. Onlar susunca başka bir söz duyulmamış. Umu biraz düşünmüş. “Ben merhaba deyince merhaba dedi. Hop deyince hop dedi.” Muna gülümsemiş. “Güzel fark ettin,” demiş. Ayıcık kendi ağzını göstermiş. Acaba duyduğu ses, söylediği sözle birlikte mi ortaya çıkıyormuş? Bunu anlamak istiyormuş. Annesi ilerideki düz alanda bir bank göstermiş. Oradan kayalık daha rahat görünüyormuş. Birlikte geniş yolda yürümüşler. Umu acele etmemiş. Küçük peçetesi sepetteymiş, merakı ise onunla yürüyormuş. Bankın yanında durup kulaklarını yeniden çevreye vermişler.