Masal hakkında · konular ve bölümler
3-5 yaş
Yaklaşık 9 dakika
3 bölüm
Prenses
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Masal Hakkında
Seyra, böğürtlenli pastasının yuvarlak desenini çok sever. Bir dilim ayrılınca şekli değişecektir. Arkadaşı Ertu ile tadına bakmayı da isteyen küçük prenses, ilk dilim için kendi kararını verir.
Paylaşacağımız şeyi ve miktarı kendimiz söyleyebiliriz. Bir pastanın şekli değişse de birlikte tattığımız güzel an kalır.
Bölümler
Prenses Seyra ve İlk Dilimin Sevinci Masalı
1. Bölüm: Yuvarlak Pastanın Deseni

Hem bakmak hem tatmak istiyordu
Bir varmış, bir yokmuş. Denizin yanında, açık mavi pencereli küçük bir saray varmış. Burada Prenses Seyra yaşarmış. O sabah sarayda bir bahçe sofrası hazırlanıyormuş. Konuklar gelmeden önce Seyra, arkadaşı Ertu’yu karşılamış. Birlikte denize bakan servis köşesine yürümüşler.
Alçak masanın üzerinde yuvarlak bir pasta duruyormuş. Kreması lavanta rengindeymiş. Kenarında böğürtlenler varmış. Kremanın üstüne ince kıvrımlar yapılmış. Seyra başını biraz eğip bu kıvrımlara bakmış. Hepsi birbirini izliyormuş. Sanki pastanın üzerinde minicik bir yol dönüp duruyormuş.
Ertu masanın öteki yanında durmuş. “Böğürtlenli mi?” diye sormuş. Seyra başını sallamış. Sarayın aşçısı pastayı biraz önce getirmiş. Soğuduğunu söylemiş. Dilim ayırmak istediklerinde ona seslenebilirlermiş. Çocukların önünde bıçak yokmuş. Masada yalnız krem tabaklar ve küçük kaşıklar duruyormuş.
“Birlikte tadına bakalım mı?” diye sormuş Seyra. Ertu, “İsterim,” demiş. Seyra aşçıya seslenecekken pastaya yeniden bakmış. İlk dilim ayrılınca yuvarlak kıvrımın bir yeri eksilecekmiş. Parmağını kremaya değdirmeden havada gezdirmiş. Güzel yolun tamamını bir kez daha izlemiş.
“Pastaya bakmak da istiyorum. Seninle tadına bakmak da.”
“Biraz böyle kalsa,” demiş. Ertu elindeki boş tabağı masaya bırakmış. “Bekleyebilirim,” diye cevap vermiş. Sonra penceredeki küçük yelkenliyi göstermiş. Yelkenli mavi denizin üstünde ilerliyormuş. Seyra da bakmış. Ama burnuna gelen hafif pasta kokusu, aklını yeniden masaya getirmiş.
Pastanın yanındaki kâğıt çıkarılınca açık renkli kek katı görünmüş. Arasında ince mor bir çizgi varmış. Seyra o çizgiye yaklaşmış. Ertu da yan taraftan bakmış. Dışındaki kıvrımları biliyorlarmış. İçinin nasıl göründüğünü ise henüz tam göremiyorlarmış. İkisi de tadını merak ediyormuş.
Seyra, “Pastaya bakmak da istiyorum. Seninle tadına bakmak da,” demiş. Ertu onun sözünü kesmemiş. Seyra masadaki iki boş tabağa bakmış. Sonra yeniden pastaya dönmüş. Biraz önce yalnızca eksilecek yeri düşünüyormuş. Şimdi tabaklarda ne olacağını da düşünmeye başlamış.
2. Bölüm: İlk Dilim İçin Bir Karar

İçindeki mor çizgi ortaya çıktı
Seyra, Ertu’nun tabağını kendine doğru çekmiş. Tabağın ortası bomboşmuş. Pastanın bir parçasını orada hayal etmiş. Üstünde lavanta renkli krema, altında kek, aralarında mor böğürtlen çizgisi olacakmış. Parmağını tabağın kenarında gezdirmiş. Düşündüğü küçük dilim, buraya rahatça sığabilirmiş.
“Sen hangi tarafı merak ediyorsun?” diye sormuş. Ertu, pastanın yanındaki mor çizgiyi göstermiş. “Böğürtlenlerin arasındaki keki,” demiş. Seyra da kremayı merak ediyormuş. İkisi aynı pastanın başka yerlerine bakmış. Seyra bunun için pastayı saklamanın yetmeyeceğini fark etmiş. Tadına da bakmak istiyormuş.
Aşçı servis köşesinin yakınındaymış. Seyra ona seslenmiş. “Önce küçük bir dilim ayıralım. Ben de nasıl göründüğünü görmek istiyorum.” Aşçı, “Olur,” demiş. Çocuklar masanın yanındaki boş alanda beklemiş. Kesme işini yetişkin yapmış. Seyra, Ertu’nun yanında ellerini önünde birleştirmiş.
Biraz sonra aşçı krem tabağı masaya koymuş. İçinde küçük bir dilim varmış. Dışarıdan görünen ince mor çizgi, şimdi geniş bir kat olmuş. Açık renkli kekin arasında böğürtlenler seçiliyormuş. Seyra gözlerini açmış. Pasta, içindeki bu güzel rengi yalnızca kenarından belli ediyormuş.
“Önce küçük bir dilim ayıralım. Ben de nasıl göründüğünü görmek istiyorum.”
Masadaki büyük pastada bir dilimlik boşluk kalmış. Seyra o boşluğa da bakmış. Kremanın kıvrımı artık kesintisiz değilmiş. Eski görüntü geri gelmemiş. Ama önündeki tabakta da pastanın bir parçası varmış. İkisini yan yana görmek, Seyra’ya düşündüğünden başka bir şey hissettirmiş.
Tabağı iki eliyle kaldırmış. “Bu senin,” diyerek Ertu’ya uzatmış. Ertu da iki eliyle almış. “Teşekkür ederim,” demiş. Seyra, arkadaşının dilimine bakmış. Kremayı kendisi de tatmak istiyormuş. Aşçıya dönüp kendi tabağına da küçük bir dilim ayırmasını istemiş.
İkinci dilim hazırlanırken Ertu beklemiş. Birlikte oturacakları pencere sedirini göstermiş. Oradan denizdeki yelkenliler görünüyormuş. Seyra kendi tabağı gelince küçük kaşığını almış. Büyük pasta, öteki konuklar için servis köşesinde kalmış. İki arkadaş tabaklarını düz tutarak yan yana yürümüş.
3. Bölüm: İki Tabaktaki Aynı Renk

Pasta değişti, güzel bir an başladı
Pencerenin önünde alçak, geniş bir sedir varmış. Camı kapalıymış. İki arkadaş sedire yan yana oturmuş. Tabaklarını dizlerinin üstünde düzce tutmuşlar. Dışarıda deniz mavi, uzaktaki yelkenler beyazmış. Seyra önce kendi tabağına, sonra Ertu’nunkine bakmış. İkisinde de aynı mor kat görünüyormuş.
Küçük kaşığıyla kremadan biraz almış. Önce yumuşak krema, sonra kek ağzına gelmiş. Böğürtlenin tadını da hissetmiş. Ertu kendi diliminden küçük bir lokma almış. İkisi bir süre konuşmadan yemiş. Seyra artık pastanın tadını da biliyormuş. Krema, bakarken düşündüğünden daha yumuşakmış.
Ertu, “Benim dilimde de böğürtlen var,” demiş. Tabağını kaldırmadan göstermiş. Seyra mor katın üstündeki açık renkli keki işaret etmiş. Pastanın içi, masadayken gördüklerinden daha renkliymiş. Dışındaki kıvrımı sevmesi değişmemiş. Ama içinden ayrılan küçük parçayı da sevmiş. Kaşığıyla bir lokma daha almış.
Pencerenin dışındaki yelkenli, camın öteki yanına doğru ilerlemiş. Ertu onun nereye gittiğini merak etmiş. Seyra uzak kıyıyı göstermiş. Sonra tabağına dönmüş. Biraz önce pastanın hep aynı kalmasını istemiş. Şimdi arkadaşı yanında, kendi payı da dizlerinin üstündeymiş. Kimse onun dilimini elinden almamış.
“Pastamın şekli değişti. Ama şimdi ikimiz de tadını biliyoruz.”
“İyi ki bana da ayırdık,” demiş Seyra. Ertu başını sallamış. Kaşığını tabağının kenarına bırakmış. “Birlikte tadına bakmayı istemiştin,” demiş. Seyra gülümsemiş. Hem arkadaşına verebilmiş hem kendi istediğini söyleyebilmiş. İlk küçük dilim, düşüncesini anlatması için bir başlangıç olmuş.
Tabaklarındaki dilimleri bitirince birlikte yerlerinden kalkmışlar. Tabakları aşçıya vermek için servis köşesine götürmüşler. Büyük pastada artık daha geniş bir boşluk varmış. Yakında gelen konuklar da kendi paylarını alacakmış. Seyra kıvrımın eksilen yerine bakmış. Elini kremaya sürüp düzeltmeye çalışmamış.
“Pastamın şekli değişti. Ama şimdi ikimiz de tadını biliyoruz,” demiş. Ertu boş tabağındaki mor krema izine bakmış. “Burada da küçük bir parçası kaldı,” diye gülmüş. Seyra da gülmüş. İlk dilim pastanın şeklini değiştirmiş. O dilim, iki arkadaş için güzel bir öğle vaktini başlatmış.
Bu masaldan ne öğrendik?
Paylaşacağımız şeyi ve miktarı kendimiz söyleyebiliriz. Bir pastanın şekli değişse de birlikte tattığımız güzel an kalır.
Bir sonraki masalı birlikte seçin
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Aileler İçin Bilgi
Ebeveyn Soruları
Seyra’nın hem pastaya bakmak hem tadına bakmak istemesi üzerine konuşabilirsiniz. Çocuğunuzu elindeki bir şeyi vermeye zorlamadan, ne paylaşmak istediğini dinleyin.
Evde Yapılabilecek Etkinlik
Masalda pastayı kesen kişi yetişkindir; çocuklar yalnız hazırlanmış tabaklarını taşır ve küçük kaşıklarını kullanır.
Benzer Masallara Göz Atın
Bir sonraki masalda yine buluşalım
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfetBenzer Masallar

Prenses Masalları
Prenses Duru ve Sarayın Sessiz Kahramanları
Güneşli Vadi Krallığı'nda yaşayan Prenses Duru, saraydaki işlerin kolay olduğunu düşünür. Kraliçe, yaklaşan Bahar Şenliği'nin hazırlıklarını ona bırakınca Duru herkese görev verir ama kimsenin fikrini dinlemez. Yemekler gecikir, çiçekler solar ve çocuklar ağır kıyafetlerle rahat edemez. Duru önce çalışanları suçlar. Daha sonra sarayın yaşlı kütüphanecisi Ada Nine ile mutfağı, bahçeyi ve terzihaneyi gezer. Her işin bilgi, sabır ve emek istediğini görür. Duru özür diler, şenliği yeniden planlar ve bu kez herkesin fikrini dinler. Şenlik başarıyla tamamlanır. Duru da iyi bir yönetici olmanın her şeyi bilmek değil, insanlara güvenmek ve emeğe saygı göstermek olduğunu öğrenir.

Eğitici Masallar
Prenses Aven ve Kâğıdın Öteki Yüzü
Aven, üzerinde güneş resmi olan eski bir paket kâğıdını dolu sanır. Annesiyle öteki yüzünü keşfeder; boş tarafa bir tekne çizerek aynı kâğıtta iki sahneli bir masal kurar.

Eğitici Masallar
Prenses Neris ve Acele Etmeyen Hamur
Neris, fırıncı Tülin ile küçük ekmekler hazırlamak ister. Hamur hemen kabarmayınca başında bekler; sonra ona zaman verir, kendi oyununu kurar ve değişimi birlikte gözlemlerler.

Prenses Masalları
Prenses İduna ve Eğri Taç
Prenses İduna, annesinden aldığı yumuşak tören tacını oyun sırasında ezer. Tacı saklamak yerine olanı anlatır; annesiyle birlikte bakımını yapar.
