Tilki Zeren ve El Sallayan Atkı
Bir Oyun Daha · 1/3

Peli’nin yuvarladığı mavi top, Zeren’in patilerine gelmiş. Küçük tilki topu hemen geri göndermemiş. “Bir oyun daha oynasak?” diye sormuş. Topun yumuşak yüzünü avuçlarında çevirmiş. Peli pencereye bakmış. Dışarıda annesi onları bekliyormuş. Artık hazırlanma zamanı geliyormuş. Tavşan Peli o gün annesiyle teyzesine gidecekmiş. Üç gece sonra evine dönecekmiş. “Teyzemin elmalı çöreğinden yiyeceğim,” demiş. Zeren ise arkadaşının gitmesini istemiyormuş. “Topu sepete koyayım, sonra atkımı takacağım,” demiş Peli. Zeren, kapının yanındaki alçak askıya bakmış. Sarı atkı orada duruyormuş. Atkının iki kısa ucu aşağı sarkmış. Peli o atkıyı takınca hep vedalaşırlarmış. Zeren patisindeki topu yavaşça arkadaşına uzatmış. Sonra atkıya yeniden bakmış. Aklına küçük bir düşünce gelmiş. Atkı ortada olmazsa Peli hazırlanamazmış. Belki o zaman biraz daha kalırmış. Peli topu sepete bırakırken Zeren askıya yaklaşmış. Sarı kumaşı alıp alçak oyuncak kutusuna koymuş. Atkıyı bir oyuncak örtüsünün altına itmiş. Kutunun kapağını usulca indirmiş. Peli o sırada topun sepetten yuvarlanmaması için yerini düzeltiyormuş. Zeren bir şey söylememiş.
“Bir oyun daha oynasak?”
Peli doğrulup askıya dönmüş. Patilerini uzatmış ama sarı uçlara dokunamamış. Askı boşmuş. “Atkımı burada bırakmıştım,” demiş. Önce askının altına bakmış. Sonra küçük bankın yanına eğilmiş. Zeren kutunun önünde durmuş. Arkadaşı hâlâ evdeymiş, ama mavi top sepette kalmış. Zeren bir adım Peli’ye yaklaşmış. Yeni oyundan söz etmek istemiş. Tavşan ise bankın altına bakıyormuş. “Düşmüş olabilir mi?” diye sormuş. Zeren cevap vermek için ağzını açmış. Sonra oyuncak kutusuna bakmış. Odanın içinde artık top sesi değil, arama sessizliği varmış.