Masal hakkında · konular ve bölümler
6-8 yaş
Yaklaşık 10 dakika
9 bölüm
Hayal gücü
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.

Penguen Pako, kışın açtığı dondurma dükkânına kimse gelmeyince vazgeçmek yerine müşterilerini dinler ve mevsime uygun yeni tatlar geliştirir.
6-8 yaş
Yaklaşık 10 dakika
9 bölüm
Hayal gücü
Okuma süresi dakikada 100 kelime üzerinden yaklaşık hesaplanır; sohbet ve resim molalarıyla uzayabilir.
Kar Kıyısı Kasabası'nda yaşayan Penguen Pako, dondurma yapmayı çok sever. Kış mevsiminin başında kendi dükkânını açar. Ancak kasaba halkı soğuk günlerde sıcak çorba, ekmek ve meyve içeceklerini tercih ettiği için dükkâna kimse gelmez. Pako önce dondurmalarının beğenilmediğini düşünür ve dükkânını kapatmayı ister. Arkadaşı Fok Lila, ona kasaba halkıyla konuşmasını ve neye ihtiyaçları olduğunu sormasını önerir. Pako müşterilerini dinleyince sorunun dondurmanın tadı değil, sunuluş biçimi olduğunu anlar. Küçük porsiyonlar, sıcak meyve sosları, ılık çıtır külahlar ve tarçınlı elma eşliğinde yeni tatlar hazırlar. İlk denemeleri istediği gibi sonuçlanmaz, fakat ölçülerini değiştirerek yeniden dener. Dükkânı kısa süre içinde kasabanın sevilen buluşma yerlerinden biri olur. Pako, bir fikrin işe yaramamasının o fikirden tamamen vazgeçmek anlamına gelmediğini öğrenir.
Bir fikir ilk denemede işe yaramadığında hemen vazgeçmek gerekmez. İnsanları dinlemek, koşulları anlamak ve yeni yollar denemek bizi daha iyi çözümlere ulaştırabilir.

Bir varmış, bir yokmuş. Bembeyaz tepelerin denizle buluştuğu Kar Kıyısı adında küçük bir kasaba varmış.
Bu kasabada Pako adında neşeli bir penguen yaşarmış.
Pako meyveleri karıştırmayı, yeni tatlar denemeyi ve arkadaşlarına dondurma hazırlamayı çok severmiş.
Yaz aylarında hazırladığı çilekli, muzlu ve böğürtlenli dondurmalar herkes tarafından beğenilirmiş.
Pako bir gün kendi dükkânını açmaya karar vermiş.
Boş duran küçük bir kulübeyi temizlemiş. Pencerelerini maviye boyamış ve kapısına büyük bir tabela asmış.
Tabelada Pako'nun Dondurma Dükkânı yazıyormuş.
Bir hayal, onu gerçekleştirmek için ilk adımı attığımızda büyümeye başlar.
Fakat Pako dükkânını tam kış mevsiminin başında açmış.
Kasabanın sokakları karla kaplanmış, rüzgâr soğumuş ve herkes kalın atkılar takmaya başlamış.

Açılış sabahı Pako erkenden dükkânına gelmiş.
Meyveli dondurmalarını düzenlemiş, külahları sepete koymuş ve kapının önünü süpürmüş.
Sonra heyecanla müşterilerini beklemeye başlamış.
İlk olarak Tavşan Duru dükkânın önünden geçmiş.
Pako ona çilekli dondurma önermiş. Duru ellerini birbirine sürterek çok üşüdüğünü ve sıcak bir içecek istediğini söylemiş.
Bir süre sonra Fok Lila gelmiş. O da dondurmaların güzel göründüğünü ama soğuk havada yemeye hazır olmadığını anlatmış.
Gün boyunca dükkânın önünden birçok hayvan geçmiş. Fakat hiçbiri içeri girmemiş.
Güzel bir ürün hazırlamak önemlidir. İnsanların o anda neye ihtiyaç duyduğunu anlamak da önemlidir.
Akşam olduğunda bütün dondurmalar yerinde duruyormuş.
Pako ışıkları kapatırken dondurmalarının yeterince güzel olmadığını düşünmüş.

Ertesi gün Pako daha fazla çeşit hazırlamış.
Muzlu dondurmanın üzerine renkli meyve parçaları koymuş. Böğürtlenli dondurmayı güzel kaselerde sunmuş.
Fakat dükkân yine boş kalmış.
Üçüncü gün de aynı şey olunca Pako çok üzülmüş.
Tabelayı indirmeye ve dükkânını bahar gelene kadar kapatmaya karar vermiş.
Tam sandalyeleri toplarken Fok Lila içeri girmiş.
Pako, kasaba halkının dondurmasını sevmediğini söylemiş.
Lila bunun doğru olup olmadığını sormuş. Pako ise kimseye neden gelmediğini açıkça sormadığını fark etmiş.
Bir sonuç hakkında tahmin yapmak yerine doğru soruyu sormak daha yararlıdır.
Lila, dükkânı kapatmadan önce kasaba halkını dinlemesini önermiş.
Pako tabelayı yerine asmış ve ertesi gün küçük bir araştırma yapmaya karar vermiş.

Pako eline bir defter almış ve kasabanın meydanına gitmiş.
Karşılaştığı hayvanlara kışın nasıl bir tatlı yemek istediklerini sormuş.
Tavşan Duru, soğuk dondurmadan büyük bir kase yiyemeyeceğini ama küçük bir tadım yapabileceğini söylemiş.
Ayı Mert, tarçınlı sıcak elmaları çok sevdiğini anlatmış.
Kutup Tilkisi Ela, dondurmanın yanında ılık ve çıtır bir külah olursa denemek isteyebileceğini söylemiş.
Fok Lila ise sıcak böğürtlen sosunun dondurmayla güzel olabileceğini düşünmüş.
Bazı hayvanlar dükkânda oturabilecekleri sıcak bir köşe bulunmasını istemiş.
İnsanları dinlemek, yalnızca söylediklerini duymak değil, ihtiyaçlarını anlamaya çalışmaktır.
Pako bütün önerileri defterine yazmış.
Dondurmaların beğenilmediğini değil, kış mevsimine uygun biçimde sunulmadığını anlamış.
Pako'nun aklına birbiri ardına yeni fikirler gelmeye başlamış.

Pako ertesi sabah mutfağa girmiş ve yeni tarifler hazırlamaya başlamış.
Önce küçük bir kaseye bir top vanilyalı dondurma koymuş.
Üzerine yeni pişmiş sıcak elma parçaları ve biraz tarçın eklemiş.
Başka bir kasede böğürtlenleri yavaşça ısıtmış ve meyve sosu hazırlamış.
Sosu dondurmanın üzerine dökünce güzel bir koku yayılmış.
Külahları da kısa süre ısıtarak ılık ve çıtır hâle getirmiş.
Fakat Pako ilk denemede meyve sosunu çok sıcak kullanmış.
Dondurma hemen erimiş ve kasenin içinde ince bir karışıma dönüşmüş.
Yeni bir şey denerken ilk sonuç her zaman istediğimiz gibi olmayabilir.
Pako başarısız olduğunu düşünerek kaşığını masaya bırakmış.
Sonra defterini açmış ve sosun sıcaklığını değiştirmesi gerektiğini yazmış.

Pako ikinci denemede meyve sosunu hazırladıktan sonra biraz bekletmiş.
Sos artık çok sıcak değilmiş ama hâlâ ılıkmış.
Dondurmanın üzerine yalnızca iki kaşık sos koymuş.
Bu kez dondurma tamamen erimemiş. Meyvenin ılıklığı ile dondurmanın serinliği güzel bir denge oluşturmuş.
Pako küçük porsiyonlar hazırlamış. Böylece müşteriler soğuk havada büyük bir kase yemek zorunda kalmayacakmış.
Dükkânın bir köşesine yumuşak minderler koymuş ve pencerelerin kenarlarını kalın perdelerle kapatmış.
Masalara sıcak meyve suyu da eklemiş.
Uyum sağlamak, amacımızdan vazgeçmek değil, ona ulaşmak için yöntemimizi geliştirmektir.
Fok Lila yeni tatları denemek için gelmiş.
Tarçınlı elmalı dondurmayı tattığında yüzünde büyük bir gülümseme oluşmuş.
Pako sonunda doğru yolda olduğunu anlamış.

Pako dükkânın önüne yeni bir tabela asmış.
Tabelada Kışa Özel Ilık Meyveli Dondurmalar yazıyormuş.
İlk müşteri Tavşan Duru olmuş.
Duru küçük bir kasede sıcak elmalı dondurmayı denemiş.
Dondurma serin, elmalar ise yumuşak ve ılıkmış. Tarçının kokusu da bütün kaseyi güzelleştirmiş.
Ardından Ayı Mert, Kutup Tilkisi Ela ve başka hayvanlar gelmiş.
Bazıları böğürtlen soslu dondurma istemiş. Bazıları da ılık külah içinde küçük bir top muzlu dondurma seçmiş.
İyi bir fikir, insanların gerçek ihtiyaçlarıyla buluştuğunda değer kazanır.
Pako her müşteriye yeni tarifler hakkında ne düşündüğünü sormuş.
Müşteriler tatlıların güzel olduğunu söylemiş ama çocuklar için daha küçük kaşıklar istemiş.
Pako bu öneriyi de defterine yazmış ve ertesi gün küçük kaşıklar hazırlamış.

Kış menüsünün haberi kısa sürede bütün kasabaya yayılmış.
Bir hafta sonra dükkânın önünde uzun bir sıra oluşmuş.
Pako hem siparişleri hazırlamaya hem masaları temizlemeye hem de meyve soslarını kontrol etmeye çalışmış.
Acele edince bir müşterinin elmalı siparişine böğürtlen sosu koymuş.
Başka bir müşterinin külahını da fazla ısıtmış.
Pako dükkânın dolmasına sevinmiş ama her şeyi tek başına yapamayacağını fark etmiş.
Fok Lila ona yardım etmeyi önermiş. Lila siparişleri yazacak, Pako ise tatlıları hazırlayacakmış.
Büyüyen bir işin yeni ihtiyaçları olur. Yardım istemek gelişmenin doğal bir parçasıdır.
Tavşan Duru da masaları düzenlemeye yardım etmiş.
Görevler paylaşılınca siparişler daha düzenli hazırlanmış.
Pako başarının yalnızca çok müşteri gelmesi değil, onlara özenli hizmet vermek olduğunu öğrenmiş.

Kış boyunca Pako'nun dükkânı kasabanın sıcak buluşma yerlerinden biri olmuş.
Hayvanlar burada küçük dondurmalar yer, sıcak meyve içecekleri içer ve arkadaşlarıyla sohbet edermiş.
Pako her ay müşterilerinden yeni fikirler toplarmış.
Kimi zaman armut sosu, kimi zaman muzlu ılık kek ile sunulan dondurmalar hazırlarmış.
Bütün önerileri hemen uygulamazmış. Önce dener, ölçer ve güvenli olduğundan emin olurmuş.
Bahar geldiğinde çilekli hafif tatlar hazırlamış. Yazın serin meyveli kaseler, sonbaharda ise tarçınlı seçenekler sunmuş.
Değişen koşullara uyum sağlayan bir fikir, her mevsimde yeni bir biçimde yaşayabilir.
Pako ilk günlerde dükkânını kapatmak istediğini hiç unutmamış.
O zaman vazgeçseydi müşterilerinin ne istediğini öğrenemeyecek ve yeni tatlarını hazırlayamayacakmış.
Penguen Pako artık bir plan işlemediğinde kendisini başarısız saymıyormuş.
Önce dinliyor, sonra düşünüyor ve gerekirse başka bir yol deniyormuş.
Kar Kıyısı Kasabası'nda her kış karlar yağarken Pako'nun dükkânından tarçınlı meyvelerin güzel kokusu yayılırmış.
Bugün hangi dünyaya gitmek istersiniz? Seçtiğiniz konudaki yayımlanmış masalları keşfedin.
Masalın ardından çocuğunuza "Pako'nun dükkânına neden kimse gelmedi?", "Pako müşterilerini dinleyince ne öğrendi?", "İlk denemeler neden başarısız oldu?" ve "Bir plan işe yaramadığında başka hangi yolları deneyebiliriz?" sorularını yöneltebilirsiniz.
Değişime uyum sağlamanın vazgeçmek değil, amacı koruyarak yöntemi geliştirmek olduğu üzerine konuşabilirsiniz.
Yeni masalları keşfetmek ve sesli dinlemek için Masal Gemisi Android uygulamasına göz atın.
Google Play’de keşfet
Paylaşma Masalları
Küçük Tilki Vira, okulun ilk haftasında yeni renkli kalemleriyle sınıfa gelir. Kalemleri çok güzel ve pırıl pırıldır. Vira kalemlerinin kaybolmasından, kırılmasından ya da tükenmesinden korktuğu için onları kimseyle paylaşmak istemez. Öğretmen Ferah sınıfta büyük bir ortak orman resmi yapılacağını söyler. Her çocuk resme kendi fikrini ve rengini ekleyecektir. Vira yalnızca kendi bölümünü boyamak ister ve kalemlerini kutusunda saklar. Ancak resmin bazı bölümleri renksiz kalır. Arkadaşları farklı renkler ekledikçe gökyüzü, çiçekler, ağaçlar ve hayvanlar daha canlı görünmeye başlar. Vira, arkadaşlarının da kalemlere özen gösterebileceğini ve paylaşmanın eşyayı kaybetmek değil, birlikte daha güzel bir şey ortaya çıkarmak olduğunu fark eder. Kalemlerini kurallı ve dikkatli biçimde paylaşır. Günün sonunda resim sınıfın en güzel köşesine asılır ve Vira paylaşmanın hem arkadaşlığı hem de üretmenin sevincini büyüttüğünü öğrenir.

Cesaret Masalları
Renkli Orman'da yaşayan Küçük Papağan Nira, eskiden neşeyle konuşan ve duyduğu güzel sözleri tekrar etmeyi seven bir papağandır. Bir gün orman okulunda yanlış bir kelime söyleyince bazı arkadaşlarının güldüğünü görür ve çok utanır. O günden sonra yanlış konuşmamak için hiç konuşmamaya karar verir. Öğretmeni Baykuş Talu, hata yapmanın öğrenmenin doğal bir parçası olduğunu anlatır ama Nira yine de sesini kullanmaktan çekinir. Bir sabah ormanda büyük bir piknik hazırlığı yapılırken, eski köprüdeki tahta levhanın gevşediğini ilk fark eden Nira olur. Köprüden geçecek arkadaşlarını uyarması gerekir. Önce sessiz kalmak ister, fakat konuşmazsa arkadaşlarının zorlanabileceğini anlar. Derin nefes alır, kısa ve açık bir cümleyle durumu anlatır. Yetişkinler köprüyü güvenli biçimde kapatır ve yeni yol hazırlanır. Nira, doğru zamanda söylenen bir sözün çok değerli olabileceğini, hata yapmaktan korksa bile kendini ifade etmeyi öğrenebileceğini keşfeder.

Hayal Gücü Masalları
Ejderha Vadisi Okulu'nda yıl sonu gösterisi hazırlıkları başlar. Şarkı söylemeyi ve sahneye çıkmayı çok seven Küçük Ejderha Tora da gösteriye katılmak ister. Ancak Tora heyecanlandığında ağzından istemeden ateş çıkar. Geçmişte yaşadığı küçük bir kaza yüzünden arkadaşlarına zarar vermekten korkar ve gösteriden çekilmeye karar verir. Öğretmeni Mira, Tora'ya ateşini tamamen bastırmak yerine heyecanını fark etmeyi, sakin nefes almayı ve güvenli bir alanda kontrollü denemeler yapmayı öğretir. Arkadaşları da ateşe dayanıklı fenerler ve koruyucu bir sahne düzeni hazırlar. Gösteri gecesi Tora yeniden heyecanlanır, fakat bedenindeki işaretleri fark eder ve öğrendiği yöntemleri uygular. Ateşini doğru zamanda çıkararak karanlık sahneyi güzel ışıklarla aydınlatır. Tora, farklılığından utanmak yerine onu tanımanın ve güvenli biçimde kullanmanın gerçek öz güven olduğunu öğrenir.

Uzay Masalları
Gezegenler yolculuğundan dönen Kaptan Tombul Panda, bu kez Mars araştırma merkezinden özel bir görev alır. Ekibiyle birlikte Mars'a gidecek ve gelecekteki araştırmacılar için küçük bir deneme serası kuracaktır. Kaptan Tombul Panda, Tavşan Lila, Robot Piko ve Maymun Momo ile Kırmızı Gezegen'e iner. Mars'ın soğuk havasını, ince atmosferini ve kırmızı topraklarını incelerler. Serayı kurarken toprağın doğrudan bitki yetiştirmeye uygun olmadığını fark ederler. Hazırladıkları özel toprak, su ve ışık sistemiyle tohumları ekerler. Ancak yaklaşan büyük bir toz fırtınası seranın ışık panellerini ve bağlantılarını tehdit eder. Ekip, acele etmek yerine bilimsel verileri inceler, görevleri paylaşır ve serayı güvenli hâle getirir. Fırtına geçtikten sonra ilk küçük filizin çıktığını gören ekip, büyük başarıların sabırla yapılan küçük çalışmalarla başladığını öğrenir.