3-5 yaş
10 dakika
3 bölüm
Merak ve keşif
Masal Hakkında
Konuşan mavi bir şapka, Yuna ve Renu'dan onu Deniz Rüzgârı'na götürmelerini ister. İki arkadaş papatya durağından mor eğrelti ormanına, oradan ışıklı bir kıyıya uzanan masalsı bir yolculuğa çıkar.
Bir sesi hemen tanıyamayabiliriz. Durup dinlemek ve çevremize bakmak bize yeni ipuçları verir. Bir dosta yardım ederken onun anlattıklarını da duyabiliriz.
Bölümler
Kuzu Yuna ve Rüzgârın Mavi Şapkası Masalı
1. Bölüm: Papatya Durağına Konan Şapka

Bir şapkanın anlatacakları var
Bir varmış, bir yokmuş. Bulutların gölgesinde Papatya Durağı adında küçük bir yer varmış. Burada papatyalar ev kadar büyükmüş. Beyaz yaprakları geniş bankların üstünü örtüyormuş. Kuzu Yuna ve tilki Renu, o sabah bankta oturuyormuş. Güneş çiçeklerin arasından yumuşacık süzülüyormuş.
Birden havada mavi bir şapka belirmiş. Şapka yavaşça dönmüş, sonra boş bankın üstüne konmuş. Yuvarlak kenarı hafifçe kıpırdamış. 'Nihayet durabildim,' demiş ince bir ses. Yuna gözlerini açmış. Renu kulaklarını dikmiş. Masalların bu köşesinde şapkaların konuşması bile mümkünmüş.
Yuna şapkaya merhaba demiş. Şapka da ikisini selamlamış. Deniz Rüzgârı'nın şapkasıymış. Gece hafifçe gezinirken sahibinden ayrı kalmış. Şimdi onu arıyormuş. Renu, şapkanın beyaz şeridine bakmış. Kenarlarında minicik su damlaları parlıyormuş. Şapka çok uzun bir yoldan gelmiş gibi görünüyormuş.
'Deniz Rüzgârı nerede yaşar?' diye sormuş Yuna. Şapka biraz düşünmüş. Geniş kenarı bir yana eğilmiş. 'Dalgaların sesini duyduğum yerde,' demiş. Renu bunu aklında tutmuş. Yuna da şapkanın yanına yaklaşmış. Onu sahibine götürmek için birlikte yardım etmek istiyorlarmış.
Yuna, şapkayı taşıyıp taşıyamayacağını sormuş. Şapka sevinerek evet demiş. Yuna onu iki eliyle almış. Şapka yumuşak ve hafifmiş. Renu banktan inmiş. İkisi papatyaların altındaki geniş yolu izlemiş. Yolun ilerisinde mor yapraklı bir orman görünüyormuş.
Nereye gideceğini önce şapkaya soralım. Onun bildiği küçük bir ayrıntı, bize yolu gösterebilir.
Durağın çiçekleri arkalarında usulca sallanmış. Papatyaların gölgeleri yola yuvarlak parçalar bırakıyormuş. Renu bu gölgeleri küçük adalara benzetmiş. Yuna ise yolun pamuk gibi açık rengini sevmiş. Şapka ellerinde rahatça duruyormuş. Yolculukları bir koşu yarışı değil, meraklı bir gezinti olmuş.
Ormana yaklaşırken uzaktan fış fış sesi gelmiş. Renu bir an durmuş. 'Dalgalar böyle ses çıkarabilir mi?' diye sormuş. Yuna emin değilmiş. Şapkanın kenarı da hafifçe titremiş. Üçü sesi dinlemiş. Yeni bir ipucu bulduklarını düşünerek birkaç küçük adım daha atmışlar.
Papatya Durağı artık geride kalmış. Önlerindeki eğrelti yaprakları mor şemsiyeler gibi açılıyormuş. Yerde gümüş renkli, düz taşlar varmış. Taşların arasında geniş bir yol uzanıyormuş. Yuna şapkayı dikkatle tutmuş. Renu da yanında yürümüş. Ormanın ince sesi onları nazikçe karşılamış.
2. Bölüm: Mor Ormandaki Fış Fış

Duyduğumuz sesin kaynağını bulalım
Mor eğrelti ormanında hava serinmiş. Yaprakların uçlarında küçük ışık damlaları varmış. Damlalar yere düşmüyor, masalın içinde usulca parlıyormuş. Yuna ile Renu düz taş yolunda durmuş. Papatya Durağı'nın sarı ışığı burada yerini yumuşak mor gölgelere bırakmış.
Fış fış sesi yeniden duyulmuş. Renu sağındaki yapraklara bakmış. Bir yaprak öne eğilmiş, öteki onun yanından geçmiş. Ses tam o sırada geliyormuş. Yuna başını kaldırmış. İki yaprağın birbirine hafifçe değdiğini görmüş. Şapkayı daha rahat tutup yeniden dinlemiş.
Renu denize ulaştıklarını sanmıştı. Şimdi etrafında su olmadığını fark etmiş. Yalnızca uzun saplar, mor yapraklar ve açık bir yol varmış. 'Bu sesi yapraklar çıkarıyor,' demiş Yuna. Renu başını sallamış. Yanılmak yolculuklarını bitirmemiş. Yeni bir şey öğrenmelerine yardım etmiş.
Şapka yuvarlak kenarını biraz kaldırmış. 'Benim rüzgârımda başka bir ses de var,' demiş. 'Şşş diye gelir, biraz durur, sonra yine gelir.' Yuna bu kısa sesi usulca tekrar etmiş. Renu da dinlemiş. Ellerindeki şapka, hatırladığı kıyıyı onlara böyle anlatıyormuş.
Yuna, duydukları her sesi hemen aynı sanmamaya karar vermiş. İkisi bir süre oldukları yerde kalmış. Yaprakların fış fış sesini dinlemişler. Sonra aradaki sessizliği duymuşlar. Uzakta başka bir ses varmış. Bu ses daha uzun sürüyor, ardından kısa bir durak bırakıyormuş.
Bu ses dalgalardan gelmiyormuş. Yapraklar birbirine dokunuyormuş! Biraz durunca fark edebildik.
Renu açık yolun ilerisine bakmış. Eğreltilerin arasında sıcak renkli bir ışık görünüyormuş. Yol orada ormandan çıkıyormuş. Yuna, şapkaya sesi duyup duymadığını sormuş. Şapka neşeyle kıpırdamış. 'Evet, ona biraz daha benziyor,' demiş. İki arkadaş birbirine gülümsemiş.
Mor yaprakların altından sakin adımlarla geçmişler. Renu yolu izlerken Yuna şapkayı taşıyormuş. Acele edip bütün sesleri geride bırakmamışlar. Arada durup dinlemişler. Şşş sesi artık daha belirginmiş. Yaprakların hışırtısı ise arkalarında yavaşça azalıyormuş. Orman sanki onlara el sallıyormuş.
Son büyük eğreltinin yanından çıkınca önlerinde geniş bir kıyı açılmış. Kumlar açık şeftali rengindeymiş. Uzakta küçük bir deniz feneri görünüyormuş. Yuna ile Renu kuru yolun üzerinde durmuş. Ellerindeki şapka biraz yükselmiş. 'Bu kokuyu hatırlıyorum,' demiş. Denizden hafif bir serinlik geliyormuş.
3. Bölüm: Deniz Fenerinin Yanındaki Buluşma

Şapka kendi rüzgârını tanıdı
Kıyıda dalgalar uzakta usulca hareket ediyormuş. Şşş diye yayılıyor, sonra geri çekiliyormuş. Yuna ile Renu suya yaklaşmadan kuru kumlarda yürümüş. Deniz fenerinin yanında alçak, yuvarlak bir taş varmış. Şapka onu görünce neşeyle dönmüş. Burası sahibinin sevdiği dinlenme yeriymiş.
Yuna şapkayı taşın üstüne bırakmış. Renu yanında durmuş. Bir an boyunca hiçbir şey olmamış. Sonra hafif bir esinti gelmiş. Şapkanın beyaz şeridi ışıldamış. Kenarı yavaşça yükselmiş. 'İşte benim Deniz Rüzgârım!' diye sevinmiş. İki arkadaş aynı serinliği yanaklarında hissetmiş.
Deniz Rüzgârı'nın görünen bir yüzü yokmuş. Ama şapkayı özenle havalandırabiliyormuş. Mavi şapka alçaktan bir daire çizmiş. Sonra yine taşın üstüne konmuş. Renu kuyruğunun ucunun hafifçe sallandığını fark etmiş. Yuna'nın yünü de kıpırdamış. Kıyıdaki buluşma böyle sessiz ve yumuşak olmuş.
'Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim,' demiş şapka. Yuna gülümsemiş. İlk duydukları hışırtıyı hatırlamış. O sesi deniz sanmışlardı. Ormanda durup bakınca yaprakları fark etmişlerdi. Renu da aynı şeyi düşünmüş. Şapka kendi evini anlatınca doğru sesi bulmaları daha kolay olmuş.
İki arkadaş kuru kumlara oturmuş. Önlerinde küçük bir kabuk duruyormuş. Onu yerinden almadan bakmışlar. Kabuk ince çizgilerle süslüymüş. Uzak dalgalar arada susuyor, arada yeniden duyuluyormuş. Şapka taşın üzerinde dinleniyormuş. Deniz Rüzgârı da kıyıda yavaşça dolaşıyormuş.
Sana yardım ederken biz de yeni yerler gördük. Papatyaların, yaprakların ve dalgaların başka başka sesleri varmış.
Yuna, Papatya Durağı'nın geniş çiçeklerini anlatmış. Renu mor eğreltilerin gümüş ışığını hatırlamış. Şapka yolculuklarını sevinçle dinlemiş. Hepsi aynı sabahı başka yerlerden görmüş. Yuna, birine yardım ederken yeni ayrıntılar da keşfedebildiğini düşünmüş. Renu arkadaşıyla bu yolu paylaştığı için mutluymuş.
Güneş ufka doğru yavaşça alçalmış. Deniz fenerinin penceresinde sıcak bir ışık yanmış. Kıyıdaki kumlar pembe ve altın renkleriyle parlamış. İki arkadaş ayağa kalkmış. Şapkaya el sallamışlar. Şapka da kenarını kaldırarak selam vermiş. Sahibinin yanına dönmek onu rahatlatmış.
Yuna ile Renu eve uzanan geniş yola yönelmiş. Arkalarında sakin kıyı, ileride mor orman duruyormuş. Üç güzel yerden geçtikleri günü hatırlayacaklarmış. Yuna bir hışırtı duyunca artık biraz durup dinlemek istiyormuş. Renu da çevresine bakmayı hatırlayacakmış. Mavi şapka ise kendi rüzgârıyla birlikte huzurla dinlenmiş.
Bu masaldan ne öğrendik?
Bir sesi hemen tanıyamayabiliriz. Durup dinlemek ve çevremize bakmak bize yeni ipuçları verir. Bir dosta yardım ederken onun anlattıklarını da duyabiliriz.
Yarın Akşam Hangi Masalı Okuyalım? 🌙
Küçük kaptan! Yarın akşamın masalını sen belirle. En çok oy alan masalı yarın 20:30'da yayına alalım!
Aileler İçin Bilgi
Ebeveyn Soruları
Masalı okurken yaprakların fış fış, dalgaların şşş sesini birlikte canlandırabilirsiniz. Çocuğunuz isterse resimlerdeki üç farklı yeri anlatsın.
Evde Yapılabilecek Etkinlik
Tek doğru cevap aramadan hangi ayrıntının dikkatini çektiğini dinleyin. Konuşan şapka ve büyülü papatyalar masalın hayal dünyasına aittir.
Benzer Masallara Göz Atın
Benzer Masallar

Ördek Nelu ve Yaprak Çatının Sırrı
Ördek Nelu, yerde bulduğu büyük yaprakla oyun kurmak ister. Yaprağın altında salyangoz Veni'yi görünce bahçedeki küçük canlıların sığınaklarını keşfeder.

Kirpi Zeli ve Yastıktan Hayal Bahçesi
Kirpi Zeli ile fare Folu, yumuşak yastıklarla yerde küçük bir hayal bahçesi kurar. Yuvarlak, kare ve üçgen şekiller oyunlarının farklı parçalarına dönüşür.

Lila ve Bulutların Renk Bahçesi
Minik tavşan Lila, bahçeye konan renkli bulutlarla bir keşif oyununa çıkar. Sarıyı, maviyi ve kırmızıyı tanırken arkadaşına da oyununda yer açar.

Söz Kesmeden Dinlemeyi Öğrenen Küçük Horoz Rafi
Küçük Horoz Rafi, Orman Okulu'nda konuşmayı çok seven neşeli bir öğrencidir. Aklına gelen her şeyi hemen anlatmak ister. Arkadaşları bir şey söylerken araya girer, öğretmeni soru sorduğunda başkasının cevabını beklemeden konuşur. Rafi kötü niyetli değildir; sadece heyecanını tutmakta zorlanır. Fakat bir gün sınıfta herkesin sevdiği oyunu anlatma etkinliği yapılır. Rafi söz sırasını beklemeden konuşunca arkadaşları kendi düşüncelerini tamamlayamaz. Kuzu Pima üzülür, ördek Cino söyleyeceğini unutur. Öğretmen Yonca, konuşmanın güzel olduğunu ama dinlemenin de arkadaşlara saygı göstermek olduğunu anlatır. Sınıfta küçük bir söz sırası taşı kullanılmaya başlanır. Taş kimdeyse o konuşur, diğerleri dinler. Rafi önce beklemekte zorlanır ama arkadaşlarını dinleyince onların da çok güzel fikirleri olduğunu fark eder. Günün sonunda Rafi, söz kesmeden dinlemenin sınıfı daha huzurlu yaptığını ve herkesin kendini değerli hissetmesine yardım ettiğini öğrenir.
