Masal hakkında · konular ve bölümler
3-5 yaş
Yaklaşık 8 dakika
3 bölüm
Arkadaşlık
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Masal Hakkında
Ulena, dev arkadaşı Tavren ile oyun oynamayı bekler. Ama onun minicik dediği tavşan kuklası, prensesin yanında kocaman görünür. Sarayın alçak penceresinde başlayan oyun, küçük tahta atın katılmasıyla ikisinin de beklemediği bir öyküye dönüşür.
Ulena, Tavren’i küçük kapıya sığdırmaya çalışmadı; birlikte oynayacakları yeni bir yer buldu. Küçük atını da oyuna katınca öykü ikisinin oldu.
Bölümler
Prenses Ulena ve Minicik Kocaman Tavşan Masalı
1. Bölüm: Minicik Dediği Tavşan

İki arkadaş, iki ayrı küçük
Prenses Ulena, oyun odasındaki tahta atını pencerenin yanına koymuş. Atın kısa siyah yelesine parmağıyla dokunmuş. Oyuncağının yolu masanın çevresinden geçiyormuş. Yapraklı saksı da yolun ormanıymış. Bugün dev arkadaşı Tavren gelecekmiş. Ulena onunla bu yolu dolaşmak istiyormuş. Sonra bahçe kapısına kulak vermiş.
Dışarıdan yumuşak bir tuk sesi gelmiş. Ulena kapıyı açınca önce iki büyük kahverengi bot görmüş. Sonra başını kaldırmış. Tavren, çiçekleri ezmemek için yolun ortasında duruyormuş. Elinde mint yeşili, yumuşak bir şey taşıyormuş. İki uzun kulak avucundan aşağı sarkmış.
“Sana minicik tavşanımı getirdim,” demiş dev. Ulena gözlerini açmış. Tavşanın kumaş başı neredeyse kendi başı kadarmış. Krem rengi yüzünde küçük pembe bir burun varmış. “Senin minicik tavşanın benim başım kadar!” demiş. Tavren avucuna bakıp gülmüş.
Bu gerçek bir tavşan değilmiş. Tavren’in eline geçirdiği yumuşak bir kuklaymış. Şimdilik avucunda gevşekçe yatıyormuş. Ulena onunla oynamayı hemen istemiş. “Hadi içeri gel,” demiş. Sonra kapıya, ardından arkadaşının geniş omuzlarına bakmış. Tavren olduğu yerde durmuş.
“Senin minicik tavşanın benim başım kadar!”
Dev, kapıya sıkışmaya çalışmamış. Ulena da onu çekiştirmemiş. Küçük sandalye içeride, büyük misafir dışarıda kalmış. Tavren dizlerini büküp arkadaşına yaklaşmış. “Ben burada bekleyebilirim,” demiş. Ulena ise yalnızca onun beklediği bir oyun istemiyormuş. İkisi de oynamalıymış.
Bahçeye doğru bir adım atmış. Odanın geniş penceresi hemen yanlarındaymış. Alt kenarı Ulena’nın göğsünden aşağıdaymış. İçeride bıraktığı tahta at, camın arkasından görünüyormuş. Ulena kuklaya, sonra pencerenin geniş çerçevesine bakmış. Aklında yeni bir oyun yeri belirmiş.
2. Bölüm: Pencereye Konan Oyun

Dev dışarıda, tavşan içeride
Ulena odasına dönüp alçak pencereyi açmış. Kendi ayakları yerde duruyormuş. Pencereye tırmanması gerekmiyormuş. Tavren dışarıda, çimenlerin üzerine diz çökmüş. Şimdi birbirlerinin yüzünü rahatça görüyorlarmış. Ulena çerçevenin boşluğundan el sallamış. “Penceremiz bugün oyunumuzun çerçevesi olsun,” demiş.
Tavren kuklayı tek eline geçirmiş. Kumaş gövde kolunun üzerinde yumuşakça durmuş. Dev elini biraz kaldırınca tavşanın uzun kulakları sallanmış. Biraz önce avuçta yatan oyuncak şimdi başını çeviriyormuş gibi görünmüş. Ulena iki elini sevincinden yan yana getirmiş.
Tavren kalın sesiyle, “Hazır mısın?” diye sormuş. Sonra çok ince bir ses çıkarmış. “Ben küçücük bir tavşanım!” Kukla açık pencereden içeri doğru eğilmiş. Ulena gülmüş. Dev arkadaşının ince sesi, küçük bir çanın sesi gibiymiş. Tavren de gülmemek için dudaklarını toplamış.
Tavşan, “Ne kadar büyük bir oda!” demiş. Ulena hemen dışarıdaki deve bakmış. Tavren odaya giremiyormuş. Ama elindeki kuklaya göre masa, raf ve pencere kocaman görünüyormuş. Kız bu kez tavşana dönmüş. “Sana gezdirebilirim,” demiş. Kuklanın kulağı hafifçe yana yatmış.
“Penceremiz bugün oyunumuzun çerçevesi olsun.”
Ulena masanın kenarını göstermiş. Tavşan orayı uzun bir yol saymış. Pencerenin içindeki küçük saksıya bakınca da, “Şurada bir orman var!” demiş. Saksıdaki yapraklar devin elindeki oyuncağa göre büyükmüş. Ulena, odasını her gün gördüğü gibi görmemeye başlamış.
Sonra tahta atına dönmüş. Küçük oyuncağı çerçevenin yanından almış. Tavşan odayı gezerken at hâlâ olduğu yerde bekliyormuş. Ulena atı avucunda tutup bir an düşünmüş. Yalnızca gösteriyi izlemek istemiyormuş. Onun da bu yeni oyuna katılacak bir gezgini varmış.
“Bizim at yüksek bir tepe arıyor,” demiş. Tavren kuklayı yavaşça ona çevirmiş. Tavşanın iki kumaş kulağı hafifçe kıpırdamış. “Hangi tepe?” diye sormuş ince ses. Ulena atına, sonra tavşanın yumuşak sırtına bakmış. İkisinin arasında yeni bir yol görmüş.
3. Bölüm: Tavşanın Sırtındaki Tepe

Küçük atın kocaman yolu
Ulena tahta atını biraz yukarı kaldırmış. “Şu yumuşak yer tepeye benziyor,” demiş. Tavren kuklanın sırtına bakmış. İnce tavşan sesi yeniden duyulmuş. “Ama ben bir tavşanım!” Ulena başını sallamış. “Sen tavşan kal; biz sırtını bir tepe hayal edelim.”
Tavren kuklayı rahatça tutacağı biçimde elini çevirmiş. Yumuşak sırt pencerenin içinde, Ulena’nın önünde durmuş. Kız atını kendi elinde tutuyormuş. Oyuncağı kumaşa hafifçe değdirmiş. Tahta ayaklar tık diye minicik bir ses çıkarmış. Tavşanın kulakları bu sesi dinler gibi eğilmiş.
Ulena, atı oynatırken başka bir ses kullanmış. “Yukarıda bir yer buldum!” demiş. Tavren’in tavşanı başını çevirmiş. “Benim sırtımda mı?” diye sormuş. At, kızın elinde bir adım daha ilerlemiş. “Buradan bütün odayı görüyorum.” Ulena ile Tavren birbirlerine bakıp gülmüşler.
Bir uzun kulak atın yanına sarkmış. Ulena oyuncağını o kulağın gölgesine yaklaştırmış. “Gezginimiz şimdi dinlenecek,” demiş. Tavren elini sabit tutmuş. Tavşan da ince sesiyle, “Kulağımın altında serin bir yer var,” demiş. Odanın küçük saksısı uzakta bir orman gibi kalmış.
“Sen tavşan kal; biz sırtını bir tepe hayal edelim.”
At, Ulena’nın elinde yumuşak sırtın üzerinde durmuş. “Bu tepe biraz kıpırdıyor,” demiş. Tavren tavşanı usulca sallamış. “Çünkü gülmek üzere!” diye cevap vermiş. Ulena kıkırdamış. Dev de gülünce kuklanın kulakları oynamış. Kız, atını kendi elinde tutarak bu gülüşe katılmış.
Sonunda küçük at tepeden inmiş. Ulena onu pencerenin iç kenarına bırakmış. Tavren kuklasını biraz eğip ata selam vermiş. Kulaklarından biri yumuşak sırtına düşmüş. “Minicik tavşanın kocaman bir tepeymiş,” demiş Ulena. Dev kendi avucuna bakıp gülümsemiş.
Ulena, “Minicik mi kocaman mı?” diye sormuş. Tavren kuklayı avucuna yatırmış. “İkisi de,” demiş. Ulena küçük atını onun yanına tutmuş. Tavşanın uzun kulağı atın yelesine değmiş. Bu kez iki arkadaş da aynı şakaya gülmüş.
Bu masaldan ne öğrendik?
Ulena, Tavren’i küçük kapıya sığdırmaya çalışmadı; birlikte oynayacakları yeni bir yer buldu. Küçük atını da oyuna katınca öykü ikisinin oldu.
Bir sonraki masalı birlikte seçin
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Aileler İçin Bilgi
Ebeveyn Soruları
Tavren masal dünyasının iyi huylu çocuk devidir. Tavşan gerçek bir hayvan değil, onun oynattığı yumuşak el kuklasıdır; at da Ulena’nın oyuncağıdır.
Evde Yapılabilecek Etkinlik
Kalın Tavren sesiyle ince tavşan sesini ayırabilir, ilk sahnedeki küçük atın sonradan ne işe yaradığını birlikte fark edebilirsiniz.
Benzer Masallara Göz Atın
Bir sonraki masalda yine buluşalım
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfetBenzer Masallar

Hayvan Masalları
Kirpi Zeli ve Yastıktan Hayal Bahçesi
Kirpi Zeli ile fare Folu, yumuşak yastıklarla yerde küçük bir hayal bahçesi kurar. Yuvarlak, kare ve üçgen şekiller oyunlarının farklı parçalarına dönüşür.

Hayvan Masalları
Lila ve Bulutların Renk Bahçesi
Minik tavşan Lila, bahçeye konan renkli bulutlarla bir keşif oyununa çıkar. Sarıyı, maviyi ve kırmızıyı tanırken arkadaşına da oyununda yer açar.

Eğitici Masallar
Vemi ve Nola’nın İki Ayrı Oyunu
Tavşan Vemi topunu, kedi Nola ise keçe şekillerini getirir. Aynı oyunu seçmeyince arkadaşlıklarının bozulduğunu sanan Vemi, yan yana farklı şeyler yapmanın da güzel olabileceğini görür.

Eğitici Masallar
Nilda ve Uykucu Koyunun Küçük Kapısı
Nilda, yatakta koyun saymak için bir çayır hayal eder. Ama ilk koyun Yumu atlamak istemez. Çitteki küçük kapıyı fark eden Nilda, oyunun başka türlü de sürebileceğini görür; çayırın sesi yavaşça değişir.
