Peri Tivra ve Kardaki Kocaman Adımlar
Karın Üstündeki Kocaman Soru · 1/3

Tivra o sabah kanatlarını açıp alçaktan uçmuş. Parkın huş ağaçları beyaza bürünmüş. Arkadaşı Vera ile karlı bankın yanında buluşacaklarmış. Tivra uçarken aşağı bakmış. Karın üzerinde bir sıra kocaman, oval iz uzanıyormuş. İzlerin arasına bir ağaç gölgesi düşmüş. Tivra durup kanatlarını yavaşlatmış. Bunlar kendi botlarına hiç benzemiyormuş. Her biri karın üstünde küçük bir kayık gibi duruyormuş. “Ayakları böyleyse, acaba kendisi ne kadar büyük?” diye merak etmiş. Yolun kenarına inmiş. Kahverengi botu karda küçücük bir çukur bırakmış. Tivra bir kendi izine, bir ötekine bakmış. Kocaman izin içine botunu koysa çevresinde epey yer kalacakmış. Parmağıyla havada geniş bir oval çizmiş. “Vera’nın ayakları bu kadar büyük değildi,” demiş. Belki bugün parka başka bir yürüyüşçü gelmişti. Tivra başını kaldırmış. Alçak çitin içindeki yol ve bank görünüyormuş. İzler de tam o yana gidiyormuş. Merakı onu birkaç adım ilerletmiş.
“Ayakları böyleyse, acaba kendisi ne kadar büyük?”
Yürürken izlerin üstüne basmamış. Kenarlarından küçük adımlarla geçmiş. Birinin içine eğilip bakmış. Karın üzerinde ince çizgiler varmış. Çizgiler, üst üste konmuş minicik dallar gibi birbirini kesiyormuş. Tivra kendi botunu kaldırıp altına bakmış. Onunki başka türlüymüş. Biraz ileride izlerin arası daralmış. Bankın yanında ise üst üste gelmişler. Kocaman yürüyüşçü burada dönmüş olmalıymış. Tivra bankın yüksekliğine bakmış. Bu kadar büyük ayakları olan biri, böyle alçak bir yere nasıl oturabilirmiş? O sırada bankın öbür yanından bir ses gelmiş. Pof, pof! Sonra tanıdık bir gülüş duyulmuş. Tivra başını çevirmiş. Çıplak meyve dallarının arasında vişne kırmızısı bir bere görünmüş. Bereyi tanıyormuş. Ama kocaman izlerle ne ilgisi varmış?