Masal hakkında · konular ve bölümler
6-8 yaş
Yaklaşık 5 dakika
5 bölüm
Hayvanlar
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.

Yağmuru seven Küçük Fil Bobo, gök gürültüsü duyduğunda çok korkar. Yaklaşan fırtınada yavru hayvanlara yardım ederken korkusunu tanımayı ve güvenli davranmayı öğrenir.
6-8 yaş
Yaklaşık 5 dakika
5 bölüm
Hayvanlar
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Küçük Fil Bobo yağmur damlalarıyla oynamayı çok sever, fakat gök gürültüsü duyduğunda saklanır. Bir gün orman görevlisi Baykuş Lale yaklaşan fırtına nedeniyle yavru hayvanların güvenli taş barınağa götürülmesi gerektiğini bildirir. Fırtına henüz başlamadan Bobo, annesi ve diğer yetişkinlerle birlikte hazırlıklara katılır. İlk gök gürültüsünde korksa da annesinin öğrettiği gibi ayaklarını yere basar, yavaş nefes alır ve arkadaşlarının çantalarını taşıyarak onlara yardım eder. Barınakta Baykuş Lale'den gök gürültüsünün ısınan havanın genişlemesiyle oluşan doğal bir ses olduğunu öğrenir. Bobo, gerçek cesaretin korkmamak değil, korkuya rağmen güvende kalmak ve sorumluluklarını yerine getirmek olduğunu anlar.
Korkmak son derece doğal bir duygudur. Gerçek cesaret, korkuyu hissetmemek değil; korkuya rağmen sakin kalabilmek, kendimizi korumak ve başkalarına yardım edebilmektir.

Küçük Fil Bobo, ormandaki büyük çınar ağaçlarının altında oynamayı çok severmiş.
En çok da gri bulutlar gökyüzünü kapladığında heyecanlanırmış.
Çünkü yağmur damlalarının yapraklara vururken çıkardığı sesler onun en sevdiği müzikmiş.
Bobo, hortumuyla havaya su püskürterek yağmur damlalarını yakalamaya çalışırmış.
Arkadaşları yağmurdan söz ettiğinde Bobo yalnızca duyacağı büyük sesi düşünürmüş.
Çünkü yağmur başladıktan kısa bir süre sonra gökyüzünden aniden gelen o büyük gürültü, Bobo'yu çok korkuturmuş.
Rüzgâr ağaçların üst dallarını yavaşça hareket ettiriyormuş.
Ormanın gözlemcisi Baykuş Lale bütün ailelere yaklaşan fırtınayı haber vermiş.
Farklı sesler duymak doğanın kendi dilidir.
Fırtına henüz başlamadan yavru hayvanların ormanın diğer ucundaki taş barınağa gitmesi gerekiyormuş.

Bobo'nun annesi yetişkin hayvanların yavrulara eşlik edeceğini söylemiş.
Taş barınak kalın duvarlarıyla oldukça güvenli bir yermiş.
Yolculuk şimşekler başlamadan önce tamamlanacakmış.
Bobo küçük sırt çantasını hazırlamış.
Ancak içindeki endişe geçmemiş.
Annesine, "Yine o büyük sesi duyacak mıyız?" diye sormuş.
Annesi Bobo'nun ön ayaklarını tutmuş.
"Duyabiliriz Bobo," demiş. "Ama güvendeyiz. Korktuğunda hortumundan derin bir nefes alıp yavaşça verebilirsin. Ayaklarını yere sağlam basarak büyük bir ağaç olduğunu düşünebilirsin."
Korkumuzu kabul etmek, onunla başa çıkmanın ilk adımıdır.
Bobo annesinin sözlerini aklında tutarak yürümeye başlamış.

Yavru hayvanlar orman yolunda sırayla ilerliyormuş.
Önde Baykuş Lale yolu gösteriyormuş, ortada yavru hayvanlar yürüyormuş, yetişkinler ise yanlarında ilerliyormuş.
Gökyüzü iyice kararmış ve ilk şimşek çakmış.
Hemen ardından ormanın üzerinde büyük bir gök gürültüsü duyulmuş.
Bobo sesi duyar duymaz durmuş.
Gözlerini kapatmış ve kalp atışlarının hızlandığını hissetmiş.
Annesi hemen yanına gelmiş.
"Nefesini hatırla Bobo," diye fısıldamış.
Bobo hortumuyla derin bir nefes almış, yavaşça bırakmış.
Dört ayağını da toprağa basmış ve kendini güçlü bir çınar gibi hissetmeye çalışmış.
Sakin kalabilmek, panik yapmadan adımlarımızı izlemektir.
Bobo gözlerini açtığında adımlarına devam edebilecek gücü bulmuş.

Ekip fırtına hızlanmadan taş barınağa ulaşmış.
Dışarıda yağmur hızlanırken barınağın içinde güvenli bir sıcaklık varmış.
Baykuş Lale yavruları etrafına toplamış.
Gök gürültüsünün nasıl oluştuğunu anlatmaya başlamış.
"Bulutlar birbirine yaklaştığında aralarında elektrik oluşur," demiş.
"Bu sırada hava çok ısınır. Isınan hava bir anda genişler ve güçlü bir ses oluşturur. İşte duyduğumuz ses sadece budur."
Bobo sesin kendisini arayan büyük bir canlıdan gelmediğini öğrenince biraz rahatlamış.
Baykuş Lale şimşek görüldüğünde açık alanlarda kalmamak gerektiğini söylemiş.
Bilmek, bilinmeyenin getirdiği korkuyu azaltır.
Bobo gökyüzündeki seslerin yalnızca birer doğa olayı olduğunu anlamaya başlamış.

Fırtına dindiğinde güneş bulutların arasından yeniden yüzünü göstermiş.
Yavru hayvanlar barınaktan çıkarak yuvalarına dönmek üzere hazırlanmış.
Yavru hayvanlar, çantalarını taşıdığı ve yol boyunca yanlarında olduğu için Bobo'ya teşekkür etmişler.
Çünkü Bobo yol boyunca korkmuş olsa da onların çantalarını taşımış ve geride kalmamalarına yardım etmiş.
Bobo korkusunun tamamen geçmediğini dürüstçe söylemiş.
Annesi Bobo'nun korkmadığı için değil, korkusunu fark edip güvenli davranabildiği için cesur olduğunu söylemiş.
"Gerçek cesaret, korkuyu hissetmemek değil, korkarken de yapmamız gerekeni yapabilmektir," demiş.
Cesur olmak, korkuya rağmen adımlarımızı güvenle atabilmektir.
Bobo orman yolunda yürürken gökyüzüne bakmış. Artık seslerden tamamen kaçmak istemiyormuş. Çünkü fırtınanın da doğanın bir parçası olduğunu ve kendisini nasıl koruyacağını biliyormuş.
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Masalın ardından çocuğunuza "Bobo gök gürültüsü duyduğunda sakinleşmek için ne yaptı?", "Bulutların sesi neden zararsızdır?" ve "Korktuğumuzda kendimizi güvende hissetmek için kimlerden yardım isteyebiliriz?" sorularını sorabilirsiniz.
Birlikte plastik bir şişenin içine kuru baklagiller koyarak kendi yağmur ve rüzgâr sesinizi oluşturabilir, doğadaki farklı sesleri taklit etme oyunu oynayabilirsiniz.
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfet
Hayvan Masalları
Renkli Yaprak Ormanı'nda yaşayan Bukalemun Rima, çevresine uyum sağlama konusunda çok başarılıdır. Yeşil yaprağın üstünde yeşile, kahverengi dalın yanında kahverengiye, çiçeklerin arasında pembeye döner. Başta bu yeteneğiyle gurur duyar, fakat zamanla herkesin beklentisine göre renk değiştirmeye başlar. Bir gün arkadaşları ona hangi rengin daha güzel olduğunu söyleyince Rima kendi renginin ne olduğunu hatırlayamaz. Ormanda karşılaştığı hayvanlar ona farklı renkler önerir. Kelebek Misa parlak renkleri, Kaplumbağa Rofu sakin tonları, Maymun Zadi ise en dikkat çekici rengi seçmesini ister. Rima hepsini denedikçe daha çok yorulur. Sonunda göl kıyısında kendi yansımasına bakar ve renginin tek bir renkten ibaret olmadığını anlar. Rima, çevresine uyum sağlamanın değerli bir yetenek olduğunu ama her zaman başkalarının istediği gibi görünmek zorunda olmadığını keşfeder.

Hayvan Masalları
Pembe Göl'de her yıl düzenlenen Işık Festivali yaklaşırken Flamingo Fina dans gösterisine katılmak ister. Fina, usta dansçı Lora'nın hızlı adımlarını ve yüksek sıçrayışlarını çok beğenir. Kendi gösterisini hazırlamak yerine Lora'nın bütün hareketlerini taklit etmeye başlar. Ancak Fina'nın bedeni bu hızlı dansa uygun değildir. Provalarda dengesini kaybeder, adımları karıştırır ve kendisini yeteneksiz sanır. Arkadaşları Fina'nın suyun üzerinde yaptığı yavaş dönüşlerin ve kanat hareketlerinin çok güzel olduğunu fark eder. Fina, sevdiği dansçılardan ilham alabileceğini ama kendi özelliklerini unutmaması gerektiğini anlar. Yavaş dönüşlerini, uzun adımlarını ve suya yansıyan kanat hareketlerini birleştirerek kendine ait bir dans hazırlar. Festival gecesi sahnede hata yapmaktan korkmak yerine müziği dinler ve kendi ritmiyle hareket eder. Fina, öz güvenin başkasına benzemekten değil, kendi güçlü yönlerini tanımaktan geldiğini öğrenir.

Okul Masalları
Küçük İlay, okula yeni başlayan tatlı ve dikkatli bir çocuktur. Beslenme saatinde çantasını açmaya çekinir çünkü evden getirdiği yiyeceklerin arkadaşlarına garip görüneceğini düşünür. Herkesin aynı şeyleri yediğini sanır ve kendi yemeğiyle alay edilmesinden korkar. Bir gün sınıfta beslenme saati geldiğinde İlay çantasını açmak istemez. Öğretmeni Yelda, onu zorlamadan yanında oturur ve her evin farklı kokuları, tatları ve alışkanlıkları olabileceğini anlatır. Sınıftaki çocuklar çantalarını açınca kimi peynirli sandviç, kimi zeytin, kimi meyve, kimi poğaça, kimi de annesinin yaptığı küçük börekleri getirir. İlay, herkesin beslenmesinin farklı olduğunu ve bunun utanılacak değil, konuşulacak güzel bir çeşitlilik olduğunu fark eder. Sonunda kendi beslenme çantasını açar. Arkadaşları onun yemeğini merak eder ama nazik davranır. İlay, kendi alışkanlıklarından utanmadan sınıfa uyum sağlayabileceğini ve farklılıkların arkadaşlığı güzelleştirdiğini öğrenir.

Okul Masalları
Küçük Maymun Runo, Orman Okulu'na servisle gitmeye başlar. Servise binmek ona çok heyecanlı gelir. Camdan dışarı bakmak, arkadaşlarına el sallamak ve koltuğundan kalkıp etrafı görmek ister. Ancak servis hareket halindeyken ayağa kalkmak, kemeri açmak ve camdan dışarı uzanmak güvenli değildir. Öğretmeni Beril ve servis sürücüsü Nadir, kuralların ceza vermek için değil, herkesin güvenli yolculuk yapması için olduğunu anlatır. Runo bunu önce sıkıcı bulur. Bir gün servis yavaşça dönerken Runo'nun açık bıraktığı çantası yere düşer ve içindeki defterler dağılır. Kimseye zarar gelmez, fakat Runo hareket halindeki serviste eşyaların ve yolcuların neden yerinde durması gerektiğini fark eder. O günden sonra kemerini takar, çantasını ayaklarının önüne güvenli biçimde koyar ve camdan dışarı uzanmak yerine pencereden sakince bakar. Runo, güvenlik kurallarının herkes için konmuş yardım çizgileri olduğunu öğrenir.