Kirpi Hupi ve Saklanmayan Kahkaha
Kocaman Yaprak, Küçücük Burun · 1/3

Kirpi Hupi, bahçenin ortasında durmuş. Yerden kocaman bir akçaağaç yaprağı almış. Yaprağı burnuna yaklaştırıp fısıldamış: “Bugün beni kimse bulamayacak!” Oysa daha saklambaç başlamamış bile. Hupi şimdiden çok iyi saklandığını düşünüyormuş. Sincap Tesa bahçe kapısından gelmiş. Önce kabarık kızıl kuyruğu görünmüş, sonra kendisi. “Kuyruğum senden önce merhaba dedi,” demiş. Hupi yaprağın arkasından ona el sallamış. Tesa, havada sallanan küçük patiyi hemen görmüş. İki arkadaş oyun yerini seçmiş. Alçak çitin içindeki bahçede kalacaklarmış. Bankın yanına, eğreltiotlarına ve leylak çalısına saklanabilirlermiş. “Bulamazsam, istersen ses ver,” demiş Tesa. “Seni görünce adını söylerim.” Hupi büyük bir ciddiyetle başını sallamış. Tesa akçaağaca dönüp gözlerini kapatmış. Beşe kadar saymaya başlamış. Hupi ise hemen yakındaki çimenliğe çömelmiş. Kızıl yaprağı yüzünün önüne kaldırmış. Burnu görünmüyormuş. Ama sarı kolları, lacivert yeleği ve tombul gövdesi apaçık ortadaymış.
“Burnumu sakladım. Gerisi de saklandı sandım!”
“Geliyorum!” demiş Tesa. Döner dönmez durmuş. Önünde ayakları olan kocaman bir yaprak varmış gibi görünüyormuş. Yaprağın altından iki pati çıkıyormuş. Tesa başını yana eğmiş. “Bu yaprak yürümeyi nereden öğrendi acaba?” diye sormuş. Hupi gülmemek için burnunu kıpırdatmış. Yaprak da kıpırdamış. “Ben yaprak değilim,” diye seslenmiş. Tesa gülerek onu göstermiş. “Buldum seni, Hupi!” Hupi yaprağı çenesinin altına indirmiş. Önce kendi gövdesine, sonra arkadaşına bakmış. “Burnumu sakladım. Gerisi de saklandı sandım!” demiş. İkisinin kahkahası çimenliğe yayılmış. Hupi yaprağı ağacın dibine bırakmış. “Bir daha say. Bu kez başka bir yer bulacağım!” Tesa yeniden ağaca dönmüş. Hupi de eğreltiotlarına doğru yürümüş.